ب ص ر
139ayette
148kez geçiyor
62/114surede
21farklı kelime
Mekkî / Medenî
Mekkî %74 · Medenî %26
İlk inen ayet (nüzul sırasıyla)
Kalem 5
2. inen sure
En çok geçtiği sure
Bakara
9 kez
Kelime ailesi
Bu kökten türeyen farklı kelimeler. Tıklayınca geçtiği ayetler listelenir.
| Kelime | Tür | Vezin | Anlam | Adet |
|---|---|---|---|---|
| اَبْصَارُهُمْ | İsim | الْأَفْعَالُ | Görme organları | 37 |
| بَص۪يرٌ | İsim | فَعِيلٌ | Gören | 24 |
| يُبْصِرُونَ | İfal Babı | يُفْعِلُونَ | Gerçeği görürler | 13 |
| بَص۪يرٌ | Sıfat | فَعِيلٌ | Gören | 12 |
| الْبَصَرُ | İsim | الْفَعَلُ | Görme organı | 10 |
| تُبْصِرُونَ | İfal Babı | تَفْعِلُونَ | Gerçeği görürsünüz | 10 |
| بَص۪يراً | Sıfat | فَعِيلًا | Gören | 8 |
| بَص۪يراًۚ | İsim | فَعِيلًا | Gören | 7 |
| اَبْصَرَ | İfal Babı | أَفْعَلَ | Gördü | 6 |
| بَصَٓائِرُ | İsim | فَعَائِلُ | Basiretliler | 5 |
| مُبْصِراًۜ | İsim | مُفْعِلًا | Gören | 3 |
| مُبْصِرَةً | İsim | مُفْعِلَةً | Gören | 3 |
| بَص۪يرَةٍ | İsim | فَعِيلَةٍ | Basiretli | 2 |
| مُبْصِرُونَۚ | İsim | مُفْعِلُونَ | Gerçeği görenler | 1 |
| بَصُرْتُ | Feile-Yefalu | فَعُلْتُ | Gözetledim | 1 |
| يَبْصُرُوا | Feile-Yefalu | يَفْعُلُوا | Gözetlerler | 1 |
| فَبَصُرَتْ | Feile-Yefalu | فَفَعُلَتْ | Hemen gözetledi | 1 |
| مُسْتَبْصِر۪ينَۙ | İsim | مُسْتَفْعِلِينَ | Görmek isteyenler | 1 |
| وَاَبْصَاراً | İsim | وَأَفْعَالًا | Ve görme organları | 1 |
| تَبْصِرَةً | İsim | تَفْعِلَةً | Göstermek | 1 |
| يُبَصَّرُونَهُمْۜ | Tef'il Babı | يُفَعَّلُونَهُمْ | Onlara onlar gösterilir | 1 |
Anlam yelpazesi
Kökün kelimelerinin Türkçe karşılıkları.
Gören 52
Görme organları 10
Gerçeği görürler 9
Onların görme organları 8
Ve görme organları 8
Görme organı 6
Gerçeği görürsünüz 6
Ve gören 5
Basiretliler 5
Ve onların görme organları 3
Görürsünüz 3
Basiretli 2
görmelerinin 1
Gerçeği göre- 1
Diğer 29 anlam
Gözlerini 1
Ve görmelerini 1
Ve görme organlarınız 1
Gördü 1
Gerçeği görenler 1
Görme organlarımız 1
Ve görme organı 1
Ne şaşırtıcı görmedir 1
Ve ne şaşırtıcı görmedir 1
Görür 1
Gözetledim 1
Gözetlerler 1
Görme organlarını 1
Hemen gözetledi 1
Görmek isteyenler 1
Gördük 1
Görürler 1
Ve onları gör 1
Ve gör 1
Görme duyularınız 1
Onun görme organı 1
Göstermek 1
Görme organın 1
Görme organı ile 1
Göreceksin 1
Ve gerçeği görürler 1
Onların görme organları ile 1
Onlara onlar gösterilir 1
Onun görme organları 1
Kavram ağı
Aynı ayette en çok birlikte geçtiği kökler (ayet sayısı). Tıklayınca ortak ayetler listelenir.
Sure dağılımı
Her kutu bir sure; renk koyulaştıkça o surede daha çok geçiyor. Mekkî Medenî
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
21
22
23
24
25
26
27
28
29
30
31
32
33
34
35
36
37
38
39
40
41
42
43
44
45
46
47
48
49
50
51
52
53
54
55
56
57
58
59
60
61
62
63
64
65
66
67
68
69
70
71
72
73
74
75
76
77
78
79
80
81
82
83
84
85
86
87
88
89
90
91
92
93
94
95
96
97
98
99
100
101
102
103
104
105
106
107
108
109
110
111
112
113
114
Vahiy sürecinde kullanım
Sureler iniş sırasıyla soldan sağa: ilk inen Alak'tan son inen sureye. Kavramın hangi dönemde öne çıktığını gösterir.
← ilk inenson inen →
Ayetler
+ ع ب د ile birlikte ✕ Süzgeci kaldır
13 ayet
قُلْ
اَؤُ۬نَبِّئُكُمْ
بِخَيْرٍ
مِنْ
ذٰلِكُمْۜ
لِلَّذ۪ينَ
اتَّقَوْا
عِنْدَ
رَبِّهِمْ
جَنَّاتٌ
تَجْر۪ي
مِنْ
تَحْتِهَا
الْاَنْهَارُ
خَالِد۪ينَ
ف۪يهَا
وَاَزْوَاجٌ
مُطَهَّرَةٌ
وَرِضْوَانٌ
مِنَ
اللّٰهِۜ
وَاللّٰهُ
بَص۪يرٌ
بِالْعِبَادِۚ
De ki: Bundan daha iyisini size haber vereyim mi? Allah’a karşı gelmekten sakınanlara, Rab’lerinin katında, altlarından ırmaklar akan ve orada temelli kalacakları cennetler, tertemiz eşler ve Allah’ın rızası vardır. Allah kullarını hakkiyle görücüdür.[15]
فَاِنْ
حَٓاجُّوكَ
فَقُلْ
اَسْلَمْتُ
وَجْهِيَ
لِلّٰهِ
وَمَنِ
اتَّـبَعَنِۜ
وَقُلْ
لِلَّذ۪ينَ
اُو۫تُوا
الْكِتَابَ
وَالْاُمِّيّ۪نَ
ءَاَسْلَمْتُمْۜ
فَاِنْ
اَسْلَمُوا
فَقَدِ
اهْتَدَوْاۚ
وَاِنْ
تَوَلَّوْا
فَاِنَّمَا
عَلَيْكَ
الْبَلَاغُۜ
وَاللّٰهُ
بَص۪يرٌ
بِالْعِبَادِ۟
Eğer seninle tartışmaya girişirlerse, «Ben bana uyanlarla birlikte kendimi Allah’a verdim» de. Kendilerine Kitap verilenlere ve kitapsızlara: «Siz de İslam oldunuz mu?» de, şayet İslam olurlarsa doğru yola girmişlerdir, yüz çevirirlerse, sana yalnız tebliğ etmek düşer. Allah kullarını görür.[20]
سُبْحَانَ
الَّـذ۪ٓي
اَسْرٰى
بِعَبْدِه۪
لَيْلاً
مِنَ
الْمَسْجِدِ
الْحَرَامِ
اِلَى
الْمَسْجِدِ
الْاَقْصَا
الَّذ۪ي
بَارَكْنَا
حَوْلَهُ
لِنُرِيَهُ
مِنْ
اٰيَاتِنَاۜ
اِنَّهُ
هُوَ
السَّم۪يعُ
الْبَص۪يرُ
Kulunu (Muhammed’i) bir gece Mescidi Haram’dan (Mekke’den), kendisine bir kısım ayetlerimizi göstermek için, çevresini mübarek kıldığımız Mescidi Aksa’ya (Kudüs’e) götüren Allah’ın şanı yücedir. Doğrusu O, işitir ve görür.[1]
وَكَمْ
اَهْلَكْنَا
مِنَ
الْقُرُونِ
مِنْ
بَعْدِ
نُوحٍۜ
وَكَفٰى
بِرَبِّكَ
بِذُنُوبِ
عِبَادِه۪
خَب۪يراً
بَص۪يراً
Nuh’dan sonra nice nesilleri yok etmişizdir. Kullarının günahlarından haberdar ve onları gören olarak Rabbin yeter.[17]
اِنَّ
رَبَّكَ
يَبْسُطُ
الرِّزْقَ
لِمَنْ
يَشَٓاءُ
وَيَقْدِرُۜ
اِنَّهُ
كَانَ
بِعِبَادِه۪
خَب۪يراً
بَص۪يراً۟
Doğrusu senin Rabbin dilediği kimsenin rızkını genişletir ve bir ölçüye göre verir. O kullarını gören ve haberdar olandır.[30]
قُلْ
كَفٰى
بِاللّٰهِ
شَه۪يداً
بَيْن۪ي
وَبَيْنَكُمْۜ
اِنَّهُ
كَانَ
بِعِبَادِه۪
خَب۪يراً
بَص۪يراً
De ki: «Benimle sizin aranızda şahit olarak Allah yeter. Doğrusu O, kullarını görür, haberdardır.»[96]
اِذْ
قَالَ
لِاَب۪يهِ
يَٓا اَبَتِ
لِمَ
تَعْبُدُ
مَا
لَا
يَسْمَعُ
وَلَا
يُبْصِرُ
وَلَا
يُغْن۪ي
عَنْكَ
شَيْـٔاً
Babasına şöyle demişti: «Babacığım! İşitmeyen, görmeyen ve sana bir faydası olmayan şeylere niçin tapıyorsun?»[42]
وَالَّـذ۪ٓي
اَوْحَيْنَٓا
اِلَيْكَ
مِنَ
الْكِتَابِ
هُوَ
الْحَقُّ
مُصَدِّقاً
لِمَا
بَيْنَ
يَدَيْهِۜ
اِنَّ
اللّٰهَ
بِعِبَادِه۪
لَخَب۪يرٌ
بَص۪يرٌ
Bu, sana vahyettiğimiz, öncekileri doğrulayan gerçek Kitap’dır. Allah şüphesiz kullarından haberdardır, görendir.[31]
وَلَوْ
يُؤَاخِذُ
اللّٰهُ
النَّاسَ
بِمَا
كَسَبُوا
مَا
تَرَكَ
عَلٰى
ظَهْرِهَا
مِنْ
دَٓابَّةٍ
وَلٰكِنْ
يُؤَخِّرُهُمْ
اِلٰٓى
اَجَلٍ
مُسَمًّىۚ
فَاِذَا
جَٓاءَ
اَجَلُهُمْ
فَاِنَّ
اللّٰهَ
كَانَ
بِعِبَادِه۪
بَص۪يراً
Allah insanları işlediklerine karşılık hemen yakalayıverseydi, yeryüzünde bir canlı bırakmaması gerekirdi. Ama onları belli bir süreye kadar erteler. Süreleri gelince gereğini yapar. Doğrusu Allah kullarını görmektedir.[45]
وَاذْكُرْ
عِبَادَنَٓا
اِبْرٰه۪يمَ
وَاِسْحٰقَ
وَيَعْقُوبَ
اُو۬لِي
الْاَيْد۪ي
وَالْاَبْصَارِ
Güçlü ve anlayışlı olan kullarımız İbrahim, İshak ve Yakub’u da an.[45]
فَسَتَذْكُرُونَ
مَٓا
اَقُولُ
لَكُمْۜ
وَاُفَوِّضُ
اَمْر۪ٓي
اِلَى
اللّٰهِۜ
اِنَّ
اللّٰهَ
بَص۪يرٌ
بِالْعِبَادِ
«Size söylediğimi hatırlayacaksınız. Ben işimi Allah’a bırakıyorum. Doğrusu Allah, kulları görür.»[44]
وَلَوْ
بَسَطَ
اللّٰهُ
الرِّزْقَ
لِعِبَادِه۪
لَبَغَوْا
فِي
الْاَرْضِ
وَلٰكِنْ
يُنَزِّلُ
بِقَدَرٍ
مَا
يَشَٓاءُۜ
اِنَّهُ
بِعِبَادِه۪
خَب۪يرٌ
بَص۪يرٌ
Eğer Allah rızkı kullarının hepsine bol bol verseydi, yeryüzünde azgınlık ederlerdi. Ama O, dilediğini bir ölçüye göre indirir. Doğrusu O, kullarından haberdardır, onları görendir.[27]
تَبْصِرَةً
وَذِكْرٰى
لِكُلِّ
عَبْدٍ
مُن۪يبٍ
Allah’a yönelen her kula öğüt ve bir belge olarak yeryüzünü yaydık, oraya sabit dağlar yerleştirdik, orada her güzel türden yetiştirdik.[7-8]
Yükleniyor...