ت ل و
61ayette
63kez geçiyor
33/114surede
16farklı kelime
Mekkî / Medenî
Mekkî %59 · Medenî %41
İlk inen ayet (nüzul sırasıyla)
Kalem 15
2. inen sure
En çok geçtiği sure
Bakara
8 kez
Kelime ailesi
Bu kökten türeyen farklı kelimeler. Tıklayınca geçtiği ayetler listelenir.
| Kelime | Tür | Vezin | Anlam | Adet |
|---|---|---|---|---|
| تُتْلٰى | Feale-Yefulu | تُفْعَلُ | Aktarılır | 15 |
| يَتْلُونَ | Feale-Yefulu | يَفْعُلُونَ | Aktarırlar | 8 |
| وَاتْلُ | Feale-Yefulu | وَافْعُلْ | Ve aktar | 8 |
| يُتْلٰى | Feale-Yefulu | يُفْعَلَ | Aktarılır | 7 |
| يَتْلُوا | Feale-Yefulu | يَفْعُلُ | Aktarır | 6 |
| تَتْلُوا | Feale-Yefulu | تَفْعُلُ | Aktarırsınız | 4 |
| نَتْلُوهَا | Feale-Yefulu | نَفْعُلُهَا | Onu aktarırız | 4 |
| تَتْلُوا | Feale-Yefulu | تَفْعُلُ | Aktarırsın | 3 |
| تِلَاوَتِه۪ۜ | İsim | فِعَالَتِهِ | Onun aktarması | 1 |
| تُلِيَتْ | Feale-Yefulu | فُعِلَتْ | Aktarıldı | 1 |
| تَلَوْتُهُ | Feale-Yefulu | فَعَلْتُهُ | Onu aktardım | 1 |
| سَاَتْلُوا | Feale-Yefulu | افْعُلْ | okuyacağım | 1 |
| اَتْلُوَا | Feale-Yefulu | أَفْعُلَ | Aktarırım | 1 |
| نَتْلُوا | Feale-Yefulu | نَفْعُلُ | Aktarırız | 1 |
| فَالتَّالِيَاتِ | İsim | فَالْفَاعِلَاتِ | Aktaranlar | 1 |
| تَلٰيهَاۙۖ | Feale-Yefulu | فَعَلَهَا | Onu aktardı | 1 |
Anlam yelpazesi
Kökün kelimelerinin Türkçe karşılıkları.
Aktarılır 23
Aktarır 8
Aktarırlar 5
Ve aktar 5
Onu aktarırız 4
Aktarırsın 3
Aktarırım 2
Aktarırsınız 1
Onu aktarırlar 1
Onun aktarması 1
Onu aktarın 1
Aktarıldı 1
Onu aktardım 1
Onu aktarır 1
Diğer 6 anlam
Kavram ağı
Aynı ayette en çok birlikte geçtiği kökler (ayet sayısı). Tıklayınca ortak ayetler listelenir.
Sure dağılımı
Her kutu bir sure; renk koyulaştıkça o surede daha çok geçiyor. Mekkî Medenî
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
21
22
23
24
25
26
27
28
29
30
31
32
33
34
35
36
37
38
39
40
41
42
43
44
45
46
47
48
49
50
51
52
53
54
55
56
57
58
59
60
61
62
63
64
65
66
67
68
69
70
71
72
73
74
75
76
77
78
79
80
81
82
83
84
85
86
87
88
89
90
91
92
93
94
95
96
97
98
99
100
101
102
103
104
105
106
107
108
109
110
111
112
113
114
Vahiy sürecinde kullanım
Sureler iniş sırasıyla soldan sağa: ilk inen Alak'tan son inen sureye. Kavramın hangi dönemde öne çıktığını gösterir.
← ilk inenson inen →
Ayetler
+ أ م ن ile birlikte ✕ Süzgeci kaldır
12 ayet
اَلَّذ۪ينَ
اٰتَيْنَاهُمُ
الْكِتَابَ
يَتْلُونَهُ
حَقَّ
تِلَاوَتِه۪ۜ
اُو۬لٰٓئِكَ
يُؤْمِنُونَ
بِه۪ۜ
وَمَنْ
يَكْفُرْ
بِه۪
فَاُو۬لٰٓئِكَ
هُمُ
الْخَاسِرُونَ۟
Kendilerine verdiğimiz Kitabı gereğince okuyanlar var ya, işte ona ancak onlar inanırlar. Onu inkar edenler ise kaybedenlerdir.[121]
لَقَدْ
مَنَّ
اللّٰهُ
عَلَى
الْمُؤْمِن۪ينَ
اِذْ
بَعَثَ
ف۪يهِمْ
رَسُولاً
مِنْ
اَنْفُسِهِمْ
يَتْلُوا
عَلَيْهِمْ
اٰيَاتِه۪
وَيُزَكّ۪يهِمْ
وَيُعَلِّمُهُمُ
الْكِتَابَ
وَالْحِكْمَةَۚ
وَاِنْ
كَانُوا
مِنْ
قَبْلُ
لَف۪ي
ضَلَالٍ
مُب۪ينٍ
And olsun ki Allah, inananlara, ayetlerini okuyan, onları arıtan, onlara Kitap ve hikmeti öğreten, kendilerinden bir peygamber göndermekle iyilikte bulunmuştur. Halbuki onlar, önceleri apaçık sapıklıkta idiler.[164]
يَٓا اَيُّهَا
الَّذ۪ينَ
اٰمَنُٓوا
اَوْفُوا
بِالْعُقُودِۜ
اُحِلَّتْ
لَكُمْ
بَه۪يمَةُ
الْاَنْعَامِ
اِلَّا
مَا
يُتْلٰى
عَلَيْكُمْ
غَيْرَ
مُحِلِّي
الصَّيْدِ
وَاَنْتُمْ
حُرُمٌۜ
اِنَّ
اللّٰهَ
يَحْكُمُ
مَا
يُر۪يدُ
Ey İnananlar! Akidleri yerine getirin. İhramda iken avlanmayı helal görmeksizin, size bildirilecek olanlar dışında, hayvanlar helal kılındı; Allah dilediği hükmü verir.[1]
اِنَّمَا
الْمُؤْمِنُونَ
الَّذ۪ينَ
اِذَا
ذُكِرَ
اللّٰهُ
وَجِلَتْ
قُلُوبُهُمْ
وَاِذَا
تُلِيَتْ
عَلَيْهِمْ
اٰيَاتُهُ
زَادَتْهُمْ
ا۪يمَاناً
وَعَلٰى
رَبِّهِمْ
يَتَوَكَّلُونَۚ
İnananlar ancak, o kimselerdir ki Allah anıldığı zaman kalbleri titrer, ayetleri okunduğu zaman bu onların imanlarını artırır. Ve Rablerine güvenirler; namaz kılarlar; kendilerine verdiğimiz rızıktan yerli yerince sarf ederler.[2-3]
اَفَمَنْ
كَانَ
عَلٰى
بَيِّنَةٍ
مِنْ
رَبِّه۪
وَيَتْلُوهُ
شَاهِدٌ
مِنْهُ
وَمِنْ
قَبْلِه۪
كِتَابُ
مُوسٰٓى
اِمَاماً
وَرَحْمَةًۜ
اُو۬لٰٓئِكَ
يُؤْمِنُونَ
بِه۪ۜ
وَمَنْ
يَكْفُرْ
بِه۪
مِنَ
الْاَحْزَابِ
فَالنَّارُ
مَوْعِدُهُۚ
فَلَا
تَكُ
ف۪ي
مِرْيَةٍ
مِنْهُ
اِنَّهُ
الْحَقُّ
مِنْ
رَبِّكَ
وَلٰكِنَّ
اَكْثَرَ
النَّاسِ
لَا
يُؤْمِنُونَ
Rabbinin katından bir belgesi ve onun arkasından da bir şahidi olanlar, önlerinde de Musa’nın Kitap’ı önder ve rahmet olarak bulunanlardır ki, işte onlar Kuran’a inanırlar. Hangi topluluk onu inkar ederse yeri ateştir; senin de bundan şüphen olmasın. Doğrusu o, Rabbinden bir gerçektir, fakat insanların çoğu inanmazlar.[17]
قُلْ
اٰمِنُوا
بِه۪ٓ
اَوْ
لَا
تُؤْمِنُواۜ
اِنَّ
الَّذ۪ينَ
اُو۫تُوا
الْعِلْمَ
مِنْ
قَبْلِه۪ٓ
اِذَا
يُتْلٰى
عَلَيْهِمْ
يَخِرُّونَ
لِلْاَذْقَانِ
سُجَّداًۙ
De ki: «Kuran’a ister inanın, isten inanmayın, O’ndan önceki bilginlere o okunduğu zaman, yüzleri üzerine secdeye varırlar» ve «Rabbimiz münezzehtir. Rabbimiz’in sözü şüphesiz yerine gelecektir» derler.[107-108]
وَاِذَا
تُتْلٰى
عَلَيْهِمْ
اٰيَاتُنَا
بَيِّنَاتٍ
قَالَ
الَّذ۪ينَ
كَفَرُوا
لِلَّذ۪ينَ
اٰمَنُٓواۙ
اَيُّ
الْفَر۪يقَيْنِ
خَيْرٌ
مَقَاماً
وَاَحْسَنُ
نَدِياًّ
Ayetlerimiz kendilerine apaçık okunduğu zaman inkar edenler inananlara: «Bu iki takımın hangisinin makamı daha iyi ve yeri daha güzeldir?» derler.[73]
نَتْلُوا
عَلَيْكَ
مِنْ
نَبَأِ
مُوسٰى
وَفِرْعَوْنَ
بِالْحَقِّ
لِقَوْمٍ
يُؤْمِنُونَ
İnanan bir millet için, sana Musa ve Firavun olayını olduğu gibi anlatacağız.[3]
وَاِذَا
يُتْلٰى
عَلَيْهِمْ
قَالُٓوا
اٰمَنَّا
بِه۪ٓ
اِنَّهُ
الْحَقُّ
مِنْ
رَبِّنَٓا
اِنَّا
كُنَّا
مِنْ
قَبْلِه۪
مُسْلِم۪ينَ
Kuran onlara okunduğu zaman: «Ona inandık, doğrusu o Rabbimizden gelen gerçektir; biz şüphesiz daha önceden müslüman olmuş kimseleriz» derler.[53]
اَوَلَمْ
يَكْفِهِمْ
اَنَّٓا
اَنْزَلْنَا
عَلَيْكَ
الْكِتَابَ
يُتْلٰى
عَلَيْهِمْۜ
اِنَّ
ف۪ي
ذٰلِكَ
لَرَحْمَةً
وَذِكْرٰى
لِقَوْمٍ
يُؤْمِنُونَ۟
Kendilerine okunan bir Kitap’ı sana indirmiş olmamız onlara yetmiyor mu? Bunda, inanan topluluk için rahmet ve ibret vardır.[51]
تِلْكَ
اٰيَاتُ
اللّٰهِ
نَتْلُوهَا
عَلَيْكَ
بِالْحَقِّۚ
فَبِاَيِّ
حَد۪يثٍ
بَعْدَ
اللّٰهِ
وَاٰيَاتِه۪
يُؤْمِنُونَ
İşte sana gerçek olarak anlattığımız bunlar, Allah’ın varlığının delilleridir. Artık Allah’tan ve O’nun delillerinden sonra hangi söze inanırlar?[6]
رَسُولاً
يَتْلُوا
عَلَيْكُمْ
اٰيَاتِ
اللّٰهِ
مُبَيِّنَاتٍ
لِيُخْرِجَ
الَّذ۪ينَ
اٰمَنُوا
وَعَمِلُوا
الصَّالِحَاتِ
مِنَ
الظُّلُمَاتِ
اِلَى
النُّورِۜ
وَمَنْ
يُؤْمِنْ
بِاللّٰهِ
وَيَعْمَلْ
صَالِحاً
يُدْخِلْهُ
جَنَّاتٍ
تَجْر۪ي
مِنْ
تَحْتِهَا
الْاَنْهَارُ
خَالِد۪ينَ
ف۪يهَٓا
اَبَداًۜ
قَدْ
اَحْسَنَ
اللّٰهُ
لَهُ
رِزْقاً
İnanıp yararlı işler işleyenleri karanlıklardan aydınlığa çıkarmak üzere, size Allah’ın apaçık ayetlerini okuyan bir Peygamber göndermiştir. Kim Allah’a inanır ve yararlı iş işlerse, Allah onu, içinde temelli ve sonsuz kalınacak, içlerinden ırmaklar akan cennetlere koyar. Allah ona gerçekten güzel rızık vermiştir.[11]
Yükleniyor...