س ك ن
66ayette
69kez geçiyor
40/114surede
22farklı kelime
Mekkî / Medenî
Mekkî %57 · Medenî %43
İlk inen ayet (nüzul sırasıyla)
Kalem 24
2. inen sure
En çok geçtiği sure
Bakara
7 kez
Kelime ailesi
Bu kökten türeyen farklı kelimeler. Tıklayınca geçtiği ayetler listelenir.
| Kelime | Tür | Vezin | Anlam | Adet |
|---|---|---|---|---|
| وَالْمَسَاك۪ينِ | İsim | وَالْمَفَاعِيلِ | Ve yoksullar | 12 |
| مَسَاكِنِهِمْۜ | İsim | مَفَاعِلِهِمْ | Onların meskenleri | 11 |
| وَالْمِسْك۪ينَ | İsim | وَالْمِفْعِيلَ | Yoksul | 7 |
| لِتَسْكُنُوا | Feale-Yefulu | لِتَفْعُلُوا | Huzurlu olmanız için | 6 |
| اسْكُنْ | Feale-Yefulu | افْعُلْ | Yerleş | 4 |
| السَّك۪ينَةَ | İsim | الْفَعِيلَةَ | Huzur | 3 |
| سَكَنَ | Feale-Yefulu | فَعَلَ | Yerleştiniz | 3 |
| سَك۪ينَتَهُ | İsim | فَعِيلَتَهُ | Onun huzuru | 3 |
| مِسْك۪يناً | İsim | مِفْعِيلًا | Yoksul | 3 |
| وَالْمَسْكَنَةُ | İsim | وَالْمَفْعَلَةُ | Ve yoksulluk | 2 |
| سَكَناً | İsim | فَعَلًا | Sakinleşme aracı | 2 |
| لِيَسْكُنَ | Feale-Yefulu | لِيَفْعُلَ | Huzurlu olması için | 2 |
| اَسْكَنْتُ | İfal Babı | أَفْعَلْتُ | Yerleştirdim | 2 |
| سَكَنٌ | İsim | فَعَلٌ | Sakinleşme aracı | 1 |
| سِكّ۪يناً | İsim | فِعِّيلًا | Bıçak | 1 |
| وَلَنُسْكِنَنَّكُمُ | İfal Babı | وَلَنُفْعِلَتَّكُمُ | Kesinlikle sizi yerleştireceğiz | 1 |
| فَاَسْكَنَّاهُ | İfal Babı | فَأَفْعَلْنَاهُ | Hemen onu yerleştirdik | 1 |
| مَسْكُونَةٍ | İsim | مَفْعُولَةٍ | Yerleşilen | 1 |
| سَاكِناًۚ | İsim | فَاعِلًا | Sakin | 1 |
| مَسْكَنِهِمْ | İsim | مَفْعَلِهِمْ | Onların meskeni | 1 |
| يُسْكِنِ | İfal Babı | يُفْعِلِ | Sakin kılar | 1 |
| الْمِسْك۪ينِۜ | Sıfat | الْمِفْعِيلِ | Yoksul | 1 |
Anlam yelpazesi
Kökün kelimelerinin Türkçe karşılıkları.
Ve yoksullar 9
Yoksul 9
Onların meskenleri 5
Huzurlu olmanız için 4
Huzur 3
Sakinleşme aracı 3
Ve meskenler 3
Onun huzuru 3
Yerleş 2
Yoksullar 2
Yerleşin 2
Yerleştiniz 2
Ve yoksul 2
Ve yoksulluk 1
Diğer 19 anlam
Yoksulluk 1
Yerleşti 1
Huzurlu olması için 1
Bıçak 1
Kesinlikle sizi yerleştireceğiz 1
Yerleştirdim 1
Meskenler 1
Yoksullar için 1
Ve sizin meskenleriniz 1
Hemen onu yerleştirdik 1
Yerleşilen 1
Sakin 1
Meskenleriniz 1
Huzurlu olmaları için 1
Yerleştirilir 1
Yerleşirsiniz 1
Onların meskeni 1
Sakin kılar 1
Onları yerleştirin 1
Kavram ağı
Aynı ayette en çok birlikte geçtiği kökler (ayet sayısı). Tıklayınca ortak ayetler listelenir.
Sure dağılımı
Her kutu bir sure; renk koyulaştıkça o surede daha çok geçiyor. Mekkî Medenî
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
21
22
23
24
25
26
27
28
29
30
31
32
33
34
35
36
37
38
39
40
41
42
43
44
45
46
47
48
49
50
51
52
53
54
55
56
57
58
59
60
61
62
63
64
65
66
67
68
69
70
71
72
73
74
75
76
77
78
79
80
81
82
83
84
85
86
87
88
89
90
91
92
93
94
95
96
97
98
99
100
101
102
103
104
105
106
107
108
109
110
111
112
113
114
Vahiy sürecinde kullanım
Sureler iniş sırasıyla soldan sağa: ilk inen Alak'tan son inen sureye. Kavramın hangi dönemde öne çıktığını gösterir.
← ilk inenson inen →
Ayetler
+ ج ع ل ile birlikte ✕ Süzgeci kaldır
13 ayet
فَالِقُ
الْاِصْبَاحِۚ
وَجَعَلَ
الَّيْلَ
سَكَناً
وَالشَّمْسَ
وَالْقَمَرَ
حُسْبَاناًۜ
ذٰلِكَ
تَقْد۪يرُ
الْعَز۪يزِ
الْعَل۪يمِ
Tanyerini ağartan, geceyi dinlenme zamanı, güneş ve ayı vakit ölçüsü kılandır. Bu, Güçlü olan’ın, Bilen’in nizamıdır.[96]
هُوَ
الَّذ۪ي
خَلَقَكُمْ
مِنْ
نَفْسٍ
وَاحِدَةٍ
وَجَعَلَ
مِنْهَا
زَوْجَهَا
لِيَسْكُنَ
اِلَيْهَاۚ
فَلَمَّا
تَغَشّٰيهَا
حَمَلَتْ
حَمْلاً
خَف۪يفاً
فَمَرَّتْ
بِه۪ۚ
فَلَمَّٓا
اَثْقَلَتْ
دَعَوَا
اللّٰهَ
رَبَّهُمَا
لَئِنْ
اٰتَيْتَنَا
صَالِحاً
لَنَكُونَنَّ
مِنَ
الشَّاكِر۪ينَ
Sizi bir nefisten yaratan ve gönlünün huzura kavuşacağı eşini de ondan var eden Allah’tır. Eşine yaklaşınca, eşi hafif bir yük yüklendi ve bu halde bir müddet taşıdı. Hamileliği ağırlaşınca, karı-koca, Rableri olan Allah’a: «Bize kusursuz bir çocuk verirsen, and olsun ki şükredenlerden oluruz» diye yalvardılar.[189]
اِلَّا
تَنْصُرُوهُ
فَقَدْ
نَصَرَهُ
اللّٰهُ
اِذْ
اَخْرَجَهُ
الَّذ۪ينَ
كَفَرُوا
ثَانِيَ
اثْنَيْنِ
اِذْ
هُمَا
فِي
الْغَارِ
اِذْ
يَقُولُ
لِصَاحِبِه۪
لَا
تَحْزَنْ
اِنَّ
اللّٰهَ
مَعَنَاۚ
فَاَنْزَلَ
اللّٰهُ
سَك۪ينَتَهُ
عَلَيْهِ
وَاَيَّدَهُ
بِجُنُودٍ
لَمْ
تَرَوْهَا
وَجَعَلَ
كَلِمَةَ
الَّذ۪ينَ
كَفَرُوا
السُّفْلٰىۜ
وَكَلِمَةُ
اللّٰهِ
هِيَ
الْعُلْيَاۜ
وَاللّٰهُ
عَز۪يزٌ
حَك۪يمٌ
Ona (Muhammed’e) yardım etmezseniz, bilin ki, inkar edenler onu Mekke’den çıkardıklarında mağarada bulunan iki kişiden biri olarak Allah ona yardım etmişti. Arkadaşına (Ebu Bekir’e) «Üzülme, Allah bizimledir» diyordu; Allah da ona güven vermiş, görmediğiniz askerlerle onu desteklemiş, inkar edenlerin sözünü alçaltmıştı. Ancak Allah’ın sözü yücedir. Allah güçlüdür, hakimdir.[40]
هُوَ
الَّذ۪ي
جَعَلَ
لَـكُمُ
الَّيْلَ
لِتَسْكُنُوا
ف۪يهِ
وَالنَّهَارَ
مُبْصِراًۜ
اِنَّ
ف۪ي
ذٰلِكَ
لَاٰيَاتٍ
لِقَوْمٍ
يَسْمَعُونَ
Size geceyi dinlenesiniz diye karanlık ve gündüzü çalışasınız diye aydınlık olarak yaratan Allah’tır. Kulak veren millet için bunlarda ayetler vardır.[67]
رَبَّـنَٓا
اِنّ۪ٓي
اَسْكَنْتُ
مِنْ
ذُرِّيَّت۪ي
بِوَادٍ
غَيْرِ
ذ۪ي
زَرْعٍ
عِنْدَ
بَيْتِكَ
الْمُحَرَّمِۙ
رَبَّـنَا
لِيُق۪يمُوا
الصَّلٰوةَ
فَاجْعَلْ
اَفْـِٔدَةً
مِنَ
النَّاسِ
تَهْو۪ٓي
اِلَيْهِمْ
وَارْزُقْهُمْ
مِنَ
الثَّمَرَاتِ
لَعَلَّهُمْ
يَشْكُرُونَ
«Rabbimiz! Ben çocuklarımdan kimini, namaz kılabilmeleri için Senin kutsal evinin yanında, ziraata elverişsiz bir vadiye yerleştirdim. Rabbimiz! İnsanların gönüllerini onlara meylettir, şükretmeleri için onları ürünlerle rızıklandır.»[37]
وَاللّٰهُ
جَعَلَ
لَكُمْ
مِنْ
بُيُوتِكُمْ
سَكَناً
وَجَعَلَ
لَكُمْ
مِنْ
جُلُودِ
الْاَنْعَامِ
بُيُوتاً
تَسْتَخِفُّونَهَا
يَوْمَ
ظَعْنِكُمْ
وَيَوْمَ
اِقَامَتِكُمْۙ
وَمِنْ
اَصْوَافِهَا
وَاَوْبَارِهَا
وَاَشْعَارِهَٓا
اَثَاثاً
وَمَتَاعاً
اِلٰى
ح۪ينٍ
Allah size evlerinizi dinlenme yeri kıldı. Hayvanların derilerinden, yolculukta ve ikamet zamanlarınızda kolayca taşıyacağınız evler; yün, tüy ve kıllarından bir süre kullanacağınız giyimlikler ve geçimlikler var etmiştir.[80]
اَلَمْ
تَرَ
اِلٰى
رَبِّكَ
كَيْفَ
مَدَّ
الظِّلَّۚ
وَلَوْ
شَٓاءَ
لَجَعَلَهُ
سَاكِناًۚ
ثُمَّ
جَعَلْنَا
الشَّمْسَ
عَلَيْهِ
دَل۪يلاًۙ
Rabbinin gölgeyi nasıl uzattığını görmez misin? İsteseydi onu durdururdu. Sonra Biz güneşi, ona delil kılıp yavaş yavaş kendimize çekmişizdir.[45-46]
اَلَمْ
يَرَوْا
اَنَّا
جَعَلْنَا
الَّيْلَ
لِيَسْكُنُوا
ف۪يهِ
وَالنَّهَارَ
مُبْصِراًۜ
اِنَّ
ف۪ي
ذٰلِكَ
لَاٰيَاتٍ
لِقَوْمٍ
يُؤْمِنُونَ
Size geceyi dinlenesiniz diye karanlık ve gündüzü çalışasınız diye aydınlık olarak yarattığımızı görmediler mi? Doğrusu bunda, inanan millet için dersler vardır.[86]
قُلْ
اَرَاَيْتُمْ
اِنْ
جَعَلَ
اللّٰهُ
عَلَيْكُمُ
النَّهَارَ
سَرْمَداً
اِلٰى
يَوْمِ
الْقِيٰمَةِ
مَنْ
اِلٰهٌ
غَيْرُ
اللّٰهِ
يَأْت۪يكُمْ
بِلَيْلٍ
تَسْكُنُونَ
ف۪يهِۜ
اَفَلَا
تُبْصِرُونَ
De ki: «Söyleyin: Eğer Allah gündüzü üzerinize kıyamete kadar uzatsaydı, Allah’tan başka hangi tanrı, içinde istirahat edeceğiniz geceyi size getirebilir? Görmez misiniz?»[72]
وَمِنْ
رَحْمَتِه۪
جَعَلَ
لَكُمُ
الَّيْلَ
وَالنَّهَارَ
لِتَسْكُنُوا
ف۪يهِ
وَلِتَبْتَغُوا
مِنْ
فَضْلِه۪
وَلَعَلَّكُمْ
تَشْكُرُونَ
Allah dinlenmeniz için geceyi ve lütfedip verdiği rızkı aramanız için gündüzü meydana getirmiştir. Bunlar, O’nun rahmetinden ötürüdür. Belki artık şükredersiniz.[73]
وَمِنْ
اٰيَاتِه۪ٓ
اَنْ
خَلَقَ
لَكُمْ
مِنْ
اَنْفُسِكُمْ
اَزْوَاجاً
لِتَسْكُـنُٓوا
اِلَيْهَا
وَجَعَلَ
بَيْنَكُمْ
مَوَدَّةً
وَرَحْمَةًۜ
اِنَّ
ف۪ي
ذٰلِكَ
لَاٰيَاتٍ
لِقَوْمٍ
يَتَفَكَّرُونَ
İçinizden, kendileriyle huzura kavuşacağınız eşler yaratıp; aranızda muhabbet ve rahmet var etmesi, O’nun varlığının belgelerindendir. Bunlarda, düşünen millet için dersler vardır.[21]
اَللّٰهُ
الَّذ۪ي
جَعَلَ
لَكُمُ
الَّيْلَ
لِتَسْكُنُوا
ف۪يهِ
وَالنَّهَارَ
مُبْصِراًۜ
اِنَّ
اللّٰهَ
لَذُو
فَضْلٍ
عَلَى
النَّاسِ
وَلٰكِنَّ
اَكْثَرَ
النَّاسِ
لَا
يَشْكُرُونَ
Size, geceyi dinlenesiniz diye karanlık ve gündüzü aydınlık olarak yaratan Allah’tır. Doğrusu Allah insanlara karşı lütufkardır, ama insanların çoğu şükretmezler.[61]
اِذْ
جَعَلَ
الَّذ۪ينَ
كَفَرُوا
ف۪ي
قُلُوبِهِمُ
الْحَمِيَّةَ
حَمِيَّةَ
الْجَاهِلِيَّةِ
فَاَنْزَلَ
اللّٰهُ
سَك۪ينَتَهُ
عَلٰى
رَسُولِه۪
وَعَلَى
الْمُؤْمِن۪ينَ
وَاَلْزَمَهُمْ
كَلِمَةَ
التَّقْوٰى
وَكَانُٓوا
اَحَقَّ
بِهَا
وَاَهْلَهَاۜ
وَكَانَ
اللّٰهُ
بِكُلِّ
شَيْءٍ
عَل۪يماً۟
İnkar edenler, gönüllerindeki cahiliyye çağının asabiyet ateşini ateşlendirdiklerinde, Allah, Peygamberine ve inananlara huzur indirdi; onların takva sözünü tutmalarını sağladı. Onlar, bu söze layık ve ehil kimselerdi. Allah her şeyi bilmektedir.[26]
Yükleniyor...