إِ لَّ ا
602ayette
660kez geçiyor
78/114surede
2farklı kelime
Mekkî / Medenî
Mekkî %72 · Medenî %28
İlk inen ayet (nüzul sırasıyla)
Kalem 52
2. inen sure
En çok geçtiği sure
Bakara
42 kez
Kelime ailesi
Bu kökten türeyen farklı kelimeler. Tıklayınca geçtiği ayetler listelenir.
Anlam yelpazesi
Kökün kelimelerinin Türkçe karşılıkları.
Kavram ağı
Aynı ayette en çok birlikte geçtiği kökler (ayet sayısı). Tıklayınca ortak ayetler listelenir.
Sure dağılımı
Her kutu bir sure; renk koyulaştıkça o surede daha çok geçiyor. Mekkî Medenî
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
21
22
23
24
25
26
27
28
29
30
31
32
33
34
35
36
37
38
39
40
41
42
43
44
45
46
47
48
49
50
51
52
53
54
55
56
57
58
59
60
61
62
63
64
65
66
67
68
69
70
71
72
73
74
75
76
77
78
79
80
81
82
83
84
85
86
87
88
89
90
91
92
93
94
95
96
97
98
99
100
101
102
103
104
105
106
107
108
109
110
111
112
113
114
Vahiy sürecinde kullanım
Sureler iniş sırasıyla soldan sağa: ilk inen Alak'tan son inen sureye. Kavramın hangi dönemde öne çıktığını gösterir.
← ilk inenson inen →
Ayetler
Mü’minûn suresi ✕ Süzgeci kaldır
11 ayet
اِلَّا
عَلٰٓى
اَزْوَاجِهِمْ
اَوْ
مَا
مَلَكَتْ
اَيْمَانُهُمْ
فَاِنَّهُمْ
غَيْرُ
مَلُوم۪ينَۚ
Onlar, eşleri ve cariyeleri dışında, mahrem yerlerini herkesten korurlar. Doğrusu bunlar yerilemezler.[5-6]
فَقَالَ
الْمَلَؤُا
الَّذ۪ينَ
كَفَرُوا
مِنْ
قَوْمِه۪
مَا
هٰذَٓا
اِلَّا
بَشَرٌ
مِثْلُكُمْۙ
يُر۪يدُ
اَنْ
يَتَفَضَّلَ
عَلَيْكُمْۜ
وَلَوْ
شَٓاءَ
اللّٰهُ
لَاَنْزَلَ
مَلٰٓئِكَةًۚ
مَا
سَمِعْنَا
بِهٰذَا
ف۪ٓي
اٰبَٓائِنَا
الْاَوَّل۪ينَۚ
Milletinin inkarcı ileri gelenleri: «Bu, sizin gibi bir insandan başka birşey değildir. Sizden üstün olmak istiyor. Allah dilemiş olsaydı melekler indirirdi. İlk atalarımızdan beri böyle birşey işitmedik. Bu adamda nedense biraz delilik var, bir süreye kadar onu gözetleyin» dediler.[24-25]
اِنْ
هُوَ
اِلَّا
رَجُلٌ
بِه۪
جِنَّةٌ
فَتَرَبَّصُوا
بِه۪
حَتّٰى
ح۪ينٍ
Milletinin inkarcı ileri gelenleri: «Bu, sizin gibi bir insandan başka birşey değildir. Sizden üstün olmak istiyor. Allah dilemiş olsaydı melekler indirirdi. İlk atalarımızdan beri böyle birşey işitmedik. Bu adamda nedense biraz delilik var, bir süreye kadar onu gözetleyin» dediler.[24-25]
فَاَوْحَيْنَٓا
اِلَيْهِ
اَنِ
اصْنَعِ
الْفُلْكَ
بِاَعْيُنِنَا
وَوَحْيِنَا
فَاِذَا
جَٓاءَ
اَمْرُنَا
وَفَارَ
التَّنُّورُۙ
فَاسْلُكْ
ف۪يهَا
مِنْ
كُلٍّ
زَوْجَيْنِ
اثْنَيْنِ
وَاَهْلَكَ
اِلَّا
مَنْ
سَبَقَ
عَلَيْهِ
الْقَوْلُ
مِنْهُمْۚ
وَلَا
تُخَاطِبْن۪ي
فِي
الَّذ۪ينَ
ظَلَمُواۚ
اِنَّهُمْ
مُغْرَقُونَ
Bunun üzerine ona şöyle vahyettik: «Nezaretimiz altında, sana bildirdiğimiz gibi gemiyi yap; buyruğumuz gelip tandırdan sular kaynayınca her cinsten birer çifti ve aleyhine hüküm verilmiş olanın dışında kalan çoluk çocuğunu alıp gemiye bindir. Haksızlık yapanlar için Bana baş vurma, çünkü onlar suda boğulacaklardır.»[27]
وَقَالَ
الْمَلَأُ
مِنْ
قَوْمِهِ
الَّذ۪ينَ
كَفَرُوا
وَكَذَّبُوا
بِلِقَٓاءِ
الْاٰخِرَةِ
وَاَتْرَفْنَاهُمْ
فِي
الْحَيٰوةِ
الدُّنْيَاۙ
مَا
هٰذَٓا
اِلَّا
بَشَرٌ
مِثْلُكُمْۙ
يَأْكُلُ
مِمَّا
تَأْكُلُونَ
مِنْهُ
وَيَشْرَبُ
مِمَّا
تَشْرَبُونَ
Onun, inkarcı ve ahirete kavuşmayı yalanlayan milletinin ileri gelenleri ki Biz onlara bu dünya hayatında nimet vermiştik şöyle dediler: «Bu, yediğinizden yiyen, içtiğinizden içen sizin gibi bir insandan başka birşey değildir.»[33]
اِنْ
هِيَ
اِلَّا
حَيَاتُنَا
الدُّنْيَا
نَمُوتُ
وَنَحْيَا
وَمَا
نَحْنُ
بِمَبْعُوث۪ينَۖ
«Hayat ancak bu dünyadakidir. Ölürüz ve yaşarız (kimimiz ölür kimimiz doğar); tekrar diriltilmeyiz.»[37]
اِنْ
هُوَ
اِلَّا
رَجُلٌۨ
افْـتَرٰى
عَلَى
اللّٰهِ
كَذِباً
وَمَا
نَحْنُ
لَهُ
بِمُؤْمِن۪ينَ
«Bu, sadece Allah’a karşı yalan uyduranın biridir. Biz ona inanmayız.»[38]
وَلَا
نُكَلِّفُ
نَفْساً
اِلَّا
وُسْعَهَا
وَلَدَيْنَا
كِتَابٌ
يَنْطِقُ
بِالْحَقِّ
وَهُمْ
لَا
يُظْلَمُونَ
Biz herkese ancak gücünün yeteceği kadar yükleriz. Katımızda gerçeği söyleyen bir kitap vardır; onlar haksızlığa uğratılmazlar.[62]
لَقَدْ
وُعِدْنَا
نَحْنُ
وَاٰبَٓاؤُ۬نَا
هٰذَا
مِنْ
قَبْلُ
اِنْ
هٰذَٓا
اِلَّٓا
اَسَاط۪يرُ
الْاَوَّل۪ينَ
Öncekiler: «Ölüp toprak ve bir yığın kemik olduğumuzda mı diriltileceğiz? And olsun ki biz ve daha önce de babalarımız tehdit edilmişti; bu, öncekilerin masallarından başka birşey değildir» demişlerdi.[82-83]
قَالَ
اِنْ
لَبِثْتُمْ
اِلَّا
قَل۪يلاً
لَوْ
اَنَّكُمْ
كُنْتُمْ
تَعْلَمُونَ
Allah’ «Pek az kaldınız, keşke bilseydiniz! Sizi boşuna yarattığımızı ve Bize döndürülmeyeceğinizi mi sandınız?» der.[114-115]
فَتَعَالَى
اللّٰهُ
الْمَلِكُ
الْحَقُّۚ
لَٓا
اِلٰهَ
اِلَّا
هُوَۚ
رَبُّ
الْعَرْشِ
الْكَر۪يمِ
Gerçek hükümdar olan Allah yücedir. O’ndan başka tanrı yoktur. O, yüce arşın Rabbidir.[116]
Yükleniyor...