ا ل ذ ي ن
880ayette
1.001kez geçiyor
75/114surede
2farklı kelime
Mekkî / Medenî
Mekkî %49 · Medenî %51
İlk inen ayet (nüzul sırasıyla)
Kalem 51
2. inen sure
En çok geçtiği sure
Bakara
87 kez
Kelime ailesi
Bu kökten türeyen farklı kelimeler. Tıklayınca geçtiği ayetler listelenir.
Anlam yelpazesi
Kökün kelimelerinin Türkçe karşılıkları.
-an kimseler 869
Ve -an kimseler 103
-an kimseler gibi 9
-an kimselere 3
-an kimseleri 2
-an kimseler için 2
kimselerin 1
Onlar ki 1
Ve o kimseler ki 1
O kimseler ki 1
ve o kimseleri ki 1
o kimselerle 1
O kimselerdir ki 1
Ve o kimseleri 1
Diğer 5 anlam
Kavram ağı
Aynı ayette en çok birlikte geçtiği kökler (ayet sayısı). Tıklayınca ortak ayetler listelenir.
Sure dağılımı
Her kutu bir sure; renk koyulaştıkça o surede daha çok geçiyor. Mekkî Medenî
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
21
22
23
24
25
26
27
28
29
30
31
32
33
34
35
36
37
38
39
40
41
42
43
44
45
46
47
48
49
50
51
52
53
54
55
56
57
58
59
60
61
62
63
64
65
66
67
68
69
70
71
72
73
74
75
76
77
78
79
80
81
82
83
84
85
86
87
88
89
90
91
92
93
94
95
96
97
98
99
100
101
102
103
104
105
106
107
108
109
110
111
112
113
114
Vahiy sürecinde kullanım
Sureler iniş sırasıyla soldan sağa: ilk inen Alak'tan son inen sureye. Kavramın hangi dönemde öne çıktığını gösterir.
← ilk inenson inen →
Ayetler
+ ك و ن ile birlikte ✕ Süzgeci kaldır
206 ayet
وَذَرُوا
ظَاهِرَ
الْاِثْمِ
وَبَاطِنَهُۜ
اِنَّ
الَّذ۪ينَ
يَكْسِبُونَ
الْاِثْمَ
سَيُجْزَوْنَ
بِمَا
كَانُوا
يَقْتَرِفُونَ
Günahın açığını da gizlisini de bırakın. Günah kazananlar, kazandıklarına karşılık şüphesiz ceza göreceklerdir.[120]
وَاِذَا
جَٓاءَتْهُمْ
اٰيَةٌ
قَالُوا
لَنْ
نُؤْمِنَ
حَتّٰى
نُؤْتٰى
مِثْلَ
مَٓا
اُو۫تِيَ
رُسُلُ
اللّٰهِۜ
اَللّٰهُ
اَعْلَمُ
حَيْثُ
يَجْعَلُ
رِسَالَتَهُۜ
سَيُص۪يبُ
الَّذ۪ينَ
اَجْرَمُوا
صَغَارٌ
عِنْدَ
اللّٰهِ
وَعَذَابٌ
شَد۪يدٌ
بِمَا
كَانُوا
يَمْكُرُونَ
Onlara bir ayet geldiği zaman, «Allah’ın peygamberlerine verilen bize de verilmedikçe inanmayız» derler. Allah, peygamberliğini vereceği kimseyi daha iyi bilir. Suç işleyenlere Allah katından bir aşağılık ve hilelerinden ötürü de şiddetli bir azab erişecektir.[124]
قَدْ
خَسِرَ
الَّذ۪ينَ
قَتَلُٓوا
اَوْلَادَهُمْ
سَفَهاً
بِغَيْرِ
عِلْمٍ
وَحَرَّمُوا
مَا
رَزَقَهُمُ
اللّٰهُ
افْتِرَٓاءً
عَلَى
اللّٰهِۜ
قَدْ
ضَلُّوا
وَمَا
كَانُوا
مُهْتَد۪ينَ۟
Beyinsizlikleri yüzünden, körü körüne çocuklarını öldürenler ve Allah’ın kendilerine verdiği nimetleri Allah’a iftira ederek haram sayanlar mahvolmuşlardır; onlar sapıtmışlardır, zaten doğru yolda da değillerdi.[140]
اَوْ
تَقُولُوا
لَوْ
اَنَّٓا
اُنْزِلَ
عَلَيْنَا
الْكِتَابُ
لَكُنَّٓا
اَهْدٰى
مِنْهُمْۚ
فَقَدْ
جَٓاءَكُمْ
بَيِّنَةٌ
مِنْ
رَبِّكُمْ
وَهُدًى
وَرَحْمَةٌۚ
فَمَنْ
اَظْلَمُ
مِمَّنْ
كَذَّبَ
بِاٰيَاتِ
اللّٰهِ
وَصَدَفَ
عَنْهَاۜ
سَنَجْزِي
الَّذ۪ينَ
يَصْدِفُونَ
عَنْ
اٰيَاتِنَا
سُٓوءَ
الْعَذَابِ
بِمَا
كَانُوا
يَصْدِفُونَ
Bu, indirdiğimiz kutsal Kitap’dır, ona uyun. «Bizden önce iki topluluğa kitap indirildi, bizim onların okuduklarından haberimiz yok» demekten veya «Bize kitap indirilseydi onlardan daha doğru yolda olurduk» demekten sakının ki merhamet olunasınız. Şüphesiz o, size Rabbinizden belge, yol gösteren ve rahmet olarak gelmiştir. Allah’ın ayetlerini yalanlayandan ve onlardan yüz çevirenden daha zalim kimdir? Ayetlerimizden yüz çevirenleri, yüz çevirmelerinden ötürü, kötü bir azabla cezalandıracağız.[155-157]
اِنَّ
الَّذ۪ينَ
فَرَّقُوا
د۪ينَهُمْ
وَكَانُوا
شِيَعاً
لَسْتَ
مِنْهُمْ
ف۪ي
شَيْءٍۜ
اِنَّـمَٓا
اَمْرُهُمْ
اِلَى
اللّٰهِ
ثُمَّ
يُنَبِّئُهُمْ
بِمَا
كَانُوا
يَفْعَلُونَ
Fırka fırka olup dinlerini parçalayanlarla senin hiçbir ilişiğin olamaz. Onların işi Allah’a kalmıştır, yaptıklarını onlara sonra bildirecektir.[159]
وَمَنْ
خَفَّتْ
مَوَاز۪ينُهُ
فَاُو۬لٰٓئِكَ
الَّذ۪ينَ
خَسِرُٓوا
اَنْفُسَهُمْ
بِمَا
كَانُوا
بِاٰيَاتِنَا
يَظْلِمُونَ
Tartıları hafif gelenler, ayetlerimize yaptıkları haksızlıklardan ötürü kendilerini mahvetmiş olanlardır.[9]
اَلَّذ۪ينَ
اتَّخَذُوا
د۪ينَهُمْ
لَهْواً
وَلَعِباً
وَغَرَّتْهُمُ
الْحَيٰوةُ
الدُّنْيَاۚ
فَالْيَوْمَ
نَنْسٰيهُمْ
كَمَا
نَسُوا
لِقَٓاءَ
يَوْمِهِمْ
هٰذَاۙ
وَمَا
كَانُوا
بِاٰيَاتِنَا
يَجْحَدُونَ
Cehennemlikler cennetliklere, «Bize biraz su veya Allah’ın size verdiği rızıktan gönderin» diye seslenirler, onlar da, «Doğrusu Allah dinlerini alay ve eğlenceye alan, dünya hayatına aldanan inkarcılara ikisini de haram etmiştir» derler. Bugünle karşılaşacaklarını unuttukları, ayetlerimizi bile bile inkar ettikleri gibi biz de onları unutuyoruz.[50-51]
هَلْ
يَنْظُرُونَ
اِلَّا
تَأْو۪يلَهُۜ
يَوْمَ
يَأْت۪ي
تَأْو۪يلُهُ
يَقُولُ
الَّذ۪ينَ
نَسُوهُ
مِنْ
قَبْلُ
قَدْ
جَٓاءَتْ
رُسُلُ
رَبِّنَا
بِالْحَقِّۚ
فَهَلْ
لَنَا
مِنْ
شُفَعَٓاءَ
فَيَشْفَعُوا
لَـنَٓا
اَوْ
نُرَدُّ
فَنَعْمَلَ
غَيْرَ
الَّذ۪ي
كُنَّا
نَعْمَلُۜ
قَدْ
خَسِرُٓوا
اَنْفُسَهُمْ
وَضَلَّ
عَنْهُمْ
مَا
كَانُوا
يَفْتَرُونَ۟
Kitap’ın haber verdiği sonuçtan başka bir şey mi bekliyorlar? Sonuç gelip çattığı gün, önceleri onu unutmuş olanlar, «Rabbimizin peygamberleri şüphesiz bize gerçeği getirmişti, şimdi bize şefaat etsin, yahut geriye çevrilsek de işlediklerimizin başka türlüsünü işlesek» derler. Doğrusu kendilerini mahvetmişlerdir, uydurdukları şeyler onları koyup kaçmışlardır.[53]
فَكَذَّبُوهُ
فَاَنْجَيْنَاهُ
وَالَّذ۪ينَ
مَعَهُ
فِي
الْفُلْكِ
وَاَغْرَقْنَا
الَّذ۪ينَ
كَذَّبُوا
بِاٰيَاتِنَاۜ
اِنَّهُمْ
كَانُوا
قَوْماً
عَم۪ينَ۟
Onu yalanladılar; biz de onu ve gemide beraberinde olanları kurtardık, ayetlerimizi yalan sayanları suda boğduk, çünkü onlar kör bir milletti.[64]
فَاَنْجَيْنَاهُ
وَالَّذ۪ينَ
مَعَهُ
بِرَحْمَةٍ
مِنَّا
وَقَطَعْنَا
دَابِرَ
الَّذ۪ينَ
كَذَّبُوا
بِاٰيَاتِنَا
وَمَا
كَانُوا
مُؤْمِن۪ينَ۟
Biz, rahmetimizle, Hud’u ve beraberinde bulunanları kurtardık, ayetlerimizi yalan sayarak inanmayanların kökünü kestik.[72]
قَالَ
الْمَلَأُ
الَّذ۪ينَ
اسْتَكْبَرُوا
مِنْ
قَوْمِه۪
لَنُخْرِجَنَّكَ
يَا شُعَيْبُ
وَالَّذ۪ينَ
اٰمَنُوا
مَعَكَ
مِنْ
قَرْيَتِنَٓا
اَوْ
لَتَعُودُنَّ
ف۪ي
مِلَّتِنَاۜ
قَالَ
اَوَلَوْ
كُنَّا
كَارِه۪ينَ
Milletinin büyüklük taslayan ileri gelenleri, «Ey Şuayb! Ya dinimize dönersiniz ya da, and olsun ki seni ve inananları seninle beraber kentimizden çıkarırız» dediler. Şuayb, onlara: «İstemezsek de mi? Allah bizi dininizden kurtardıktan sonra ona dönecek olursak, doğrusu Allah’a karşı yalan uydurmuş oluruz. Rabbimizin dilemesi bir yana, dininize dönmek bize yakışmaz. Rabbimizin ilmi her şeyi kuşatmıştır. Biz yalnız Allah’a güvendik. Rabbimiz! Bizimle milletimiz arasında hak ile Sen hüküm ver, Sen hükmedenlerin en hayırlısısın» dedi.[88-89]
اَلَّذ۪ينَ
كَذَّبُوا
شُعَيْباً
كَاَنْ
لَمْ
يَغْنَوْا
ف۪يهَاۚۛ
اَلَّذ۪ينَ
كَذَّبُوا
شُعَيْباً
كَانُوا
هُمُ
الْخَاسِر۪ينَ
Şuayb’ı yalanlayanlar, yurtlarında sanki hiç yaşamamışlar gibi oldular, izleri bile kalmadı. Mahvolanlar, Şuayb’ı yalanlayanlar oldu.[92]
وَاَوْرَثْنَا
الْقَوْمَ
الَّذ۪ينَ
كَانُوا
يُسْتَضْعَفُونَ
مَشَارِقَ
الْاَرْضِ
وَمَغَارِبَهَا
الَّت۪ي
بَارَكْنَا
ف۪يهَاۜ
وَتَمَّتْ
كَلِمَتُ
رَبِّكَ
الْحُسْنٰى
عَلٰى
بَن۪ٓي
اِسْرَٓائ۪لَ
بِمَا
صَبَرُواۜ
وَدَمَّرْنَا
مَا
كَانَ
يَصْنَعُ
فِرْعَوْنُ
وَقَوْمُهُ
وَمَا
كَانُوا
يَعْرِشُونَ
Hor görülen yahudileri, bereketlendirdiğimiz yerin doğularına ve batılarına mirasçı kıldık. Rabbinin İsrailoğullarına verdiği güzel söz, sabırlarına karşılık yerine geldi. Firavun ve milletinin yaptığını ve yükselttiklerini yıktık.[137]
سَاَصْرِفُ
عَنْ
اٰيَاتِيَ
الَّذ۪ينَ
يَتَكَبَّرُونَ
فِي
الْاَرْضِ
بِغَيْرِ
الْحَقِّۜ
وَاِنْ
يَرَوْا
كُلَّ
اٰيَةٍ
لَا
يُؤْمِنُوا
بِهَاۚ
وَاِنْ
يَرَوْا
سَب۪يلَ
الرُّشْدِ
لَا
يَتَّخِذُوهُ
سَب۪يلاًۚ
وَاِنْ
يَرَوْا
سَب۪يلَ
الْغَيِّ
يَتَّخِذُوهُ
سَب۪يلاًۜ
ذٰلِكَ
بِاَنَّهُمْ
كَذَّبُوا
بِاٰيَاتِنَا
وَكَانُوا
عَنْهَا
غَافِل۪ينَ
Yeryüzünde haksız yere büyüklük taslayanları, ayetlerimden yüz çevirteceğim. Onlar bütün ayetleri görseler yine de inanmazlar; doğru yolu görseler, yol olarak benimsemezler; azgınlık yolunu görseler, hemen onu yol edinirler. Bu, onların mucizelerimizi yalan saymaları ve onlardan habersiz görünmelerinden ileri gelir.[146]
وَالَّذ۪ينَ
كَذَّبُوا
بِاٰيَاتِنَا
وَلِقَٓاءِ
الْاٰخِرَةِ
حَبِطَتْ
اَعْمَالُهُمْۜ
هَلْ
يُجْزَوْنَ
اِلَّا
مَا
كَانُوا
يَعْمَلُونَ۟
Ayetlerimizi ve ahirete kavuşmayı yalan sayan kimselerin işleri boşa gitmiştir. Onlar işlediklerinin karşılığından başka bir şeyle mi cezalanırlar?[147]
اَلَّذ۪ينَ
يَتَّبِعُونَ
الرَّسُولَ
النَّبِيَّ
الْاُمِّيَّ
الَّذ۪ي
يَجِدُونَهُ
مَكْتُوباً
عِنْدَهُمْ
فِي
التَّوْرٰيةِ
وَالْاِنْج۪يلِۘ
يَأْمُرُهُمْ
بِالْمَعْرُوفِ
وَيَنْهٰيهُمْ
عَنِ
الْمُنْكَرِ
وَيُحِلُّ
لَهُمُ
الطَّيِّبَاتِ
وَيُحَرِّمُ
عَلَيْهِمُ
الْخَبَٓائِثَ
وَيَضَعُ
عَنْهُمْ
اِصْرَهُمْ
وَالْاَغْلَالَ
الَّت۪ي
كَانَتْ
عَلَيْهِمْۜ
فَالَّذ۪ينَ
اٰمَنُوا
بِه۪
وَعَزَّرُوهُ
وَنَصَرُوهُ
وَاتَّبَعُوا
النُّورَ
الَّـذ۪ٓي
اُنْزِلَ
مَعَهُٓۙ
اُو۬لٰٓئِكَ
هُمُ
الْمُفْلِحُونَ۟
«Bu dünyada ve ahirette bizim için güzel olanı yaz; biz Sana yöneldik» dedi. Allah: «Azabıma dilediğim kimseyi uğratırım, rahmetim herşeyi kaplamıştır; bunu Allah’a karşı gelmekten sakınanlara, zekat verenlere, ayetlerimize inanıp, yanlarındaki Tevrat ve İncil’de yazılı buldukları, okuyup yazması olmayan peygambere uyanlara yazacağız. O peygamber, onlara, uygun olanı emreder ve fenalıktan meneder, temiz şeyleri helal, murdar şeyleri haram kılar, onların ağır yüklerini indirir, zor tekliflerini hafifletir. Bu peygambere inanan, hürmet eden, yardım eden, onunla gönderilen nura uyanlar yok mu? İşte onlar saadete erenlerdir» dedi.[156-157]
فَبَدَّلَ
الَّذ۪ينَ
ظَلَمُوا
مِنْهُمْ
قَوْلاً
غَيْرَ
الَّذ۪ي
ق۪يلَ
لَهُمْ
فَاَرْسَلْنَا
عَلَيْهِمْ
رِجْزاً
مِنَ
السَّمَٓاءِ
بِمَا
كَانُوا
يَظْلِمُونَ۟
Onların zulmedenleri, kendilerine söylenen sözü başkasiyle değiştirdiler. Biz de, o zalimlere, zulümlerinden ötürü gökten azab indirdik.[162]
فَلَمَّا
نَسُوا
مَا
ذُكِّرُوا
بِه۪ٓ
اَنْجَيْنَا
الَّذ۪ينَ
يَنْهَوْنَ
عَنِ
السُّٓوءِ
وَاَخَذْنَا
الَّذ۪ينَ
ظَلَمُوا
بِعَذَابٍ
بَـ۪ٔيسٍ
بِمَا
كَانُوا
يَفْسُقُونَ
Kendilerine yapılan öğütleri unutunca, Biz fenalıktan menedenleri kurtardık ve zalimleri, Allah’a karşı gelmelerinden ötürü şiddetli azaba uğrattık.[165]
سَٓاءَ
مَثَلاًۨ
الْقَوْمُ
الَّذ۪ينَ
كَذَّبُوا
بِاٰيَاتِنَا
وَاَنْفُسَهُمْ
كَانُوا
يَظْلِمُونَ
Ayetlerimizi yalan sayan, kendine zulmeden millet ne kötü bir misaldir![177]
وَلِلّٰهِ
الْاَسْمَٓاءُ
الْحُسْنٰى
فَادْعُوهُ
بِهَاۖ
وَذَرُوا
الَّذ۪ينَ
يُلْحِدُونَ
ف۪ٓي
اَسْمَٓائِه۪ۜ
سَيُجْزَوْنَ
مَا
كَانُوا
يَعْمَلُونَ
En güzel isimler Allah’ındır, O’na o isimlerle dua edin, O’nun isimleri konusunda eğriliğe sapanları bırakın. Onlar yaptıklarının cezasını göreceklerdir.[180]
Yükleniyor...