ا ل ذ ي ن

880ayette
1.001kez geçiyor
75/114surede
2farklı kelime
Mekkî / Medenî
Mekkî %49 · Medenî %51
İlk inen ayet (nüzul sırasıyla) Kalem 51 2. inen sure En çok geçtiği sure Bakara 87 kez

Kelime ailesi

Bu kökten türeyen farklı kelimeler. Tıklayınca geçtiği ayetler listelenir.

KelimeTürVezinAnlamAdet
الَّذ۪ينَ İsmi Mevsul الَّذِينَ -an kimseler 980
الَّذ۪ينَ Harfi Şart الَّذِينَ -an kimseler 21

Anlam yelpazesi

Kökün kelimelerinin Türkçe karşılıkları.

Diğer 5 anlam

Kavram ağı

Aynı ayette en çok birlikte geçtiği kökler (ayet sayısı). Tıklayınca ortak ayetler listelenir.

Sure dağılımı

Her kutu bir sure; renk koyulaştıkça o surede daha çok geçiyor. Mekkî Medenî

Vahiy sürecinde kullanım

Sureler iniş sırasıyla soldan sağa: ilk inen Alak'tan son inen sureye. Kavramın hangi dönemde öne çıktığını gösterir.

1. inen: Alak — 0 kez (binde 0) 2. inen: Kalem — 1 kez (binde 3.3) 3. inen: Müzzemmil — 1 kez (binde 5) 4. inen: Müddessir — 4 kez (binde 15.7) 5. inen: Fâtiha — 1 kez (binde 34.5) 6. inen: Tebbet — 0 kez (binde 0) 7. inen: Tekvîr — 0 kez (binde 0) 8. inen: A’lâ — 0 kez (binde 0) 9. inen: Leyl — 0 kez (binde 0) 10. inen: Fecr — 2 kez (binde 14.6) 11. inen: Duhâ — 0 kez (binde 0) 12. inen: İnşirâh — 0 kez (binde 0) 13. inen: Asr — 1 kez (binde 71.4) 14. inen: Âdiyât — 0 kez (binde 0) 15. inen: Kevser — 0 kez (binde 0) 16. inen: Tekâsür — 0 kez (binde 0) 17. inen: Mâ’ûn — 2 kez (binde 80) 18. inen: Kâfirûn — 0 kez (binde 0) 19. inen: Fil — 0 kez (binde 0) 20. inen: Felâk — 0 kez (binde 0) 21. inen: Nâs — 0 kez (binde 0) 22. inen: İhlâs — 0 kez (binde 0) 23. inen: Necm — 4 kez (binde 11.1) 24. inen: Abese — 0 kez (binde 0) 25. inen: Kadr — 0 kez (binde 0) 26. inen: Şems — 0 kez (binde 0) 27. inen: Bürûc — 3 kez (binde 27.5) 28. inen: Tîn — 1 kez (binde 29.4) 29. inen: Kureyş — 0 kez (binde 0) 30. inen: Kâri’a — 0 kez (binde 0) 31. inen: Kıyâme — 0 kez (binde 0) 32. inen: Hümeze — 0 kez (binde 0) 33. inen: Mürselât — 0 kez (binde 0) 34. inen: Kâf — 0 kez (binde 0) 35. inen: Beled — 2 kez (binde 24.4) 36. inen: Târık — 0 kez (binde 0) 37. inen: Kamer — 0 kez (binde 0) 38. inen: Sâd — 5 kez (binde 6.8) 39. inen: A’râf — 41 kez (binde 12.3) 40. inen: Cin — 0 kez (binde 0) 41. inen: Yâsîn — 1 kez (binde 1.4) 42. inen: Furkân — 13 kez (binde 14.6) 43. inen: Fâtır — 12 kez (binde 15.5) 44. inen: Meryem — 6 kez (binde 6.2) 45. inen: Tâ-Hâ — 0 kez (binde 0) 46. inen: Vâkı’a — 0 kez (binde 0) 47. inen: Şu’arâ — 3 kez (binde 2.3) 48. inen: Neml — 7 kez (binde 6.1) 49. inen: Kasas — 10 kez (binde 7) 50. inen: İsrâ — 6 kez (binde 3.9) 51. inen: Yûnus — 25 kez (binde 13.6) 52. inen: Hûd — 20 kez (binde 10.4) 53. inen: Yûsuf — 1 kez (binde 0.6) 54. inen: Hicr — 3 kez (binde 4.6) 55. inen: En’âm — 41 kez (binde 13.4) 56. inen: Sâffât — 1 kez (binde 1.2) 57. inen: Lokman — 3 kez (binde 5.5) 58. inen: Sebe’ — 16 kez (binde 18.1) 59. inen: Zümer — 23 kez (binde 19.6) 60. inen: Mü’min — 21 kez (binde 17.2) 61. inen: Fussilet — 14 kez (binde 17.6) 62. inen: Şûrâ — 17 kez (binde 19.8) 63. inen: Zuhruf — 3 kez (binde 3.6) 64. inen: Duhân — 1 kez (binde 2.9) 65. inen: Câsiye — 6 kez (binde 12.3) 66. inen: Ahkâf — 10 kez (binde 15.6) 67. inen: Zâriyât — 2 kez (binde 5.6) 68. inen: Gâşiye — 0 kez (binde 0) 69. inen: Kehf — 12 kez (binde 7.6) 70. inen: Nahl — 33 kez (binde 17.9) 71. inen: Nûh — 0 kez (binde 0) 72. inen: İbrahim — 11 kez (binde 13.3) 73. inen: Enbiyâ — 9 kez (binde 7.7) 74. inen: Mü’minûn — 16 kez (binde 15.3) 75. inen: Secde — 4 kez (binde 10.8) 76. inen: Tûr — 3 kez (binde 9.6) 77. inen: Mülk — 4 kez (binde 12) 78. inen: Hâkka — 0 kez (binde 0) 79. inen: Me’âric — 9 kez (binde 41.5) 80. inen: Nebe’ — 0 kez (binde 0) 81. inen: Nâzi’ât — 0 kez (binde 0) 82. inen: İnfitâr — 0 kez (binde 0) 83. inen: İnşikâk — 2 kez (binde 18.7) 84. inen: Rûm — 14 kez (binde 17.1) 85. inen: Ankebût — 18 kez (binde 18.4) 86. inen: Mutaffifîn — 5 kez (binde 29.6) 87. inen: Bakara — 87 kez (binde 14.2) 88. inen: Enfâl — 33 kez (binde 26.8) 89. inen: Âl-i İmrân — 64 kez (binde 18.4) 90. inen: Ahzâb — 17 kez (binde 13.2) 91. inen: Mümtehine — 8 kez (binde 23) 92. inen: Nisâ — 58 kez (binde 15.5) 93. inen: Zilzâl — 0 kez (binde 0) 94. inen: Hadîd — 10 kez (binde 17.4) 95. inen: Muhammed — 22 kez (binde 40.8) 96. inen: Ra’d — 17 kez (binde 19.9) 97. inen: Rahmân — 0 kez (binde 0) 98. inen: İnsan — 0 kez (binde 0) 99. inen: Talâk — 2 kez (binde 7) 100. inen: Beyyine — 4 kez (binde 42.6) 101. inen: Haşr — 10 kez (binde 22.5) 102. inen: Nûr — 26 kez (binde 19.8) 103. inen: Hac — 24 kez (binde 18.8) 104. inen: Münâfikûn — 2 kez (binde 11.2) 105. inen: Mücâdele — 13 kez (binde 27.5) 106. inen: Hucurât — 9 kez (binde 25.9) 107. inen: Tahrîm — 4 kez (binde 16.1) 108. inen: Teğâbun — 4 kez (binde 16.6) 109. inen: Saff — 5 kez (binde 22.6) 110. inen: Cum’a — 4 kez (binde 22.9) 111. inen: Fetih — 7 kez (binde 12.5) 112. inen: Mâide — 54 kez (binde 19.3) 113. inen: Tevbe — 44 kez (binde 17.6) 114. inen: Nasr — 0 kez (binde 0)
← ilk inenson inen →

Ayetler

Ahkâf suresi ✕ Süzgeci kaldır

10 ayet

مَا خَلَقْنَا السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضَ وَمَا بَيْنَهُمَٓا اِلَّا بِالْحَقِّ وَاَجَلٍ مُسَمًّىۜ وَالَّذ۪ينَ كَفَرُوا عَمَّٓا اُنْذِرُوا مُعْرِضُونَ
Biz, gökleri, yeri ve ikisinin arasında bulunanları, ancak gerçek üzere ve belirli bir süre için yarattık; inkar edenler, uyarıldıkları şeylerden yüz çevirmektedirler.[3]
وَاِذَا تُتْلٰى عَلَيْهِمْ اٰيَاتُنَا بَيِّنَاتٍ قَالَ الَّذ۪ينَ كَفَرُوا لِلْحَقِّ لَمَّا جَٓاءَهُمْۙ هٰذَا سِحْرٌ مُب۪ينٌۜ
Ayetlerimiz onlara açıkça okunduğu zaman inkar edenler, kendilerine gelen gerçek için: «Bu, apaçık bir büyüdür» derler.[7]
وَقَالَ الَّذ۪ينَ كَفَرُوا لِلَّذ۪ينَ اٰمَنُوا لَوْ كَانَ خَيْراً مَا سَبَقُونَٓا اِلَيْهِۜ وَاِذْ لَمْ يَهْتَدُوا بِه۪ فَسَيَقُولُونَ هٰذَٓا اِفْكٌ قَد۪يمٌ
İnkar edenler, inananlar için: «Eğer İslamiyet’te bir hayır olsaydı, bu hususta bizden öne geçemezlerdi» derler. Bununla doğru yola girmedikleri için de, «Bu, eski bir uydurmadır» derler.[11]
وَمِنْ قَبْلِه۪ كِتَابُ مُوسٰٓى اِمَاماً وَرَحْمَةًۜ وَهٰذَا كِتَابٌ مُصَدِّقٌ لِسَاناً عَرَبِياًّ لِيُنْذِرَ الَّذ۪ينَ ظَلَمُواۗ وَبُشْرٰى لِلْمُحْسِن۪ينَ
Kuran’dan önce, Musa’nın kitabı (Tevrat), bir rahmet ve rehberdi. Bu Kuran da, zulmedenleri uyarmak ve iyi davrananlara müjde olmak üzere Arap diliyle indirilmiş, kendinden öncekileri doğrulayan bir Kitap’dır.[12]
اِنَّ الَّذ۪ينَ قَالُوا رَبُّنَا اللّٰهُ ثُمَّ اسْتَقَامُوا فَلَا خَوْفٌ عَلَيْهِمْ وَلَا هُمْ يَحْزَنُونَۚ
Doğrusu, «Rabbimiz Allah’tır» deyip, sonra da dosdoğru gidenlere korku yoktur, onlar üzülmeyeceklerdir.[13]
اُو۬لٰٓئِكَ الَّذ۪ينَ نَتَقَبَّلُ عَنْهُمْ اَحْسَنَ مَا عَمِلُوا وَنَتَجَاوَزُ عَنْ سَيِّـَٔاتِهِمْ ف۪ٓي اَصْحَابِ الْجَنَّةِۜ وَعْدَ الصِّدْقِ الَّذ۪ي كَانُوا يُوعَدُونَ
İşte, işlediklerini en güzel şekilde kabul ettiğimiz ve kötülüklerini geçtiğimiz bu kimseler, cennetlikler içindedirler. Bu, verilen doğru bir sözdür.[16]
اُو۬لٰٓئِكَ الَّذ۪ينَ حَقَّ عَلَيْهِمُ الْقَوْلُ ف۪ٓي اُمَمٍ قَدْ خَلَتْ مِنْ قَبْلِهِمْ مِنَ الْجِنِّ وَالْاِنْسِۜ اِنَّهُمْ كَانُوا خَاسِر۪ينَ
Annesine babasına: «Of ikinizden; benden önce nice nesiller gelip geçmişken beni tekrar diriltilmemle mi tehdit ediyorsunuz?» diyen kimseye, anne babası Allah’a sığınarak: «Sana yazıklar olsun! İnan; doğrusu Allah’ın sözü gerçektir» dedikleri halde: «Bu, Kuran öncekilerin masallarından başka bir şey değildir» diye cevap verenler işte onlar kendilerinden önce cinlerden ve insanlardan gelip geçmiş ümmetler içinde, Allah’ın azap vadinin aleyhlerinde gerçekleştiği kimselerdir. Doğrusu onlar hüsranda olanlardır.[17-18]
وَيَوْمَ يُعْرَضُ الَّذ۪ينَ كَفَرُوا عَلَى النَّارِۜ اَذْهَبْتُمْ طَيِّبَاتِكُمْ ف۪ي حَيَاتِكُمُ الدُّنْيَا وَاسْتَمْتَعْتُمْ بِهَاۚ فَالْيَوْمَ تُجْزَوْنَ عَذَابَ الْهُونِ بِمَا كُنْتُمْ تَسْتَكْبِرُونَ فِي الْاَرْضِ بِغَيْرِ الْحَقِّ وَبِمَا كُنْتُمْ تَفْسُقُونَ۟
İnkar edenler, ateşe sunuldukları gün, onlara: «Dünyadaki hayatınızda sizin için güzel olan her şeyi harcadınız, onların zevkini sürdünüz; ama bugün, yeryüzünde haksız yere büyüklük taslamanızın ve yoldan çıkmanızın karşılığında alçaltıcı bir azap göreceksiniz»[20]
فَلَوْلَا نَصَرَهُمُ الَّذ۪ينَ اتَّخَذُوا مِنْ دُونِ اللّٰهِ قُرْبَاناً اٰلِهَةًۜ بَلْ ضَلُّوا عَنْهُمْۚ وَذٰلِكَ اِفْكُهُمْ وَمَا كَانُوا يَفْتَرُونَ
O zamanlar, Allah’ı bırakıp da O’na yakınlık peyda etmek için edindikleri tanrılar kendilerine yardım etmeli değil miydi? Ama tanrıları onlardan uzaklaştılar. Bu, onların yalanı ve uydurup durdukları şeydir.[28]
وَيَوْمَ يُعْرَضُ الَّذ۪ينَ كَفَرُوا عَلَى النَّارِۜ اَلَيْسَ هٰذَا بِالْحَقِّۜ قَالُوا بَلٰى وَرَبِّنَاۜ قَالَ فَذُوقُوا الْعَذَابَ بِمَا كُنْتُمْ تَكْفُرُونَ
İnkar edenler, ateşe sunuldukları gün onlara: «Bu, gerçek değil miydi?» denir, onlar: «Rabbimize and olsun ki evet gerçekti» derler. Allah: «İnkar etmenizden ötürü azabı tadın» der.[34]
Yükleniyor...