م ا 📊 Kök haritası
Bu kök toplamda 1840 ayette 2.563 kelime olarak geçmektedir.
Mekkî: 1235 ayet / 1.627 kelime Medenî: 605 ayet / 936 kelime
عَلِمَتْ
نَفْسٌ
مَٓا
اَحْضَرَتْۜ
İnsanoğlu önceden ne hazırladığını görecektir.[14]
وَمَا
صَاحِبُكُمْ
بِمَجْنُونٍۚ
Arkadaşınız (Muhammed) asla deli değildir.[22]
وَمَا
هُوَ
عَلَى
الْغَيْبِ
بِضَن۪ينٍۚ
Peygamber, görülmeyenler hakkında söylediklerinden ötürü töhmet altında tutulamaz.[24]
وَمَا
هُوَ
بِقَوْلِ
شَيْطَانٍ
رَج۪يمٍۚ
Bu Kuran, kovulmuş şeytanın sözü olamaz.[25]
وَمَا
تَشَٓاؤُ۫نَ
اِلَّٓا
اَنْ
يَشَٓاءَ
اللّٰهُ
رَبُّ
الْعَالَم۪ينَ
Alemlerin Rabbi olan Allah dilemedikçe sizler bir şey dileyemezsiniz.[29]
عَلِمَتْ
نَفْسٌ
مَا
قَدَّمَتْ
وَاَخَّرَتْۜ
İnsanoğlu, ne yaptığını ve ne yapmadığını görür.[5]
يَٓا اَيُّهَا
الْاِنْسَانُ
مَا
غَرَّكَ
بِرَبِّكَ
الْـكَر۪يمِۙ
Ey insanoğlu! Seni yaratıp sonra şekil veren, düzenleyen, mütenasip kılan, istediği şekilde seni terkip eden, çok cömert olan Rabbine karşı seni aldatan nedir?[6-8]
ف۪ٓي
اَيِّ
صُورَةٍ
مَا
شَٓاءَ
رَكَّبَكَۜ
Ey insanoğlu! Seni yaratıp sonra şekil veren, düzenleyen, mütenasip kılan, istediği şekilde seni terkip eden, çok cömert olan Rabbine karşı seni aldatan nedir?[6-8]
يَعْلَمُونَ
مَا
تَفْعَلُونَ
Oysa, yaptıklarınızı bilen değerli yazıcılar sizi gözetlemektedirler.[10-2]
وَمَا
هُمْ
عَنْهَا
بِغَٓائِب۪ينَۜ
Oradan bir daha ayrılamazlar.[16]
وَمَٓا
اَدْرٰيكَ
مَا
يَوْمُ
الدّ۪ينِۙ
Din gününün ne olduğunu sen nereden bilirsin?[17]
ثُمَّ
مَٓا
اَدْرٰيكَ
مَا
يَوْمُ
الدّ۪ينِۜ
Evet, din gününün ne olduğunu nereden bileceksin?[18]
وَمَٓا
اَدْرٰيكَ
مَا
سِجّ۪ينٌۜ
Siccin’in ne olduğunu sen nerden bilirsin?[8]
وَمَا
يُكَذِّبُ
بِه۪ٓ
اِلَّا
كُلُّ
مُعْتَدٍ
اَث۪يمٍۙ
Oysa onu mütecaviz günahkardan başka kimse yalanlamaz.[12]
كَلَّا
بَلْ۔
رَانَ
عَلٰى
قُلُوبِهِمْ
مَا
كَانُوا
يَكْسِبُونَ
Hayır, hayır; onların kazandıkları kalblerini paslandırıp körletmiştir.[14]
وَمَٓا
اَدْرٰيكَ
مَا
عِلِّيُّونَۜ
O yüksek katların ne olduğunu sen bilir misin?[19]
وَمَٓا
اُرْسِلُوا
عَلَيْهِمْ
حَافِظ۪ينَۜ
Oysa kendileri, inananlara gözcü olarak gönderilmemişlerdi.[33]
هَلْ
ثُوِّبَ
الْكُفَّارُ
مَا
كَانُوا
يَفْعَلُونَ
Tahtlar üzerinde, inkarcıların yaptıkları şeylerin karşılığının nasıl verildiğini seyrederler.[35-6]
وَاَلْقَتْ
مَا
ف۪يهَا
وَتَخَلَّتْۙ
Yer düzeltilip, içinde olanları dışarı atarak boşaldığı zaman ve yer Rabbine boyun eğdiği zaman, ki yer boyun eğecektir[3-5]
وَالَّيْلِ
وَمَا
وَسَقَۙ
Geceye ve gecenin içinde olan şeylere and olsun;[17]
Yükleniyor...