ا ل 📊 Kök haritası

Bu kök toplamda 4087 ayette 8.371 kelime olarak geçmektedir.

Mekkî: 2922 ayet / 5.231 kelime Medenî: 1165 ayet / 3.140 kelime

Harf: 8.371 kelime

وَقَالُوا يَا وَيْلَنَا هٰذَا يَوْمُ الدّ۪ينِ
Şöyle derler: «Vay bize! İşte bu ceza günüdür.»[20]
هٰذَا يَوْمُ الْفَصْلِ الَّذ۪ي كُنْتُمْ بِه۪ تُكَذِّبُونَ۟
Onlara: «İşte bu, yalanladığınız hüküm günüdür» denir.[21]
مِنْ دُونِ اللّٰهِ فَاهْدُوهُمْ اِلٰى صِرَاطِ الْجَح۪يمِۙ
İlgililere şöyle emredilir: «Zulmedenleri, onlarla işbirliği edenleri ve Allah’ı bırakıp da taptıklarını derleyin. Onları cehennem yoluna koyun.»[22-23]
بَلْ هُمُ الْيَوْمَ مُسْتَسْلِمُونَ
Hayır; bugün onların hepsi teslim olmuşlardır.[26]
قَالُٓوا اِنَّكُمْ كُنْتُمْ تَأْتُونَنَا عَنِ الْيَم۪ينِ
İleri gelenlerine: «Doğrusu siz bize sureti hakdan görünürdünüz» derler.[28]
فَاِنَّهُمْ يَوْمَئِذٍ فِي الْعَذَابِ مُشْتَرِكُونَ
O gün hepsi azabda birleşirler.[33]
اِنَّا كَذٰلِكَ نَفْعَلُ بِالْمُجْرِم۪ينَ
Doğrusu suçlulara böyle yaparız.[34]
بَلْ جَٓاءَ بِالْحَقِّ وَصَدَّقَ الْمُرْسَل۪ينَ
Hayır; o, gerçeği getirmiş ve peygamberleri doğrulamıştı.[37]
اِنَّكُمْ لَذَٓائِقُوا الْعَذَابِ الْاَل۪يمِۚ
Şüphesiz siz can yakıcı azabı tadacaksınız.[38]
اِلَّا عِبَادَ اللّٰهِ الْمُخْلَص۪ينَ
Ancak Allah’a içten bağlı kullar bunun dışındadır.[40]
ف۪ي جَنَّاتِ النَّع۪يمِۙ
İşte bildirilen rızık ve meyveler onlaradır. Nimet cennetlerinde, karşılıklı tahtlar üzerinde kendilerine ikram olunur.[41-44]
بَيْضَٓاءَ لَذَّةٍ لِلشَّارِب۪ينَۚ
Baş ağrısı vermeyen, sarhoş etmeyen, içenlere zevk bahşeden bembeyaz bir kaynaktan doldurulmuş kadehler sunulur.[45-47]
وَعِنْدَهُمْ قَاصِرَاتُ الطَّرْفِ ع۪ينٌۙ
Yanlarında, örtülü yumurta gibi (bembeyaz), bakışlarını da yalnız eşlerine çevirmiş güzel gözlüler vardır.[48-49]
يَقُولُ اَئِنَّكَ لَمِنَ الْمُصَدِّق۪ينَ
İçlerinden biri şöyle der: «Benim bir dostum vardı, bana: ’Sen de mi, ölüp toprak ve kemik olduğumuz zaman dirilerek ceza göreceğimizi tasdik edenlerdensin?’ derdi.»[51-53]
فَاطَّـلَعَ فَرَاٰهُ ف۪ي سَوَٓاءِ الْجَح۪يمِ
Bir bakar onu cehennemin ortasında görür.[55]
وَلَوْلَا نِعْمَةُ رَبّ۪ي لَكُنْتُ مِنَ الْمُحْضَر۪ينَ
«Eğer Rabbimin lütfu olmasaydı ben de oraya götürülenlerden olurdum.»[57]
اِلَّا مَوْتَتَنَا الْاُو۫لٰى وَمَا نَحْنُ بِمُعَذَّب۪ينَ
«Birinci ölümden sonra bir daha ölmeyeceğiz değil mi? Azap da görmeyeceğiz ha?»[58-59]
اِنَّ هٰذَا لَهُوَ الْفَوْزُ الْعَظ۪يمُ
İşte büyük kurtuluş şüphesiz budur.[60]
لِمِثْلِ هٰذَا فَلْيَعْمَلِ الْعَامِلُونَ
Çalışanlar bunun için çalışsın.[61]
اَذٰلِكَ خَيْرٌ نُزُلاً اَمْ شَجَرَةُ الزَّقُّومِ
Konukluk olarak bu mu iyidir, yoksa zakkum ağacı mı?[62]
Yükleniyor...