ا ل 📊 Kök haritası

Bu kök toplamda 4087 ayette 8.371 kelime olarak geçmektedir.

Mekkî: 2922 ayet / 5.231 kelime Medenî: 1165 ayet / 3.140 kelime

Harf: 8.371 kelime

فَاَرَادُوا بِه۪ كَيْداً فَجَعَلْنَاهُمُ الْاَسْفَل۪ينَ
Ona düzen kurmak istediler, ama Biz onları altettik.[98]
رَبِّ هَبْ ل۪ي مِنَ الصَّالِح۪ينَ
«Rabbim! Bana iyilerden olacak bir çocuk ver» diye yalvardı.[100]
فَلَمَّا بَلَغَ مَعَهُ السَّعْيَ قَالَ يَا بُنَيَّ اِنّ۪ٓي اَرٰى فِي الْمَنَامِ اَنّ۪ٓي اَذْبَحُكَ فَانْظُرْ مَاذَا تَرٰىۜ قَالَ يَٓا اَبَتِ افْعَلْ مَا تُؤْمَرُۘ سَتَجِدُن۪ٓي اِنْ شَٓاءَ اللّٰهُ مِنَ الصَّابِر۪ينَ
Çocuk kendisinin yanısıra yürümeye başlayınca: «Ey oğulcuğum! Doğrusu ben uykuda iken seni boğazladığımı görüyorum, bir düşün, ne dersin?» dedi. «Ey babacığım! Ne ile emrolundunsa yap, Allah dilerse, sabredenlerden olduğumu göreceksin» dedi.[102]
فَلَمَّٓا اَسْلَمَا وَتَلَّهُ لِلْجَب۪ينِۚ
Böylece ikisi de Allah’ a teslimiyet gösterip, babası oğlunu alnı üzerine yatırınca Biz: «Ey İbrahim! Rüyayı gerçek yaptın; işte biz iyi davrananları böylece mükafatlandırırız» diye seslendik.[103-105]
قَدْ صَدَّقْتَ الرُّءْيَاۚ اِنَّا كَذٰلِكَ نَجْزِي الْمُحْسِن۪ينَ
Böylece ikisi de Allah’ a teslimiyet gösterip, babası oğlunu alnı üzerine yatırınca Biz: «Ey İbrahim! Rüyayı gerçek yaptın; işte biz iyi davrananları böylece mükafatlandırırız» diye seslendik.[103-105]
اِنَّ هٰذَا لَهُوَ الْبَلٰٓؤُا الْمُب۪ينُ
Doğrusu bu apaçık bir deneme idi.[106]
وَتَرَكْنَا عَلَيْهِ فِي الْاٰخِر۪ينَ
Sonra gelenler içinde «İbrahim’e selam olsun» diye ona iyi bir ün bıraktık.[108-109]
كَذٰلِكَ نَجْزِي الْمُحْسِن۪ينَ
İşte iyileri böylece mükafatlandırırız.[110]
اِنَّهُ مِنْ عِبَادِنَا الْمُؤْمِن۪ينَ
Doğrusu o, inanmış kullarımızdandı.[111]
وَبَشَّرْنَاهُ بِاِسْحٰقَ نَبِياًّ مِنَ الصَّالِح۪ينَ
Ona, iyilerden olan İshak’ı peygamber olarak müjdeledik.[112]
وَنَجَّيْنَاهُمَا وَقَوْمَهُمَا مِنَ الْكَرْبِ الْعَظ۪يمِۚ
İkisini ve milletlerini büyük bir sıkıntıdan kurtarmıştık.[115]
وَنَصَرْنَاهُمْ فَكَانُوا هُمُ الْغَالِب۪ينَۚ
Onlara yardım etmiştik de üstün gelmişlerdi.[116]
وَاٰتَيْنَاهُمَا الْكِتَابَ الْمُسْتَب۪ينَۚ
Her ikisine de, apaçık anlaşılan bir Kitap vermiştik.[117]
وَهَدَيْنَاهُمَا الصِّرَاطَ الْمُسْتَق۪يمَۚ
Her ikisini de doğru yola eriştirmiştik.[118]
وَتَرَكْنَا عَلَيْهِمَا فِي الْاٰخِر۪ينَ
Sonra gelenler içinde «Musa ve Harun’a selam olsun» diye iyi birer ün bıraktık.[119-120]
اِنَّا كَذٰلِكَ نَجْزِي الْمُحْسِن۪ينَ
Doğrusu Biz, iyileri böylece mükafatlandırırız.[121]
اِنَّهُمَا مِنْ عِبَادِنَا الْمُؤْمِن۪ينَ
İkisi de şüphesiz inanmış kullarımızdandı.[122]
وَاِنَّ اِلْيَاسَ لَمِنَ الْمُرْسَل۪ينَۜ
Doğrusu İlyas da peygamberlerdendir.[123]
اَتَدْعُونَ بَعْلاً وَتَذَرُونَ اَحْسَنَ الْخَالِق۪ينَۙ
Milletine: «Allah’a karşı gelmekten sakınmaz mısınız? Biçim verenlerin en iyisi olan, sizin de Rabbiniz, önceki babalarınızın da Rabbi bulunan Allah’ı bırakıp da Baal putuna mı taparsınız?» demişti.[124-126]
اَللّٰهَ رَبَّكُمْ وَرَبَّ اٰبَٓائِكُمُ الْاَوَّل۪ينَ
Milletine: «Allah’a karşı gelmekten sakınmaz mısınız? Biçim verenlerin en iyisi olan, sizin de Rabbiniz, önceki babalarınızın da Rabbi bulunan Allah’ı bırakıp da Baal putuna mı taparsınız?» demişti.[124-126]
Yükleniyor...