AYET LİSTE
بِسْمِ ٱللّٰهِ ٱلرَّحْمَٰنِ ٱلرَّحِيمِ
سَاُصْل۪يهِ
سَقَرَ
Ben onu sekara (cehenneme) sokacağım.[26]
وَمَٓا
اَدْرٰيكَ
مَا
سَقَرُۜ
Sen biliyor musun sekar nedir?[27]
لَا
تُبْق۪ي
وَلَا
تَذَرُۚ
Hem (bütün bedeni helâk eder, hiçbir şey) bırakmaz, hem (eski hale getirip tekrar azap etmekten) vazgeçmez o.[28]
عَلَيْهَا
تِسْعَةَ
عَشَرَۜ
Üzerinde ondokuz (muhafız melek) vardır.[30]
وَمَا
جَعَلْنَٓا
اَصْحَابَ
النَّارِ
اِلَّا
مَلٰٓئِكَةًۖ
وَمَا
جَعَلْنَا
عِدَّتَهُمْ
اِلَّا
فِتْنَةً
لِلَّذ۪ينَ
كَـفَرُواۙ
لِيَسْتَيْقِنَ
الَّذ۪ينَ
اُو۫تُوا
الْـكِتَابَ
وَيَزْدَادَ
الَّذ۪ينَ
اٰمَنُٓوا
ا۪يمَاناً
وَلَا
يَرْتَابَ
الَّذ۪ينَ
اُو۫تُوا
الْـكِتَابَ
وَالْمُؤْمِنُونَۙ
وَلِيَقُولَ
الَّذ۪ينَ
ف۪ي
قُلُوبِهِمْ
مَرَضٌ
وَالْـكَافِرُونَ
مَاذَٓا
اَرَادَ
اللّٰهُ
بِهٰذَا
مَثَلاًۜ
كَذٰلِكَ
يُضِلُّ
اللّٰهُ
مَنْ
يَشَٓاءُ
وَيَـهْد۪ي
مَنْ
يَشَٓاءُۜ
وَمَا
يَعْلَمُ
جُنُودَ
رَبِّكَ
اِلَّا
هُوَۜ
وَمَا
هِيَ
اِلَّا
ذِكْرٰى
لِلْبَشَرِ۟
Biz cehennemin işlerine bakmakla ancak melekleri görevlendirmişizdir. Onların sayısını da inkârcılar için sadece bir imtihan (vesilesi) yaptık ki, böylelikle, kendilerine kitap verilenler iyiden iyiye öğrensin, iman edenlerin imanını arttırsın; hem kendilerine kitap verilenler hem müminler şüpheye düşmesinler, kalplerinde hastalık bulunanlar ve kâfirler de: «Allah bu misalle ne demek istemiştir ki?» desinler. İşte Allah böylece, dilediğini sapıklıkta bırakır, dilediğini doğru yola eriştirir. Rabbinin ordularını, kendisinden başkası bilmez. Bu ise, insanlık için ancak bir öğüttür.[31]
كَلَّا
وَالْقَمَرِۙ
Hayır hayır (öğüt almazlar). Aya andolsun ki,[32]
وَالصُّبْحِ
اِذَٓا
اَسْفَرَۙ
Ağarmakta olan sabaha andolsun ki,[34]
اِنَّهَا
لَاِحْدَى
الْـكُبَرِۙ
O (cehennem), insanlık için, sizden ileri gitmek ya da geri kalmak isteyen kimseler için büyük uyarıcı musibetlerden biridir.[35-37]
نَذ۪يراً
لِلْبَشَرِۙ
O (cehennem), insanlık için, sizden ileri gitmek ya da geri kalmak isteyen kimseler için büyük uyarıcı musibetlerden biridir.[35-37]
لِمَنْ
شَٓاءَ
مِنْكُمْ
اَنْ
يَتَقَدَّمَ
اَوْ
يَتَاَخَّرَۜ
O (cehennem), insanlık için, sizden ileri gitmek ya da geri kalmak isteyen kimseler için büyük uyarıcı musibetlerden biridir.[35-37]
كُلُّ
نَفْسٍ
بِمَا
كَسَبَتْ
رَه۪ينَةٌۙ
Her nefis, kazandığına karşılık bir rehindir;[38]
اِلَّٓا
اَصْحَابَ
الْيَم۪ينِۜۛ
Ancak sağdakiler başka.[39]
ف۪ي
جَنَّاتٍۜۛ
يَتَسَٓاءَلُونَۙ
Onlar cennetler içindedir. Günahkârlara: Sizi şu yakıcı ateşe sokan nedir? diye uzaktan uzağa sorarlar.[40-42]
عَنِ
الْمُجْرِم۪ينَۙ
Onlar cennetler içindedir. Günahkârlara: Sizi şu yakıcı ateşe sokan nedir? diye uzaktan uzağa sorarlar.[40-42]
مَا
سَلَـكَكُمْ
ف۪ي
سَقَرَ
Onlar cennetler içindedir. Günahkârlara: Sizi şu yakıcı ateşe sokan nedir? diye uzaktan uzağa sorarlar.[40-42]
قَالُوا
لَمْ
نَكُ
مِنَ
الْمُصَلّ۪ينَۙ
Onlar şöyle cevap verirler: Biz namaz kılanlardan değildik,[43]
وَلَمْ
نَكُ
نُطْعِمُ
الْمِسْك۪ينَۙ
Yoksulu doyurmuyorduk,[44]
وَكُنَّا
نَخُوضُ
مَعَ
الْخَٓائِض۪ينَۙ
(Bâtıla) dalanlarla birlikte dalıyorduk,[45]
Yükleniyor...