AYET LİSTE

بِسْمِ ٱللّٰهِ ٱلرَّحْمَٰنِ ٱلرَّحِيمِ
يَقُولُ الْاِنْسَانُ يَوْمَئِذٍ اَيْنَ الْمَفَرُّۚ
O gün insan, «Kaçacak yer neresi!» diyecektir.[10]
كَلَّا لَا وَزَرَۚ
Hayır, hayır! (Kaçıp) sığınacak yer yoktur![11]
اِلٰى رَبِّكَ يَوْمَئِذٍۨ الْمُسْتَقَرُّۜ
O gün varıp durulacak yer, sadece Rabbinin huzurudur.[12]
يُنَبَّؤُا الْاِنْسَانُ يَوْمَئِذٍ بِمَا قَدَّمَ وَاَخَّرَۜ
O gün insana, ileri götürdüğü ve geri bıraktığı ne varsa bildirilir.[13]
بَلِ الْاِنْسَانُ عَلٰى نَفْسِه۪ بَص۪يرَةٌۙ
Artık insan, kendi kendinin şahididir.[14]
وَلَوْ اَلْقٰى مَعَاذ۪يرَهُۜ
İsterse özürlerini sayıp döksün.[15]
لَا تُحَرِّكْ بِه۪ لِسَانَكَ لِتَعْجَلَ بِه۪ۜ
(Resûlüm!) onu (vahyi) çarçabuk almak için dilini kımıldatma.[16]
اِنَّ عَلَيْنَا جَمْعَهُ وَقُرْاٰنَهُۚ
Şüphesiz onu, toplamak (senin kalbine yerleştirmek) ve onu okutmak bize aittir.[17]
فَاِذَا قَرَأْنَاهُ فَاتَّبِعْ قُرْاٰنَهُۚ
O halde, biz onu okuduğumuz zaman, sen onun okunuşunu takip et.[18]
ثُمَّ اِنَّ عَلَيْنَا بَيَانَهُۜ
Sonra şüphen olmasın ki, onu açıklamak da bize aittir.[19]
كَلَّا بَلْ تُحِبُّونَ الْعَاجِلَةَۙ
Hayır! Doğrusu siz, çarçabuk geçeni (dünya hayatını ve nimetlerini) seviyor, ahireti bırakıyorsunuz.[20-21]
وَتَذَرُونَ الْاٰخِرَةَۜ
Hayır! Doğrusu siz, çarçabuk geçeni (dünya hayatını ve nimetlerini) seviyor, ahireti bırakıyorsunuz.[20-21]
وُجُوهٌ يَوْمَئِذٍ نَاضِرَةٌۙ
Yüzler vardır ki, o gün ışıl ışıl parıldayacaktır.[22]
اِلٰى رَبِّهَا نَاظِرَةٌۚ
Rablerine bakacaklardır (O’nu göreceklerdir).[23]
وَوُجُوهٌ يَوْمَئِذٍ بَاسِرَةٌۙ
Yüzler de vardır ki, o gün buruşacaktır;[24]
تَظُنُّ اَنْ يُفْعَلَ بِهَا فَاقِرَةٌۜ
Kendilerinin, bel kemiklerini kıran bir felâkete uğratılacağını sezeceklerdir.[25]
كَلَّٓا اِذَا بَلَغَتِ التَّرَاقِيَۙ
Artık gözünüzü açın! Ne zaman ki can köprücük kemiğine dayanır,[26]
وَق۪يلَ مَنْ۔ رَاقٍۙ
«Tedavi edebilecek kimdir?» denir.[27]
وَظَنَّ اَنَّهُ الْفِرَاقُۙ
(Can çekişen) bunun gerçek bir ayrılış olduğunu anlar.[28]
وَالْتَفَّتِ السَّاقُ بِالسَّاقِۙ
Ve bacak bacağa dolaşır.[29]
Yükleniyor...