AYET LİSTE
بِسْمِ ٱللّٰهِ ٱلرَّحْمَٰنِ ٱلرَّحِيمِ
كَلَّا
لَئِنْ
لَمْ
يَنْتَهِ۬
لَنَسْفَعاً
بِالنَّاصِيَةِۙ
Hayır, hayır! Eğer vazgeçmezse, derhal onu alnından (perçeminden), o yalancı, günahkâr alından (perçemden) yakalarız (cehenneme atarız). O, hemen gidip meclisini (kendi taraftarlarını) çağırsın. Biz de zebânîleri çağıracağız. Hayır! Ona uyma! Allah’a secde et ve (yalnızca O’na) yaklaş![15-19]
نَاصِيَةٍ
كَاذِبَةٍ
خَاطِئَةٍۚ
Hayır, hayır! Eğer vazgeçmezse, derhal onu alnından (perçeminden), o yalancı, günahkâr alından (perçemden) yakalarız (cehenneme atarız). O, hemen gidip meclisini (kendi taraftarlarını) çağırsın. Biz de zebânîleri çağıracağız. Hayır! Ona uyma! Allah’a secde et ve (yalnızca O’na) yaklaş![15-19]
فَلْيَدْعُ
نَادِيَهُۙ
Hayır, hayır! Eğer vazgeçmezse, derhal onu alnından (perçeminden), o yalancı, günahkâr alından (perçemden) yakalarız (cehenneme atarız). O, hemen gidip meclisini (kendi taraftarlarını) çağırsın. Biz de zebânîleri çağıracağız. Hayır! Ona uyma! Allah’a secde et ve (yalnızca O’na) yaklaş![15-19]
سَنَدْعُ
الزَّبَانِيَةَۙ
Hayır, hayır! Eğer vazgeçmezse, derhal onu alnından (perçeminden), o yalancı, günahkâr alından (perçemden) yakalarız (cehenneme atarız). O, hemen gidip meclisini (kendi taraftarlarını) çağırsın. Biz de zebânîleri çağıracağız. Hayır! Ona uyma! Allah’a secde et ve (yalnızca O’na) yaklaş![15-19]
كَلَّاۜ
لَا
تُطِعْهُ
وَاسْجُدْ
وَاقْتَرِبْ ۩
Hayır, hayır! Eğer vazgeçmezse, derhal onu alnından (perçeminden), o yalancı, günahkâr alından (perçemden) yakalarız (cehenneme atarız). O, hemen gidip meclisini (kendi taraftarlarını) çağırsın. Biz de zebânîleri çağıracağız. Hayır! Ona uyma! Allah’a secde et ve (yalnızca O’na) yaklaş![15-19]
بِسْمِ ٱللّٰهِ ٱلرَّحْمَٰنِ ٱلرَّحِيمِ
اِنَّٓا
اَنْزَلْنَاهُ
ف۪ي
لَيْلَةِ
الْقَدْرِۚ
Biz onu (Kur’an’ı) Kadir gecesinde indirdik.[1]
وَمَٓا
اَدْرٰيكَ
مَا
لَيْلَةُ
الْقَدْرِۜ
Kadir gecesinin ne olduğunu sen bilir misin?[2]
لَيْلَةُ
الْقَدْرِ
خَيْرٌ
مِنْ
اَلْفِ
شَهْرٍۜ
Kadir gecesi, bin aydan hayırlıdır.[3]
تَنَزَّلُ
الْمَلٰٓئِكَةُ
وَالرُّوحُ
ف۪يهَا
بِاِذْنِ
رَبِّهِمْۚ
مِنْ
كُلِّ
اَمْرٍۙۛ
O gecede, Rablerinin izniyle melekler ve Ruh (Cebrail), her iş için iner dururlar.[4]
سَلَامٌ۠ۛ
هِيَ
حَتّٰى
مَطْلَعِ
الْفَجْرِ
O gece, esenlik doludur. Ta fecrin doğuşuna kadar.[5]
بِسْمِ ٱللّٰهِ ٱلرَّحْمَٰنِ ٱلرَّحِيمِ
لَمْ
يَكُنِ
الَّذ۪ينَ
كَفَرُوا
مِنْ
اَهْلِ
الْـكِتَابِ
وَالْمُشْرِك۪ينَ
مُنْفَكّ۪ينَ
حَتّٰى
تَأْتِيَهُمُ
الْبَيِّنَةُۙ
Apaçık delil kendilerine gelinceye kadar ehl-i kitaptan ve müşriklerden inkârcılar (küfürden) ayrılacak değillerdi.[1]
رَسُولٌ
مِنَ
اللّٰهِ
يَتْلُوا
صُحُفاً
مُطَهَّرَةًۙ
(İşte o apaçık delil,) Allah tarafından gönderilen ve en doğru hükümleri havi tertemiz sahifeleri okuyan bir elçidir.[2-3]
ف۪يهَا
كُتُبٌ
قَيِّمَةٌۜ
(İşte o apaçık delil,) Allah tarafından gönderilen ve en doğru hükümleri havi tertemiz sahifeleri okuyan bir elçidir.[2-3]
وَمَا
تَفَرَّقَ
الَّذ۪ينَ
اُو۫تُوا
الْـكِتَابَ
اِلَّا
مِنْ
بَعْدِ
مَا
جَٓاءَتْهُمُ
الْبَيِّنَةُۜ
Kendilerine kitap verilenler ancak o açık delil (Peygamber) kendilerine geldikten sonra ayrılığa düştüler.[4]
وَمَٓا
اُمِرُٓوا
اِلَّا
لِيَعْبُدُوا
اللّٰهَ
مُخْلِص۪ينَ
لَهُ
الدّ۪ينَ
حُنَفَٓاءَ
وَيُق۪يمُوا
الصَّلٰوةَ
وَيُؤْتُوا
الزَّكٰوةَ
وَذٰلِكَ
د۪ينُ
الْقَيِّمَةِۜ
Halbuki onlara ancak, dini yalnız O’na has kılarak ve hanifler olarak Allah’a kulluk etmeleri, namaz kılmaları ve zekât vermeleri emrolunmuştu. Sağlam din de budur.[5]
اِنَّ
الَّذ۪ينَ
كَفَرُوا
مِنْ
اَهْلِ
الْـكِتَابِ
وَالْمُشْرِك۪ينَ
ف۪ي
نَارِ
جَهَنَّمَ
خَالِد۪ينَ
ف۪يهَاۜ
اُو۬لٰٓئِكَ
هُمْ
شَرُّ
الْبَرِيَّةِۜ
Ehl-i kitap ve müşriklerden olan inkârcılar, içinde ebedî olarak kalacakları cehennem ateşindedirler. İşte halkın en şerlileri onlardır.[6]
اِنَّ
الَّذ۪ينَ
اٰمَنُوا
وَعَمِلُوا
الصَّالِحَاتِۙ
اُو۬لٰٓئِكَ
هُمْ
خَيْرُ
الْبَرِيَّةِۜ
İman edip sâlih ameller işleyenlere gelince, halkın en hayırlısı da onlardır.[7]
جَزَٓاؤُ۬هُمْ
عِنْدَ
رَبِّهِمْ
جَنَّاتُ
عَدْنٍ
تَجْر۪ي
مِنْ
تَحْتِهَا
الْاَنْهَارُ
خَالِد۪ينَ
ف۪يهَٓا
اَبَداًۜ
رَضِيَ
اللّٰهُ
عَنْهُمْ
وَرَضُوا
عَنْهُۜ
ذٰلِكَ
لِمَنْ
خَشِيَ
رَبَّهُ
Onların Rableri katındaki mükâfatları, zemininden ırmaklar akan, içinde devamlı olarak kalacakları Adn cennetleridir. Allah kendilerinden hoşnut olmuş, onlar da Allah’tan hoşnut olmuşlardır. Bu söylenenler hep Rabbinden korkan (O’na saygı gösterenler) içindir.[8]
بِسْمِ ٱللّٰهِ ٱلرَّحْمَٰنِ ٱلرَّحِيمِ
اِذَا
زُلْزِلَتِ
الْاَرْضُ
زِلْزَالَهَاۙ
Yerküre kendine has sarsıntısıyla sallandığı, toprak ağırlıklarını dışarı çıkardığı ve insan «Ne oluyor buna!» dediği vakit, işte o gün (yer) Rabbinin ona bildirmesiyle bütün haberlerini anlatır.[1-5]
وَاَخْرَجَتِ
الْاَرْضُ
اَثْقَالَهَاۙ
Yerküre kendine has sarsıntısıyla sallandığı, toprak ağırlıklarını dışarı çıkardığı ve insan «Ne oluyor buna!» dediği vakit, işte o gün (yer) Rabbinin ona bildirmesiyle bütün haberlerini anlatır.[1-5]
Yükleniyor...