AYET LİSTE

بِسْمِ ٱللّٰهِ ٱلرَّحْمَٰنِ ٱلرَّحِيمِ
يَوْمَ يَكُونُ النَّاسُ كَالْفَرَاشِ الْمَبْثُوثِۙ
İnsanların, ateşin etrafını sarmış pervaneler gibi olduğu, dağların da atılmış renkli yüne döğnüştüğü gündür (o Kâria!)[4-5]
وَتَكُونُ الْجِبَالُ كَالْعِهْنِ الْمَنْفُوشِۜ
İnsanların, ateşin etrafını sarmış pervaneler gibi olduğu, dağların da atılmış renkli yüne döğnüştüğü gündür (o Kâria!)[4-5]
فَاَمَّا مَنْ ثَقُلَتْ مَوَاز۪ينُهُۙ
O gün kimin tartılan ameli ağır gelirse işte o, hoşnut edici bir yaşayış içinde olur.[6-7]
فَهُوَ ف۪ي ع۪يشَةٍ رَاضِيَةٍۜ
O gün kimin tartılan ameli ağır gelirse işte o, hoşnut edici bir yaşayış içinde olur.[6-7]
وَاَمَّا مَنْ خَفَّتْ مَوَاز۪ينُهُۙ
Ameli yeğni olana gelince, işte onun anası (yeri, yurdu) Hâviye’ dir.[8-9]
فَاُمُّهُ هَاوِيَةٌۜ
Ameli yeğni olana gelince, işte onun anası (yeri, yurdu) Hâviye’ dir.[8-9]
وَمَٓا اَدْرٰيكَ مَا هِيَهْۜ
Nedir o (Hâviye) bilir misin? Kızgın ateş![10-11]
نَارٌ حَامِيَةٌ
Nedir o (Hâviye) bilir misin? Kızgın ateş![10-11]
بِسْمِ ٱللّٰهِ ٱلرَّحْمَٰنِ ٱلرَّحِيمِ
اَلْهٰيكُمُ التَّكَاثُرُۙ
Çokluk kuruntusu sizi o derece oyaladı ki, nihayet kabirleri ziğaret ettiniz.[1-2]
حَتّٰى زُرْتُمُ الْمَقَابِرَۜ
Çokluk kuruntusu sizi o derece oyaladı ki, nihayet kabirleri ziğaret ettiniz.[1-2]
كَلَّا سَوْفَ تَعْلَمُونَۙ
Hayır! Yakında bileceksiniz! Elbette yakında bileceksiniz![3-4]
ثُمَّ كَلَّا سَوْفَ تَعْلَمُونَۜ
Hayır! Yakında bileceksiniz! Elbette yakında bileceksiniz![3-4]
كَلَّا لَوْ تَعْلَمُونَ عِلْمَ الْيَق۪ينِۜ
Gerçek öyle değil! Kesin bilgi ile bilmiş olsaydınız, (orada) mutlaka cehennem ateşini görürdünüz. Sonra ahirette onu çıplak gözle göreceksiniz. Nihayet o gün (dünyada yararlandığınız) nimetlerden elbette ve elbette hesaba çekileceksiniz.[5-8]
لَتَرَوُنَّ الْجَح۪يمَۙ
Gerçek öyle değil! Kesin bilgi ile bilmiş olsaydınız, (orada) mutlaka cehennem ateşini görürdünüz. Sonra ahirette onu çıplak gözle göreceksiniz. Nihayet o gün (dünyada yararlandığınız) nimetlerden elbette ve elbette hesaba çekileceksiniz.[5-8]
ثُمَّ لَتَرَوُنَّهَا عَيْنَ الْيَق۪ينِۙ
Gerçek öyle değil! Kesin bilgi ile bilmiş olsaydınız, (orada) mutlaka cehennem ateşini görürdünüz. Sonra ahirette onu çıplak gözle göreceksiniz. Nihayet o gün (dünyada yararlandığınız) nimetlerden elbette ve elbette hesaba çekileceksiniz.[5-8]
ثُمَّ لَتُسْـَٔلُنَّ يَوْمَئِذٍ عَنِ النَّع۪يمِ
Gerçek öyle değil! Kesin bilgi ile bilmiş olsaydınız, (orada) mutlaka cehennem ateşini görürdünüz. Sonra ahirette onu çıplak gözle göreceksiniz. Nihayet o gün (dünyada yararlandığınız) nimetlerden elbette ve elbette hesaba çekileceksiniz.[5-8]
بِسْمِ ٱللّٰهِ ٱلرَّحْمَٰنِ ٱلرَّحِيمِ
وَالْعَصْرِۙ
Asra yemin ederim ki insan gerçekten ziyan içindedir. Bundan ancak iman edip iyi ameller işleyenler, birbirlerine hakkı tavsiye edenler ve sabrı tavsiye edenler müstesnadır.[1-3]
اِنَّ الْاِنْسَانَ لَف۪ي خُسْرٍۙ
Asra yemin ederim ki insan gerçekten ziyan içindedir. Bundan ancak iman edip iyi ameller işleyenler, birbirlerine hakkı tavsiye edenler ve sabrı tavsiye edenler müstesnadır.[1-3]
اِلَّا الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا وَعَمِلُوا الصَّالِحَاتِ وَتَوَاصَوْا بِالْحَقِّ وَتَوَاصَوْا بِالصَّبْرِ
Asra yemin ederim ki insan gerçekten ziyan içindedir. Bundan ancak iman edip iyi ameller işleyenler, birbirlerine hakkı tavsiye edenler ve sabrı tavsiye edenler müstesnadır.[1-3]
بِسْمِ ٱللّٰهِ ٱلرَّحْمَٰنِ ٱلرَّحِيمِ
وَيْلٌ لِكُلِّ هُمَزَةٍ لُمَزَةٍۨۙ
Arkadan çekiştirmeyi, yüze karşı eğlenmeyi âdet edinen herkesin vay haline! O ki, mal toplamış ve onu sayıp durmuştur.[1-2]
Yükleniyor...