AYET LİSTE
بِسْمِ ٱللّٰهِ ٱلرَّحْمَٰنِ ٱلرَّحِيمِ
وَقَالَ
الْاِنْسَانُ
مَا
لَهَاۚ
Yerküre kendine has sarsıntısıyla sallandığı, toprak ağırlıklarını dışarı çıkardığı ve insan «Ne oluyor buna!» dediği vakit, işte o gün (yer) Rabbinin ona bildirmesiyle bütün haberlerini anlatır.[1-5]
يَوْمَئِذٍ
تُحَدِّثُ
اَخْبَارَهَاۙ
Yerküre kendine has sarsıntısıyla sallandığı, toprak ağırlıklarını dışarı çıkardığı ve insan «Ne oluyor buna!» dediği vakit, işte o gün (yer) Rabbinin ona bildirmesiyle bütün haberlerini anlatır.[1-5]
بِاَنَّ
رَبَّكَ
اَوْحٰى
لَهَاۜ
Yerküre kendine has sarsıntısıyla sallandığı, toprak ağırlıklarını dışarı çıkardığı ve insan «Ne oluyor buna!» dediği vakit, işte o gün (yer) Rabbinin ona bildirmesiyle bütün haberlerini anlatır.[1-5]
يَوْمَئِذٍ
يَصْدُرُ
النَّاسُ
اَشْتَاتاً
لِيُرَوْا
اَعْمَالَهُمْۜ
O gün insanlar amellerini görmeleri (karşılığını almaları) için darmadağınık geri dönüp gelirler.[6]
فَمَنْ
يَعْمَلْ
مِثْقَالَ
ذَرَّةٍ
خَيْراً
يَرَهُۜ
Kim zerre miktarı hayır yapmışsa onu görür.[7]
وَمَنْ
يَعْمَلْ
مِثْقَالَ
ذَرَّةٍ
شَراًّ
يَرَهُ
Kim de zerre miktarı şer işlemişse onu görür.[8]
بِسْمِ ٱللّٰهِ ٱلرَّحْمَٰنِ ٱلرَّحِيمِ
وَالْعَـادِيَاتِ
ضَبْـحاًۙ
Harıl harıl koşanlara, (nallarıyla) çakarak kıvılcım saçanlara, (ansızın) sabah baskını yapanlara, orada tozu dumana katanlara, derken orada bir topluluğun ta ortasına girenlere yemin ederim ki insan, Rabbine karşı pek nankördür. Şüphesiz buna kendisi de şahittir ve o, mal sevgisine de aşırı derecede düşkündür.[1-8]
فَالْمُـورِيَاتِ
قَـدْحاًۙ
Harıl harıl koşanlara, (nallarıyla) çakarak kıvılcım saçanlara, (ansızın) sabah baskını yapanlara, orada tozu dumana katanlara, derken orada bir topluluğun ta ortasına girenlere yemin ederim ki insan, Rabbine karşı pek nankördür. Şüphesiz buna kendisi de şahittir ve o, mal sevgisine de aşırı derecede düşkündür.[1-8]
فَالْمُغ۪يرَاتِ
صُبْحاًۙ
Harıl harıl koşanlara, (nallarıyla) çakarak kıvılcım saçanlara, (ansızın) sabah baskını yapanlara, orada tozu dumana katanlara, derken orada bir topluluğun ta ortasına girenlere yemin ederim ki insan, Rabbine karşı pek nankördür. Şüphesiz buna kendisi de şahittir ve o, mal sevgisine de aşırı derecede düşkündür.[1-8]
فَاَثَرْنَ
بِه۪
نَقْعاًۙ
Harıl harıl koşanlara, (nallarıyla) çakarak kıvılcım saçanlara, (ansızın) sabah baskını yapanlara, orada tozu dumana katanlara, derken orada bir topluluğun ta ortasına girenlere yemin ederim ki insan, Rabbine karşı pek nankördür. Şüphesiz buna kendisi de şahittir ve o, mal sevgisine de aşırı derecede düşkündür.[1-8]
فَوَسَطْنَ
بِه۪
جَمْعاًۙ
Harıl harıl koşanlara, (nallarıyla) çakarak kıvılcım saçanlara, (ansızın) sabah baskını yapanlara, orada tozu dumana katanlara, derken orada bir topluluğun ta ortasına girenlere yemin ederim ki insan, Rabbine karşı pek nankördür. Şüphesiz buna kendisi de şahittir ve o, mal sevgisine de aşırı derecede düşkündür.[1-8]
اِنَّ
الْاِنْسَانَ
لِرَبِّه۪
لَكَنُودٌۚ
Harıl harıl koşanlara, (nallarıyla) çakarak kıvılcım saçanlara, (ansızın) sabah baskını yapanlara, orada tozu dumana katanlara, derken orada bir topluluğun ta ortasına girenlere yemin ederim ki insan, Rabbine karşı pek nankördür. Şüphesiz buna kendisi de şahittir ve o, mal sevgisine de aşırı derecede düşkündür.[1-8]
وَاِنَّهُ
عَلٰى
ذٰلِكَ
لَشَه۪يدٌۚ
Harıl harıl koşanlara, (nallarıyla) çakarak kıvılcım saçanlara, (ansızın) sabah baskını yapanlara, orada tozu dumana katanlara, derken orada bir topluluğun ta ortasına girenlere yemin ederim ki insan, Rabbine karşı pek nankördür. Şüphesiz buna kendisi de şahittir ve o, mal sevgisine de aşırı derecede düşkündür.[1-8]
وَاِنَّهُ
لِحُبِّ
الْخَيْرِ
لَشَد۪يدٌۜ
Harıl harıl koşanlara, (nallarıyla) çakarak kıvılcım saçanlara, (ansızın) sabah baskını yapanlara, orada tozu dumana katanlara, derken orada bir topluluğun ta ortasına girenlere yemin ederim ki insan, Rabbine karşı pek nankördür. Şüphesiz buna kendisi de şahittir ve o, mal sevgisine de aşırı derecede düşkündür.[1-8]
اَفَلَا
يَعْلَمُ
اِذَا
بُعْثِرَ
مَا
فِي
الْقُبُورِۙ
Kabirlerde bulunanlar diriltilip dışarı atıldığı ve kalplerde gizlenenler ortaya konduğu zaman insan (halinin ne olacağını) düşünmez mi? Şüphesiz Rableri o gün onlardan tamamıyle haberdardır.[9-11]
وَحُصِّلَ
مَا
فِي
الصُّدُورِۙ
Kabirlerde bulunanlar diriltilip dışarı atıldığı ve kalplerde gizlenenler ortaya konduğu zaman insan (halinin ne olacağını) düşünmez mi? Şüphesiz Rableri o gün onlardan tamamıyle haberdardır.[9-11]
اِنَّ
رَبَّهُمْ
بِهِمْ
يَوْمَئِذٍ
لَخَب۪يرٌ
Kabirlerde bulunanlar diriltilip dışarı atıldığı ve kalplerde gizlenenler ortaya konduğu zaman insan (halinin ne olacağını) düşünmez mi? Şüphesiz Rableri o gün onlardan tamamıyle haberdardır.[9-11]
بِسْمِ ٱللّٰهِ ٱلرَّحْمَٰنِ ٱلرَّحِيمِ
اَلْقَارِعَةُۙ
Kapı çalan! Nedir o kapı çalan? O kapı çalanın ne olduğunu bilir misin?[1-3]
مَا
الْقَارِعَةُۚ
Kapı çalan! Nedir o kapı çalan? O kapı çalanın ne olduğunu bilir misin?[1-3]
وَمَٓا
اَدْرٰيكَ
مَا
الْقَارِعَةُۜ
Kapı çalan! Nedir o kapı çalan? O kapı çalanın ne olduğunu bilir misin?[1-3]
Yükleniyor...