Kelime Haritası

لا

İşlevleri

Bu edat Kur'an'da 2 farklı görevde kullanılıyor.

1.283ayette
1.736kez geçiyor
94/114surede
Mekkî / Medenî
Mekkî %61 · Medenî %39
İlk inen ayet Alak 19

Kalıplaşmış ifadeler

Bu edatla birlikte en sık geçen kelime dizileri. Tıklayınca ifadenin geçtiği bütün ayetler aranır.

Sure dağılımı

Her kutu bir sure; renk koyulaştıkça o surede daha çok geçiyor. Mekkî Medenî

Vahiy sürecinde kullanım

Sureler iniş sırasıyla soldan sağa: ilk inen Alak'tan son inen sureye. Kavramın hangi dönemde öne çıktığını gösterir.

1. inen: Alak — 1 kez 2. inen: Kalem — 7 kez 3. inen: Müzzemmil — 1 kez 4. inen: Müddessir — 5 kez 5. inen: Fâtiha — 1 kez 6. inen: Tebbet — 0 kez 7. inen: Tekvîr — 1 kez 8. inen: A’lâ — 3 kez 9. inen: Leyl — 1 kez 10. inen: Fecr — 4 kez 11. inen: Duhâ — 2 kez 12. inen: İnşirâh — 0 kez 13. inen: Asr — 0 kez 14. inen: Âdiyât — 1 kez 15. inen: Kevser — 0 kez 16. inen: Tekâsür — 0 kez 17. inen: Mâ’ûn — 1 kez 18. inen: Kâfirûn — 4 kez 19. inen: Fil — 0 kez 20. inen: Felâk — 0 kez 21. inen: Nâs — 0 kez 22. inen: İhlâs — 0 kez 23. inen: Necm — 6 kez 24. inen: Abese — 1 kez 25. inen: Kadr — 0 kez 26. inen: Şems — 1 kez 27. inen: Bürûc — 0 kez 28. inen: Tîn — 0 kez 29. inen: Kureyş — 0 kez 30. inen: Kâri’a — 0 kez 31. inen: Kıyâme — 6 kez 32. inen: Hümeze — 0 kez 33. inen: Mürselât — 5 kez 34. inen: Kâf — 1 kez 35. inen: Beled — 2 kez 36. inen: Târık — 1 kez 37. inen: Kamer — 0 kez 38. inen: Sâd — 8 kez 39. inen: A’râf — 76 kez 40. inen: Cin — 9 kez 41. inen: Yâsîn — 24 kez 42. inen: Furkân — 21 kez 43. inen: Fâtır — 25 kez 44. inen: Meryem — 13 kez 45. inen: Tâ-Hâ — 49 kez 46. inen: Vâkı’a — 12 kez 47. inen: Şu’arâ — 24 kez 48. inen: Neml — 23 kez 49. inen: Kasas — 40 kez 50. inen: İsrâ — 36 kez 51. inen: Yûnus — 61 kez 52. inen: Hûd — 43 kez 53. inen: Yûsuf — 28 kez 54. inen: Hicr — 10 kez 55. inen: En’âm — 82 kez 56. inen: Sâffât — 11 kez 57. inen: Lokman — 14 kez 58. inen: Sebe’ — 20 kez 59. inen: Zümer — 18 kez 60. inen: Mü’min — 19 kez 61. inen: Fussilet — 21 kez 62. inen: Şûrâ — 11 kez 63. inen: Zuhruf — 11 kez 64. inen: Duhân — 6 kez 65. inen: Câsiye — 12 kez 66. inen: Ahkâf — 13 kez 67. inen: Zâriyât — 5 kez 68. inen: Gâşiye — 4 kez 69. inen: Kehf — 28 kez 70. inen: Nahl — 55 kez 71. inen: Nûh — 10 kez 72. inen: İbrahim — 12 kez 73. inen: Enbiyâ — 34 kez 74. inen: Mü’minûn — 23 kez 75. inen: Secde — 11 kez 76. inen: Tûr — 10 kez 77. inen: Mülk — 1 kez 78. inen: Hâkka — 8 kez 79. inen: Me’âric — 2 kez 80. inen: Nebe’ — 7 kez 81. inen: Nâzi’ât — 0 kez 82. inen: İnfitâr — 1 kez 83. inen: İnşikâk — 3 kez 84. inen: Rûm — 16 kez 85. inen: Ankebût — 13 kez 86. inen: Mutaffifîn — 1 kez 87. inen: Bakara — 185 kez 88. inen: Enfâl — 23 kez 89. inen: Âl-i İmrân — 71 kez 90. inen: Ahzâb — 33 kez 91. inen: Mümtehine — 16 kez 92. inen: Nisâ — 84 kez 93. inen: Zilzâl — 0 kez 94. inen: Hadîd — 10 kez 95. inen: Muhammed — 8 kez 96. inen: Ra’d — 14 kez 97. inen: Rahmân — 9 kez 98. inen: İnsan — 5 kez 99. inen: Talâk — 6 kez 100. inen: Beyyine — 0 kez 101. inen: Haşr — 15 kez 102. inen: Nûr — 29 kez 103. inen: Hac — 13 kez 104. inen: Münâfikûn — 7 kez 105. inen: Mücâdele — 7 kez 106. inen: Hucurât — 13 kez 107. inen: Tahrîm — 3 kez 108. inen: Teğâbun — 1 kez 109. inen: Saff — 4 kez 110. inen: Cum’a — 2 kez 111. inen: Fetih — 6 kez 112. inen: Mâide — 61 kez 113. inen: Tevbe — 72 kez 114. inen: Nasr — 0 kez
← ilk inenson inen →

Ayetler

Yâsîn suresi ✕ Süzgeci kaldır

19 ayet

لَقَدْ حَقَّ الْقَوْلُ عَلٰٓى اَكْثَرِهِمْ فَهُمْ لَا يُؤْمِنُونَ
And olsun ki, hüküm çoğunun aleyhine gerçekleşmiştir, bunun için artık inanmazlar.[7]
وَجَعَلْنَا مِنْ بَيْنِ اَيْد۪يهِمْ سَداًّ وَمِنْ خَلْفِهِمْ سَداًّ فَاَغْشَيْنَاهُمْ فَهُمْ لَا يُبْصِرُونَ
Önlerine ve arkalarına sed çekmişizdir. Gözlerini perdelediğimizden artık göremezler.[9]
وَسَوَٓاءٌ عَلَيْهِمْ ءَاَنْذَرْتَهُمْ اَمْ لَمْ تُنْذِرْهُمْ لَا يُؤْمِنُونَ
Onları uyarsan da uyarmasan da birdir, inanmazlar.[10]
اِتَّبِعُوا مَنْ لَا يَسْـَٔلُكُمْ اَجْراً وَهُمْ مُهْتَدُونَ
«Sizden bir ücret istemeyenlere uyun, onlar doğru yoldadırlar.»[21]
وَمَا لِيَ لَٓا اَعْبُدُ الَّذ۪ي فَطَرَن۪ي وَاِلَيْهِ تُرْجَعُونَ
«Beni yaratana ne diye kulluk etmeyeyim? Siz de O’na döneceksiniz.»[22]
ءَاَتَّخِذُ مِنْ دُونِه۪ٓ اٰلِهَةً اِنْ يُرِدْنِ الرَّحْمٰنُ بِضُرٍّ لَا تُغْنِ عَنّ۪ي شَفَاعَتُهُمْ شَيْـٔاً وَلَا يُنْقِذُونِۚ
«O’nu bırakıp da tanrılar edinir miyim? Eğer Rahman olan Allah bana bir zarar vermek isterse, o tanrıların şefaati bana fayda vermez, beni kurtaramazlar.»[23]
اَلَمْ يَرَوْا كَمْ اَهْلَكْنَا قَبْلَهُمْ مِنَ الْقُرُونِ اَنَّهُمْ اِلَيْهِمْ لَا يَرْجِعُونَ
Kendilerinden önce nice nesilleri yok ettiğimizi, onların bir daha kendilerine dönmediklerini görmezler mi?[31]
لِيَأْكُلُوا مِنْ ثَمَرِه۪ۙ وَمَا عَمِلَتْهُ اَيْد۪يهِمْۜ اَفَلَا يَشْكُرُونَ
Onun ve elleriyle yaptıklarının ürünlerini yesinler; şükretmezler mi?[35]
سُبْحَانَ الَّذ۪ي خَلَقَ الْاَزْوَاجَ كُلَّهَا مِمَّا تُنْبِتُ الْاَرْضُ وَمِنْ اَنْفُسِهِمْ وَمِمَّا لَا يَعْلَمُونَ
Yerin yetiştirdiklerinden, kendilerinden ve daha bilmediklerinden çift çift yaratan Allah münezzehtir.[36]
لَا الشَّمْسُ يَنْبَغ۪ي لَـهَٓا اَنْ تُدْرِكَ الْقَمَرَ وَلَا الَّيْلُ سَابِقُ النَّهَارِۜ وَكُلٌّ ف۪ي فَلَكٍ يَسْبَحُونَ
Aya erişmek güneşe düşmez. Gece de gündüzü geçemez. Her biri bir yörüngede yürürler.[40]
وَاِنْ نَشَأْ نُغْرِقْهُمْ فَلَا صَر۪يخَ لَهُمْ وَلَا هُمْ يُنْقَذُونَۙ
Dilesek, onları suda boğardık; ne yardımlarına koşan bulunur ve ne de kendileri kurtulabilirlerdi.[43]
فَلَا يَسْتَط۪يعُونَ تَوْصِيَةً وَلَٓا اِلٰٓى اَهْلِهِمْ يَرْجِعُونَ۟
O zaman, artık ne vasiyet edebilirler ne de ailelerine dönebilirler.[50]
فَالْيَوْمَ لَا تُظْلَمُ نَفْسٌ شَيْـٔاً وَلَا تُجْزَوْنَ اِلَّا مَا كُنْتُمْ تَعْمَلُونَ
Artık bugün kimseye hiçbir haksızlıkta bulunulmaz. İşlediklerinizden başkasıyla karşılık görmezsiniz.[54]
اَلَمْ اَعْهَدْ اِلَيْكُمْ يَا بَن۪ٓي اٰدَمَ اَنْ لَا تَعْبُدُوا الشَّيْطَانَۚ اِنَّهُ لَكُمْ عَدُوٌّ مُب۪ينٌۙ
Allah şöyle buyurur: Ey suçlular! Bugün müminlerden ayrılın. Ey insanoğulları! Ben size, şeytana tapmayın, o sizin için apaçık bir düşmandır, Bana kulluk edin, bu doğru yoldur, diye bildirmedim mi?[59-61]
وَلَوْ نَشَٓاءُ لَمَسَخْنَاهُمْ عَلٰى مَكَانَتِهِمْ فَمَا اسْتَطَاعُوا مُضِياًّ وَلَا يَرْجِعُونَ۟
Dilesek, onları oldukları yerde dondururduk da, ne ileri gidebilirler ve ne de geri dönebilirlerdi.[67]
وَمَنْ نُعَمِّرْهُ نُنَكِّسْهُ فِي الْخَلْقِۜ اَفَلَا يَعْقِلُونَ
Uzun ömürlü yaptığımızın hilkatini tersine çevirmişizdir. Akletmezler mi?[68]
وَلَهُمْ ف۪يهَا مَنَافِـعُ وَمَشَارِبُۜ اَفَلَا يَشْكُرُونَ
Onlarda daha nice faydalar, içecekler vardır; şükretmezler mi?[73]
لَا يَسْتَط۪يعُونَ نَصْرَهُمْۙ وَهُمْ لَهُمْ جُنْدٌ مُحْضَرُونَ
Oysa onlar yardım edemezler, ancak kendileri o tanrılara koruyuculuk için nöbet beklerler.[75]
فَلَا يَحْزُنْكَ قَوْلُهُمْۢ اِنَّا نَعْلَمُ مَا يُسِرُّونَ وَمَا يُعْلِنُونَ
Bunların sözü seni üzmesin. Biz onların gizlediklerini de, açığa vurduklarını da şüphesiz biliriz.[76]
Yükleniyor...