ك م
1.202ayette
2.285kez geçiyor
82/114surede
3farklı kelime
Mekkî / Medenî
Mekkî %50 · Medenî %50
İlk inen ayet (nüzul sırasıyla)
Kalem 6
2. inen sure
En çok geçtiği sure
Bakara
252 kez
Kelime ailesi
Bu kökten türeyen farklı kelimeler. Tıklayınca geçtiği ayetler listelenir.
Anlam yelpazesi
Kökün kelimelerinin Türkçe karşılıkları.
Size 380
Sizin üzerinize 161
Sizden 135
Sizin Rabbiniz 102
Umulur ki siz 68
Canlarınız 42
Kesinlikle siz 32
Aranızda 29
Size geldi 26
Seninle beraber 25
Sizi 24
Bazınız 20
Sizi yarattı 17
Sizden önce 17
Diğer 596 anlam
Nice 17
Siz 15
Ve size 15
Kalpleriniz 14
İçinizde 11
Mallarınız 11
Dönüşünüz 11
Sizden isterim 11
Ve sizin Rabbiniz 10
Size gelir 10
Sizin dininiz 10
Ve aranızda 10
Elleriniz 10
Sizin kadınlarınız 9
İşleriniz 9
Sizinle vuruşurlar 9
Size getirdi 8
Yeminleriniz 8
Sizi yarattık 8
Sizin ilahınız 7
Çocuklarınız 7
Sağ elleriniz 7
Sizin babalarınız 7
Sizi kıldı 7
Ortaklarınız 7
Sizin benzeriniz 7
Size rızık verdik 6
Sizin üstünüz 6
İnanmanız 6
Yüzleriniz 6
Sizden biri 6
Sizin yüz kızartıcı suçlarınız 6
Sizin evleriniz 6
Size yardım eder 6
Size isabet etti 6
Sizin eşleriniz 6
Anneleriniz 6
Size verdi 6
Size rızık verdi 6
Hemen size haber verir 6
Size getirir 6
Size hayat verir 5
Sizin oğullarınız 5
Size emreder 5
Sizi geri döndürürler 5
Sizin atalarınız 5
Size vaat eder 5
Sizin kötüleriniz 5
Sİzin mevlanız 5
Sizi inşa etti 5
Gününüz 5
Ve sizin atalarınız 5
Size rızık verir 5
Size fayda eder 5
Sizi öldürür 4
Kesinlikle size gelecek 4
Anlaşmanız 4
Sizin yurtlarınız 4
Sizin burhanınız 4
Size yol gösterdi 4
Sizi suçlar 4
Size öğüt verir 4
Size öğretti 4
Canlarınız için 4
Sadırlarınız 4
Size getirdim 4
Ve sizin canlarınız 4
Size isabet eder 4
Size yardım etti 4
Sizi çağırır 4
Sizin Rabbinize 4
Ve elleriniz 4
Sizi giderir 4
Ve ayaklarınız 4
Size azap eder 4
Sizi denemesi için 4
Size haber veririm 4
Kesinlikle siz mi? 4
Sizi vefat ettirir 4
İmkanınız 4
Size önerdi 4
Size verir 4
Hanginiz? 4
Sizin babanız 4
İlahlarınız 4
Sizi kurtardık 3
Size layık görürler 3
Size verdik 3
Öyleyse erkek kardeşleriniz 3
Kaç 3
Öyleyse size 3
Ve sizin oğullarınız 3
Size dokunur 3
Size zarar verir 3
Ökçeleriniz 3
Ve sizden 3
Sizden uzaklaştı 3
Mallarınız ile 3
Size geldiler 3
Arkanız 3
Size haber verir 3
Sizden başkası 3
Sizi kurtarır 3
Sizin katınızda 3
Sizi alması sebebiyle 3
Size ulaştırdım 3
Sizi çıkarır 3
Sizin yeriniz 3
Ve kesinlikle siz 3
Ve size rızık verdi 3
Ve sizin çocuklarınız 3
Sizin işiniz 3
Emriniz 3
Sizi görürüm 3
Size gösterir 3
Sizi korur 3
Size getiririm 3
Size gösteririrm 3
Sizin arkadaşınız 3
Ve sizi aldattı 3
Sizi üstün kıldım 2
İyileştireniniz 2
Hatalarınız 2
Ve size gösterir 2
Sizin elçiniz 2
Sizi kıldık 2
Ve size öğretir 2
Sizinle 2
Sizinle vuruştular 2
Elleriniz ile 2
Başlarınız 2
Sizi hayret ettirdi 2
Ekeneğiniz 2
Sizin adamlarınız 2
Size haber vereyim mi? 2
Sizi sakındırır 2
Ücretleriniz 2
Ve sizin kız kardeşleriniz 2
Sizin genç kızlarınız 2
Ve size yol gösterir 2
Sizin yüzlerinizi 2
Kesinlikle sizi toplayacak 2
Silahlarınız 2
Size fikir verir 2
Kesinlikle size suç işletmesin 2
Ve size verdi 2
Sizin çoğunuz 2
Sizin benzerleriniz 2
Size söylüyorum, gördün mü? 2
Sizin işitmeniz 2
Ayaklarınız 2
Ve sizi uyarırlar 2
Öyleyse size yol gösterdi 2
Sizi görür 2
Size ulaştırırım 2
Sizi uyarması için 2
Sizi geçti 2
Kasabanız 2
Düşmanınız 2
Size göstereceğim 2
Sizi çağırdı 2
Sizin gözleriniz 2
Ve sizin düşmanlığınız 2
Öyleyse size dokundu 2
Ve size yardım eder 2
Ve sizin erkek kardeşleriniz 2
Ve sizin eşleriniz 2
Sizin haberleriniz 2
Sizin çevreniz 2
Ve ortaklarınız 2
Size sordum 2
Sizi kurtardı 2
Ve sizi erteler 2
Size vaat etti 2
Sizin amacınız 2
Size dokundu 2
Size içecek kılarız 2
Sizin zorluğunuz 2
Ve sizi kıldık 2
Size rahmet eder 2
Sizi geri döndürür 2
Sizi çıkarırız 2
Size vay 2
Sizin büyüğünüz 2
Ve kesinlikle sizi astıracağım 2
İlahınız 2
Ümmetiniz 2
Sizi türetti 2
Sizin çağırmanız 2
Uğursuzluğunuz 2
Ve sizin barınağınız 2
Sizin yaratılmanız 2
Kesinlikle sizi aldatacak 2
Kesinlikle sizi aldatmasın 2
Sözünüz 2
Sizin velileriniz 2
Sizi çıkarması için 2
Sizden ister 2
Sizin zannınız 2
Size yol gösteririm 2
Sizi çağırırım 2
Ve sizi şekillendirdi 2
Sizin şekilleriniz 2
Sizi uyardım 2
Sizi toplar 2
Sİzin akrabalık bağlarınız 2
Sizin rızkınız 2
Özel konuşmanız 2
Size yasaklar 2
Ve sizi girdirir 2
Sizin koşmanız 2
Ve sizin yararlı hayvanlarınız için 2
Seninle beraberiz 1
Rabbinize 1
Sizin için 1
şahitlerinizi 1
Sonra size hayat verdi 1
Sözünüzü 1
Hemen sizi kurtardık 1
Sizin edinmeniz sebebiyle 1
Hemen sizi aldı 1
Sizi gönderdik 1
Ölümünüz 1
Sizinle tartışmaları için 1
Sizin kanlarınız 1
Size gelirler 1
Ve sizi aklar 1
Sizi anarım 1
Kesinlikle sizi deneyeceğiz 1
Sizi çıkardılar 1
İbadet yerleriniz 1
Sizin anmanız gibi 1
Öyleyse sizi sıkıntıya düşürdü 1
Sizi hayrete düşürdü 1
Size emretti 1
Yeminlerinizi 1
Sizi sınayan 1
Sadakalarınız 1
Ve size emreder 1
Size öğretir 1
Sizinle hesaplaşır 1
Sizi şekillendirir 1
Sizi sever 1
Ve size haber veririm 1
Ve size getirdim 1
Ve sizin kadınlarınız 1
Sizi saptırırlar 1
Sizinle tartışırlar 1
Size emreder mi? 1
Size verdim 1
Ve içinizde 1
Hemen sizi kurtardı 1
Size zarar verirler 1
Size döndürürler 1
Sizin dışınızda 1
Sizi şaşırtmakta yetersiz kalırlar 1
Severler 1
Sizinle karşılaştılar 1
Öfkeniz sebebiyle 1
Size yeter 1
Ve size gelirler 1
Size doğru söyledi 1
Size gösterdi 1
Sizi çevirdi 1
Sizi sınaması için 1
Diğerleriniz 1
Hemen sizi ödüllendirdi 1
Sizi ortada bırakır 1
Size kendiliğimizden uyduk 1
Sizi bilgi sahibi yapması 1
Size vasiyet eder 1
Ve sizin kızlarınız 1
Ve sizin halalarınız 1
Ve sizin teyzeleriniz 1
Ve anneleriniz 1
Sizi emzirdiler 1
Ve sizin üvey kızlarınız 1
Sizin yasaklarınız 1
Testisleriniz 1
İnanmanızı 1
Ve sizi girdiririz 1
Size itaat ettiler 1
Düşmanlarınızı 1
Tedbiriniz 1
Size yetişir 1
Öyleyse hemen sizinle vuruştular 1
Sizden ayrıldılar 1
Size güvenirler 1
Sizden ayrılırlar 1
Sizi fitneler 1
Ve sizin metalarınız 1
Onların tedbiri 1
Sizin yanlarınız 1
Sizin kuruntularınız ile 1
Üzerine 1
Ve size mani oluruz 1
Size azap etmek için 1
Sizi alıkoydular 1
Ve yiyeceğiniz 1
Başlarınızla 1
Sizi temizlemeyi 1
Sizinle anlaştı 1
Kesinlikle size suç işletecek 1
Ve kesinlikle sizi girdireceğim 1
Sizin yüz kızartıcı suçlarınız sebebiyle 1
Ve sizi kıldı 1
Arkalarınız 1
Öyleyse kesinlikle siz 1
Sizinle beraber 1
Sizin veliniz 1
Sizin aileleriniz 1
Ve sizi alıkoyar 1
Kesinlikle sizi deneyecek 1
Ve sizin mızraklarınız 1
Sizi fenalaştırır 1
Mecbur tutarsınız 1
Hemen size isabet etti 1
Sırrınız 1
Ve sizin açıkça söylemeniz 1
Sizi uyarmam için 1
Ve görme organlarınız 1
Hevesleriniz 1
Sİzi gönderir 1
Sizi karıştırır 1
Size bahşettik 1
Sizin sırtlarınız 1
Size katkıda bulunanlar 1
Sizi şuurlandırır 1
Sizinle mücadele etmeleri için 1
Sizin ikametgahınız 1
Sizden sonra 1
Sİzin şahitleriniz 1
Size rızık veririz 1
Sizi yerleştirdik 1
Sizi şekillendirdik 1
Sizin çirkin yerleriniz 1
Kesinlikle sizi fitnelemesin 1
Sizin anne babanız 1
Size başladı 1
Sizin süsünüz 1
Topluluğunuz 1
Ve sizi artırdı 1
Ve sizi yerleştirdi 1
Sizi çoğalttı 1
Sizin inancınız 1
Kesinlikle sizi astıracağım 1
Ve sizi halef kılar 1
Size ararım 1
Sizi üstün kıldı 1
Sizin hatalarınız 1
Kendiliğinden size uyarlar 1
Size yardım etmek 1
Size yardım eden 1
Sizi sardırır 1
Sizi temizlemesi için 1
Ordunuz 1
Sizi kapıp götürür 1
Hemen sizi barındırdı 1
Ve sizi destekledi 1
Görevleriniz 1
Ve sizi azaltır 1
Sizin üstünlüğünüz 1
Sizden yardım istediler 1
Öyleyse sizin üzerinize 1
Sizi eksiltirler 1
Sizin hakkınızda 1
Sizi razı ederler 1
Size başladılar 1
Ve sizin aşiretiniz 1
Çokluğunuz 1
Sizi zenginleştirir 1
Sizi artırdılar 1
Sizin aranız 1
Size ararlar 1
Sizi razı etmeleri için 1
Payınız ile 1
Sizi bindiririrm 1
Sizin alışverişinizle 1
Size yakın olurlar 1
Size kavrattı 1
Sizi gezdirir 1
Sizin azmanız 1
Hemen size haber veririz 1
Yerinizde kalın 1
Sizin kulluğunuz 1
Sizi metalandırır 1
Sizi zannederiz 1
Sizi azdırır 1
Ve sizi artırır 1
Kuvvetiniz 1
Ve sizi uygarlaştırdı 1
Sizin yurdunuz 1
Size muhalefet ederim 1
Size yasaklarım 1
Size emanet ederim 1
Size emanet ettim 1
Sizin atanız 1
Sizin halkınız 1
Kesinlikle sizi artıracağım 1
Size getiririz 1
Kesinlikle sizi çıkaracağız 1
Kesinlikle sizi yerleştireceğiz 1
Öyleyse size yol gösterdik 1
Ve size vaat ettim 1
Hemen sizden caydım 1
Sizi çağırdım 1
Sizin imdadınıza yetişen 1
Sizin dönüşümünüz 1
Sizin ağırlıklarınız 1
Sizi çıkardı 1
Sizin göçünüz 1
Sizin ikametiniz 1
Sizi dener 1
Kesinlikle sizi kıldı 1
Dilleriniz 1
Ve size yardım ettik 1
Size mi ayırdı? 1
Size karşılık 1
Sizi suda boğması sebebiyle 1
Hemen sizin Rabbiniz 1
Ne kadar 1
Gümüş paralarınız ile 1
Hemen size getirsin 1
Sizi taşlarlar 1
size 1
Size haber veririz 1
Sizden ayrılırım 1
Sizin yararlı hayvanlarınız 1
Sizi geri döndürürüz 1
Size vaat edilen zaman 1
Sizin kökünüzü kazıması sebebiyle 1
İkisi sizi çıkarır 1
Sizin yolunuz 1
Sizin tuzağınız 1
Ve sizinle vaatleştik 1
Anılmanız 1
Ve sizin meskenleriniz 1
Sizi deneriz 1
Sizi uyarırım 1
Sizin putlarınız 1
Sizi saklaması için 1
Size duyurdum 1
Sizin olgunluk yaşlarınız 1
Size hayat verdi 1
Sizi seçti 1
Size ad koydu 1
Size vaat mı eder? 1
Size unutturdular 1
Ve siz 1
Sizi alıkoymasın 1
Sizin dilleriniz ile 1
Sizin ağızlarınız ile 1
Sizin kullarınız 1
Ve sizin kadın köleleriniz 1
Ve sizin üzerinize 1
Sizden izin istesin 1
Üniformalarınız 1
Erkek kardeşleriniz 1
Kız kardeşleriniz 1
Amcalarınız 1
Sizin halalarınız 1
Dayılarınız 1
Sizin teyzeleriniz 1
Sizi yalanladılar 1
Sizden korktum 1
Sizi işitirler 1
Size fayda ederler 1
Size yardım ederler 1
Sizi seviyelendiririz 1
İşinize 1
Size getireceğim 1
Meskenleriniz 1
Kesinlikle sizi ufalayacak 1
Sizin hediyenize 1
Ve sizi kılar 1
Size yol gösterir 1
Size gösterecek 1
Hemen size haber veririm 1
Sizin toplantı yeriniz 1
Ve sizin ilahınız 1
Sizin dilleriniz 1
Ve sizin renkleriniz 1
Uyumanız 1
Ve araştırmanız 1
Sizin korkmanız gibi 1
Ve size tattırması için 1
Ve ancak siz 1
Sizin gönderilmeniz 1
Size göstermesi için 1
Sizi unuttuk 1
Sizin evlatlıklarınız 1
Sizin ağızlarınızla 1
Ve sizin mevlalarınız 1
Sizi savunur 1
Sizi incittiler 1
Haberleriniz 1
Ve size miras bıraktı 1
Ve sizi temizler 1
Kalpleriniz için 1
Size gösteririz 1
Sizi alıkoyduk 1
Sizi yaklaştırır 1
Sizi alıkoyar 1
Size öğüt veririm 1
Sizin arakdaşınızda 1
Sizin şirkiniz 1
Sizi yaşatırız 1
Ve size geldi 1
Kesinlikle sizi taşlayacağız 1
Ve kesinlikle size dokunacak 1
Sizin arkanız 1
Hemen sizi azdırdık 1
Kitabınızı 1
Sizi yaratır 1
Nefretiniz 1
Size gösteririm 1
Elçileriniz 1
Sizin olgunluk yaşları 1
Görme duyularınız 1
Derileriniz 1
Sizin Rabbinizi 1
Sizi yuvarladı 1
Sizi türetir 1
Ve size ayırdı 1
Kesinlikle sizi alıkoymasın 1
Size getirdik 1
Size getiren 1
Sizi unuturuz 1
Siz sebebiyle 1
Sizin iyileriniz 1
Sizin hayatınız 1
Ve size ulaştırırım 1
Size imkan verdik 1
Ve sizi kurtarır 1
Sizin döndüğünüz yer 1
Ve sizin ikametgahınız 1
Size itaat edeceğiz 1
Ve kesinlikle sizi deneyeceğiz 1
Sizi ayırarak tek bırakır 1
Hemen sizi üsteler 1
Kinleriniz 1
ama içinizden 1
sizden başka 1
sizin gibi 1
Kendiliğimizden size uyarız 1
Sizinle vuruştu 1
Size zafer kazandırdı 1
Ve sizi alıkoydular 1
Size isabet edecek olması sebebiyle 1
Sesleriniz 1
Size itaat eder 1
Sizin iki erkek kardeşiniz 1
En cömertiniz 1
Sizin en sığınanınız 1
Sizi eksiltir 1
Sizin dininizi 1
Sizin teslim etmeniz 1
Sizin fitneniz 1
Size mi? 1
Örtenleriniz mi? 1
Dayandığınız kimseler 1
Sizin örnekleriniz 1
Ve sizi inşa ederiz 1
Müjdeniz 1
Aydınlığınız 1
Ancak siz 1
Sizin barınağınız 1
Size yasakladı 1
Kesinlikle sana yardım edeceğiz 1
Sizi ele geçirirler 1
Sizi çıkarırlar 1
Ve sizi çıkardılar 1
Sizin çıkarılmanız 1
Sizinle karşılaşan 1
Sizi eğlendirmesin 1
-dığı şey 1
Gelir 1
Hemen sizden 1
Varlığınız 1
Ve aileleriniz 1
Suyunuz 1
Hanginizle 1
Sizi taşıdık 1
Sizi yetiştirdi 1
Ve sizi çıkarır 1
Sizi koydu 1
Sizi doyururuz 1
Sizi yaratırız 1
Ve size içecek kıldık 1
Sizi topladık 1
Ve sizi yarattık 1
Sizin uykunuz 1
Sizi artırırız 1
Sizi uyardık 1
Sizi eğlendirdi 1
Sizindir 1
Kavram ağı
Aynı ayette en çok birlikte geçtiği kökler (ayet sayısı). Tıklayınca ortak ayetler listelenir.
Sure dağılımı
Her kutu bir sure; renk koyulaştıkça o surede daha çok geçiyor. Mekkî Medenî
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
21
22
23
24
25
26
27
28
29
30
31
32
33
34
35
36
37
38
39
40
41
42
43
44
45
46
47
48
49
50
51
52
53
54
55
56
57
58
59
60
61
62
63
64
65
66
67
68
69
70
71
72
73
74
75
76
77
78
79
80
81
82
83
84
85
86
87
88
89
90
91
92
93
94
95
96
97
98
99
100
101
102
103
104
105
106
107
108
109
110
111
112
113
114
Vahiy sürecinde kullanım
Sureler iniş sırasıyla soldan sağa: ilk inen Alak'tan son inen sureye. Kavramın hangi dönemde öne çıktığını gösterir.
← ilk inenson inen →
Ayetler
“Sizden” ✕ Süzgeci kaldır
125 ayet
ثُمَّ
عَفَوْنَا
عَنْكُمْ
مِنْ
بَعْدِ
ذٰلِكَ
لَعَلَّكُمْ
تَشْكُرُونَ
Sonra bunun ardından, şükredersiniz diye, sizi bağışlamıştık.[52]
وَلَقَدْ
عَلِمْتُمُ
الَّذ۪ينَ
اعْتَدَوْا
مِنْكُمْ
فِي
السَّبْتِ
فَقُلْنَا
لَهُمْ
كُونُوا
قِرَدَةً
خَاسِـ۪ٔينَۚ
İçinizden cumartesi günü azgınlık edenleri elbette biliyorsunuz. Onlara «Aşağılık birer maymun olunuz» dedik; bunu, çağdaşlarına ve sonradan geleceklere bir ceza örneği ve Allah’a karşı gelmekten sakınanlara öğüt olsun diye yaptık.[65-66]
وَاِذْ
اَخَذْنَا
م۪يثَاقَ
بَن۪ٓي
اِسْرَٓائ۪لَ
لَا
تَعْبُدُونَ
اِلَّا
اللّٰهَ
وَبِالْوَالِدَيْنِ
اِحْسَاناً
وَذِي
الْقُرْبٰى
وَالْيَتَامٰى
وَالْمَسَاك۪ينِ
وَقُولُوا
لِلنَّاسِ
حُسْناً
وَاَق۪يمُوا
الصَّلٰوةَ
وَاٰتُوا
الزَّكٰوةَۜ
ثُمَّ
تَوَلَّيْتُمْ
اِلَّا
قَل۪يلاً
مِنْكُمْ
وَاَنْتُمْ
مُعْرِضُونَ
İsrailoğullarından, «Allah’tan başkasına kulluk etmeyin, anne babaya, yakınlara, yetimlere, düşkünlere iyilik edin, insanlarla güzel güzel konuşun, namazı kılın, zekatı verin» diye söz almıştık. Sonra siz pek azınız müstesna, döndünüz; hala da yüz çevirip duruyorsunuz.[83]
ثُمَّ
اَنْتُمْ
هٰٓؤُ۬لَٓاءِ
تَقْتُلُونَ
اَنْفُسَكُمْ
وَتُخْرِجُونَ
فَر۪يقاً
مِنْكُمْ
مِنْ
دِيَارِهِمْۘ
تَظَاهَرُونَ
عَلَيْهِمْ
بِالْاِثْمِ
وَالْعُدْوَانِۜ
وَاِنْ
يَأْتُوكُمْ
اُسَارٰى
تُفَادُوهُمْ
وَهُوَ
مُحَرَّمٌ
عَلَيْكُمْ
اِخْرَاجُهُمْۜ
اَفَتُؤْمِنُونَ
بِبَعْضِ
الْكِتَابِ
وَتَكْفُرُونَ
بِبَعْضٍۚ
فَمَا
جَزَٓاءُ
مَنْ
يَفْعَلُ
ذٰلِكَ
مِنْكُمْ
اِلَّا
خِزْيٌ
فِي
الْحَيٰوةِ
الدُّنْيَاۚ
وَيَوْمَ
الْقِيٰمَةِ
يُرَدُّونَ
اِلٰٓى
اَشَدِّ
الْعَذَابِۜ
وَمَا
اللّٰهُ
بِغَافِلٍ
عَمَّا
تَعْمَلُونَ
Sonra siz, birbirinizi öldüren, aranızdan bir takımı memleketlerinden süren, onlara karşı günah ve düşmanlıkta birleşen, onları çıkarmak haramken size esir olarak geldiklerinde fidyelerini vermeye kalkan kimselersiniz. Kitabın bir kısmına inanıp, bir kısmını inkar mı ediyorsunuz? Aranızda böyle yapanın cezası ancak dünya hayatında rezil olmaktır. Ahiret gününde de azabın en şiddetlisine onlar uğratılırlar. Allah yaptıklarınızdan gafil değildir.[85]
كَمَٓا
اَرْسَلْنَا
ف۪يكُمْ
رَسُولاً
مِنْكُمْ
يَتْلُوا
عَلَيْكُمْ
اٰيَاتِنَا
وَيُزَكّ۪يكُمْ
وَيُعَلِّمُكُمُ
الْكِتَابَ
وَالْحِكْمَةَ
وَيُعَلِّمُكُمْ
مَا
لَمْ
تَكُونُوا
تَعْلَمُونَۜ
Nitekim Biz size, ayetlerimizi okuyacak, sizi her kötülükten arıtacak, size kitabı ve hikmeti öğretecek ve bilmediklerinizi bildirecek aranızdan, bir Peygamber gönderdik.[151]
اَيَّاماً
مَعْدُودَاتٍۜ
فَمَنْ
كَانَ
مِنْكُمْ
مَر۪يضاً
اَوْ
عَلٰى
سَفَرٍ
فَعِدَّةٌ
مِنْ
اَيَّامٍ
اُخَرَۜ
وَعَلَى
الَّذ۪ينَ
يُط۪يقُونَهُ
فِدْيَةٌ
طَعَامُ
مِسْك۪ينٍۜ
فَمَنْ
تَطَوَّعَ
خَيْراً
فَهُوَ
خَيْرٌ
لَهُۜ
وَاَنْ
تَصُومُوا
خَيْرٌ
لَكُمْ
اِنْ
كُنْتُمْ
تَعْلَمُونَ
Ey İnananlar! Oruç, sizden öncekilere farz kılındığı gibi, Allah’a karşı gelmekten sakınasınız diye, size sayılı günlerde farz kılındı. İçinizden hasta olan veya yolculukta bulunan, tutamadığı günlerin sayısınca diğer günlerde tutar. Oruca dayanamıyanlar, bir düşkünü doyuracak kadar fidye verir. Kim gönülden iyilik yaparsa o iyilik kendisinedir. Oruç tutmanız eğer bilirseniz sizin için hayırlıdır.[183-184]
شَهْرُ
رَمَضَانَ
الَّذ۪ٓي
اُنْزِلَ
ف۪يهِ
الْقُرْاٰنُ
هُدًى
لِلنَّاسِ
وَبَيِّنَاتٍ
مِنَ
الْهُدٰى
وَالْفُرْقَانِۚ
فَمَنْ
شَهِدَ
مِنْكُمُ
الشَّهْرَ
فَلْيَصُمْهُۜ
وَمَنْ
كَانَ
مَر۪يضاً
اَوْ
عَلٰى
سَفَرٍ
فَعِدَّةٌ
مِنْ
اَيَّامٍ
اُخَرَۜ
يُر۪يدُ
اللّٰهُ
بِكُمُ
الْيُسْرَ
وَلَا
يُر۪يدُ
بِكُمُ
الْعُسْرَۘ
وَلِتُكْمِلُوا
الْعِدَّةَ
وَلِتُكَبِّرُوا
اللّٰهَ
عَلٰى
مَا
هَدٰيكُمْ
وَلَعَلَّكُمْ
تَشْكُرُونَ
Ramazan ayı, ki onda Kuran, insanlara yol gösterici ve doğruyu yanlıştan ayırıcı belgeler olarak indirildi. Sizden bu ayı idrak eden, onda oruç tutsun; hasta veya yolculukta olan, tutamadığı günlerin sayısınca diğer günlerde tutsun. Allah size kolaylık ister, zorluk istemez. Bu kolaylıkları, sayıyı tamamlamanız ve size yol gösterdiğine karşılık O’nu ululamanız için meşru kılmıştır; ola ki şükredersiniz.[185]
اُحِلَّ
لَكُمْ
لَيْلَةَ
الصِّيَامِ
الرَّفَثُ
اِلٰى
نِسَٓائِكُمْۜ
هُنَّ
لِبَاسٌ
لَكُمْ
وَاَنْتُمْ
لِبَاسٌ
لَهُنَّۜ
عَلِمَ
اللّٰهُ
اَنَّكُمْ
كُنْتُمْ
تَخْتَانُونَ
اَنْفُسَكُمْ
فَتَابَ
عَلَيْكُمْ
وَعَفَا
عَنْكُمْۚ
فَالْـٰٔنَ
بَاشِرُوهُنَّ
وَابْتَغُوا
مَا
كَتَبَ
اللّٰهُ
لَكُمْۖ
وَكُلُوا
وَاشْرَبُوا
حَتّٰى
يَتَبَيَّنَ
لَكُمُ
الْخَيْطُ
الْاَبْيَضُ
مِنَ
الْخَيْطِ
الْاَسْوَدِ
مِنَ
الْفَجْرِۖ
ثُمَّ
اَتِمُّوا
الصِّيَامَ
اِلَى
الَّيْلِۚ
وَلَا
تُبَاشِرُوهُنَّ
وَاَنْتُمْ
عَاكِفُونَۙ
فِي
الْمَسَاجِدِۜ
تِلْكَ
حُدُودُ
اللّٰهِ
فَلَا
تَقْرَبُوهَاۜ
كَذٰلِكَ
يُبَيِّنُ
اللّٰهُ
اٰيَاتِه۪
لِلنَّاسِ
لَعَلَّهُمْ
يَتَّقُونَ
Oruç tuttuğunuz günlerin gecesi kadınlarınıza yaklaşmanız size helal kılındı, onlar sizin örtünüz, siz de onların örtülerisiniz. Allah, nefsinize güvenemiyeceğinizi biliyordu, bu sebeple tevbenizi kabul edip sizi affetti; artık onlara yaklaşabilirsiniz. Allah’ın sizin için takdir ettiğini dileyin. Tan yerinde, beyaz iplik siyah iplikten sizce ayırdedilinceye kadar, yiyin için, sonra orucu geceye kadar tamamlayın. Mescidlerde itikafa çekildiğinizde kadınlarınıza yaklaşmayın. Allah insanlara yasaklardan sakınsınlar diye ayetlerini böylece apaçık bildirir.[187]
وَاَتِمُّوا
الْحَجَّ
وَالْعُمْرَةَ
لِلّٰهِۜ
فَاِنْ
اُحْصِرْتُمْ
فَمَا
اسْتَيْسَرَ
مِنَ
الْهَدْيِۚ
وَلَا
تَحْلِقُوا
رُؤُ۫سَكُمْ
حَتّٰى
يَبْلُغَ
الْهَدْيُ
مَحِلَّهُۜ
فَمَنْ
كَانَ
مِنْكُمْ
مَر۪يضاً
اَوْ
بِه۪ٓ
اَذًى
مِنْ
رَأْسِه۪
فَفِدْيَةٌ
مِنْ
صِيَامٍ
اَوْ
صَدَقَةٍ
اَوْ
نُسُكٍۚ
فَاِذَٓا
اَمِنْتُمْ۠
فَمَنْ
تَمَتَّعَ
بِالْعُمْرَةِ
اِلَى
الْحَجِّ
فَمَا
اسْتَيْسَرَ
مِنَ
الْهَدْيِۚ
فَمَنْ
لَمْ
يَجِدْ
فَصِيَامُ
ثَلٰثَةِ
اَيَّامٍ
فِي
الْحَجِّ
وَسَبْعَةٍ
اِذَا
رَجَعْتُمْۜ
تِلْكَ
عَشَرَةٌ
كَامِلَةٌۜ
ذٰلِكَ
لِمَنْ
لَمْ
يَكُنْ
اَهْلُهُ
حَاضِرِي
الْمَسْجِدِ
الْحَرَامِۜ
وَاتَّقُوا
اللّٰهَ
وَاعْلَمُٓوا
اَنَّ
اللّٰهَ
شَد۪يدُ
الْعِقَابِ۟
Başladığınız hac ve umreyi Allah için tamamlayın. Alıkonursanız, kolayınıza gelen bir kurban gönderin. Kurban, yerine ulaşıncaya kadar, başlarınızı tıraş etmeyin. İçinizde hasta olan veya başından rahatsız bulunan varsa fidye olarak ya oruç tutması, ya sadaka vermesi ya da kurban kesmesi gerekir. Güven içinde olursanız, hacca kadar umreden faydalanabilen kimseye kolayına gelen bir kurban kesmek, bulamayana, hac esnasında üç gün ve döndüğünüzde yedi gün, ki o tam on gündür oruç tutmak gerekir. Bu, ailesi Mescidi Haram’da oturmayan kimseler içindir. Allah’tan sakının ve Allah’ın cezasının şiddetli olacağını bilin.[196]
يَسْـَٔلُونَكَ
عَنِ
الشَّهْرِ
الْحَرَامِ
قِتَالٍ
ف۪يهِۜ
قُلْ
قِتَالٌ
ف۪يهِ
كَب۪يرٌۜ
وَصَدٌّ
عَنْ
سَب۪يلِ
اللّٰهِ
وَكُفْرٌ
بِه۪
وَالْمَسْجِدِ
الْحَرَامِ
وَاِخْرَاجُ
اَهْلِه۪
مِنْهُ
اَكْبَرُ
عِنْدَ
اللّٰهِۚ
وَالْفِتْنَةُ
اَكْبَرُ
مِنَ
الْقَتْلِۜ
وَلَا
يَزَالُونَ
يُقَاتِلُونَكُمْ
حَتّٰى
يَرُدُّوكُمْ
عَنْ
د۪ينِكُمْ
اِنِ
اسْتَطَاعُواۜ
وَمَنْ
يَرْتَدِدْ
مِنْكُمْ
عَنْ
د۪ينِه۪
فَيَمُتْ
وَهُوَ
كَافِرٌ
فَاُو۬لٰٓئِكَ
حَبِطَتْ
اَعْمَالُهُمْ
فِي
الدُّنْيَا
وَالْاٰخِرَةِۚ
وَاُو۬لٰٓئِكَ
اَصْحَابُ
النَّارِۚ
هُمْ
ف۪يهَا
خَـالِدُونَ
Sana hürmet edilen ayı, o aydaki savaşı sorarlar. De ki: «O ayda savaşmak büyük suçtur. Allah yolundan alıkoymak, O’nu inkar etmek, Mescidi Haram’a engel olmak ve halkını oradan çıkarmak Allah katında daha büyük suçtur. Fitne çıkarmak ise öldürmekten daha büyüktür». Güçleri yeterse, dininizden döndürünceye kadar sizinle savaşa devam ederler. İçinizden dininden dönüp kafir olarak ölen olursa, bunların işleri dünya ve ahirette boşa gitmiş olur. İşte cehennemlikler onlardır, onlar orada temellidirler.[217]
وَاِذَا
طَلَّقْتُمُ
النِّسَٓاءَ
فَبَلَغْنَ
اَجَلَهُنَّ
فَلَا
تَعْضُلُوهُنَّ
اَنْ
يَنْكِحْنَ
اَزْوَاجَهُنَّ
اِذَا
تَرَاضَوْا
بَيْنَهُمْ
بِالْمَعْرُوفِۜ
ذٰلِكَ
يُوعَظُ
بِه۪
مَنْ
كَانَ
مِنْكُمْ
يُؤْمِنُ
بِاللّٰهِ
وَالْيَوْمِ
الْاٰخِرِۜ
ذٰلِكُمْ
اَزْكٰى
لَكُمْ
وَاَطْهَرُۜ
وَاللّٰهُ
يَعْلَمُ
وَاَنْتُمْ
لَا
تَعْلَمُونَ
Kadınları boşadığınızda, müddetleri sona ermişse, kocaları ile birbirleriyle güzellikle anlaşmışlarsa evlenmelerine engel olmayın. İçinizden Allah’a ve ahiret gününe inanan kimse bundan ibret alır. Bu sizin için daha nezih ve daha paktır. Allah bilir, siz bilmezsiniz.[232]
وَالَّذ۪ينَ
يُتَوَفَّوْنَ
مِنْكُمْ
وَيَذَرُونَ
اَزْوَاجاً
يَتَرَبَّصْنَ
بِاَنْفُسِهِنَّ
اَرْبَعَةَ
اَشْهُرٍ
وَعَشْراًۚ
فَاِذَا
بَلَغْنَ
اَجَلَهُنَّ
فَلَا
جُنَاحَ
عَلَيْكُمْ
ف۪يمَا
فَعَلْنَ
ف۪ٓي
اَنْفُسِهِنَّ
بِالْمَعْرُوفِۜ
وَاللّٰهُ
بِمَا
تَعْمَلُونَ
خَب۪يرٌ
İçinizden ölenlerin bırakmış olduğu eşler kendi kendilerine dört ay on gün beklerler; müddetleri sona erdiğinde, onların kendi haklarında uygun şekilde yaptıklarından dolayı size sorumluluk yoktur. Allah işlediklerinizden haberdardır.[234]
وَالَّذ۪ينَ
يُتَوَفَّوْنَ
مِنْكُمْ
وَيَذَرُونَ
اَزْوَاجاًۚ
وَصِيَّةً
لِاَزْوَاجِهِمْ
مَتَاعاً
اِلَى
الْحَوْلِ
غَيْرَ
اِخْرَاجٍۚ
فَاِنْ
خَرَجْنَ
فَلَا
جُنَاحَ
عَلَيْكُمْ
ف۪ي
مَا
فَعَلْنَ
ف۪ٓي
اَنْفُسِهِنَّ
مِنْ
مَعْرُوفٍۜ
وَاللّٰهُ
عَز۪يزٌ
حَك۪يمٌ
İçinizden ölüp, eşler bırakacak olanlar, evlerinden çıkarılmaksızın, senesine kadar eşlerinin geçimini sağlayacak şeyi vasiyet etsinler; eğer çıkarlarsa kendilerinin meşru olarak yaptıklarından dolayı size sorumluluk yoktur. Allah güçlüdür, Hakim’dir.[240]
اِنْ
تُبْدُوا
الصَّدَقَاتِ
فَنِعِمَّا
هِيَۚ
وَاِنْ
تُخْفُوهَا
وَتُؤْتُوهَا
الْفُقَـرَٓاءَ
فَهُوَ
خَيْرٌ
لَكُمْۜ
وَيُكَفِّرُ
عَنْكُمْ
مِنْ
سَيِّـَٔاتِكُمْۜ
وَاللّٰهُ
بِمَا
تَعْمَلُونَ
خَب۪يرٌ
Sadakaları açıkça verirseniz o ne güzel! Eğer onları yoksullara gizlice verirseniz sizin için daha iyidir. Allah onları kötülüklerinizden bir kısmına karşı tutar. Allah işlediklerinizden haberdardır.[271]
وَلْتَكُنْ
مِنْكُمْ
اُمَّةٌ
يَدْعُونَ
اِلَى
الْخَيْرِ
وَيَأْمُرُونَ
بِالْمَعْرُوفِ
وَيَنْهَوْنَ
عَنِ
الْمُنْكَرِۜ
وَاُو۬لٰٓئِكَ
هُمُ
الْمُفْلِحُونَ
Sizden, iyiye çağıran, doğruluğu emreden ve fenalıktan meneden bir cemaat olsun. İşte başarıya erişenler yalnız onlardır.[104]
اِذْ
هَمَّتْ
طَٓائِفَتَانِ
مِنْكُمْ
اَنْ
تَفْشَلَاۙ
وَاللّٰهُ
وَلِيُّهُمَاۜ
وَعَلَى
اللّٰهِ
فَلْيَتَوَكَّلِ
الْمُؤْمِنُونَ
Sizden iki takım bozulup geri çekilmek üzere idi; oysa Allah onların dostu idi, inananlar yalnız Allah’a güvensinler.[122]
اِنْ
يَمْسَسْكُمْ
قَرْحٌ
فَقَدْ
مَسَّ
الْقَوْمَ
قَرْحٌ
مِثْلُهُۜ
وَتِلْكَ
الْاَيَّامُ
نُدَاوِلُهَا
بَيْنَ
النَّاسِۚ
وَلِيَعْلَمَ
اللّٰهُ
الَّذ۪ينَ
اٰمَنُوا
وَيَتَّخِذَ
مِنْكُمْ
شُهَدَٓاءَۜ
وَاللّٰهُ
لَا
يُحِبُّ
الظَّالِم۪ينَۙ
Eğer siz (Uhud’da) bir yara almışsanız, (size düşman olan) o topluluk da (Bedir’de) benzeri bir yara almıştı. Böylece biz, Allah’ın gerçek müminleri ortaya çıkarması ve içinizden şahitler edinmesi için, bu günleri bazen lehe, bazen de aleyhe döndürüp duruyoruz. Allah, zulmedenleri sevmez.[140]
اَمْ
حَسِبْتُمْ
اَنْ
تَدْخُلُوا
الْجَنَّةَ
وَلَمَّا
يَعْلَمِ
اللّٰهُ
الَّذ۪ينَ
جَاهَدُوا
مِنْكُمْ
وَيَعْلَمَ
الصَّابِر۪ينَ
Yoksa içinizden Allah cihad edenleri ve sabredenleri belirtmeden cennete gireceğinizi mi sanıyordunuz?[142]
وَلَقَدْ
صَدَقَكُمُ
اللّٰهُ
وَعْدَهُٓ
اِذْ
تَحُسُّونَهُمْ
بِاِذْنِه۪ۚ
حَتّٰٓى
اِذَا
فَشِلْتُمْ
وَتَنَازَعْتُمْ
فِي
الْاَمْرِ
وَعَصَيْتُمْ
مِنْ
بَعْدِ
مَٓا
اَرٰيكُمْ
مَا
تُحِبُّونَۜ
مِنْكُمْ
مَنْ
يُر۪يدُ
الدُّنْيَا
وَمِنْكُمْ
مَنْ
يُر۪يدُ
الْاٰخِرَةَۚ
ثُمَّ
صَرَفَكُمْ
عَنْهُمْ
لِيَبْتَلِيَكُمْۚ
وَلَقَدْ
عَفَا
عَنْكُمْۜ
وَاللّٰهُ
ذُو
فَضْلٍ
عَلَى
الْمُؤْمِن۪ينَ
And olsun ki, Allah, size verdiği sözde durdu. Onun izniyle kafirleri kırıp biçiyordunuz, ama Allah size arzuladığınız zaferi gösterdikten sonra gevşeyip bu hususta çekiştiniz ve isyan ettiniz; sizden kimi dünyayı, kimi ahireti istiyordu; derken denemek için Allah sizi geri çevirip bozguna uğrattı. And olsun ki O, sizi bağışladı. Allah’ın inananlara nimeti boldur.[152]
ثُمَّ
اَنْزَلَ
عَلَيْكُمْ
مِنْ
بَعْدِ
الْغَمِّ
اَمَنَةً
نُعَاساً
يَغْشٰى
طَٓائِفَةً
مِنْكُمْۙ
وَطَٓائِفَةٌ
قَدْ
اَهَمَّتْهُمْ
اَنْفُسُهُمْ
يَظُنُّونَ
بِاللّٰهِ
غَيْرَ
الْحَقِّ
ظَنَّ
الْجَاهِلِيَّةِۜ
يَقُولُونَ
هَلْ
لَنَا
مِنَ
الْاَمْرِ
مِنْ
شَيْءٍۜ
قُلْ
اِنَّ
الْاَمْرَ
كُلَّهُ
لِلّٰهِۜ
يُخْفُونَ
ف۪ٓي
اَنْفُسِهِمْ
مَا
لَا
يُبْدُونَ
لَكَۜ
يَقُولُونَ
لَوْ
كَانَ
لَنَا
مِنَ
الْاَمْرِ
شَيْءٌ
مَا
قُتِلْنَا
هٰهُنَاۜ
قُلْ
لَوْ
كُنْتُمْ
ف۪ي
بُيُوتِكُمْ
لَبَرَزَ
الَّذ۪ينَ
كُتِبَ
عَلَيْهِمُ
الْقَتْلُ
اِلٰى
مَضَاجِعِهِمْۚ
وَلِيَبْتَلِيَ
اللّٰهُ
مَا
ف۪ي
صُدُورِكُمْ
وَلِيُمَحِّصَ
مَا
ف۪ي
قُلُوبِكُمْۜ
وَاللّٰهُ
عَل۪يمٌ
بِذَاتِ
الصُّدُورِ
Kederden sonra, bir takımınızı kendinden geçirecek şekilde size huzur ve emniyet indirdi; oysa bir takımınız da kendi derdlerine düşmüşlerdi. Haksız yere Allah hakkında, cahiliye devrinde olduğu gibi inanıyorlar. «Bu işte bizim bir fikrimiz var mı?» diyorlardı; De ki: «Buyruğun hepsi Allah’ındır». Sana açmadıklarını içlerinde gizliyorlar. «Bu işte bizim fikrimiz alınsaydı, burada öldürülmezdik» diyorlar. De ki: Evlerinizde olsaydınız, haklarında ölüm yazılı olan kimseler, yine de devrilecekleri yere varırlardı. Bu, Allah’ın içinizde olanı denemesi, kalblerinizde olanı arıtması içindir. Allah gönüllerde olanı bilir.[154]
Yükleniyor...