ك م

1.202ayette
2.285kez geçiyor
82/114surede
3farklı kelime
Mekkî / Medenî
Mekkî %50 · Medenî %50
İlk inen ayet (nüzul sırasıyla) Kalem 6 2. inen sure En çok geçtiği sure Bakara 252 kez

Kelime ailesi

Bu kökten türeyen farklı kelimeler. Tıklayınca geçtiği ayetler listelenir.

KelimeTürVezinAnlamAdet
لَكُمْ Zamir لَكُمْ Size 2264
كَمْ Harfi İstfiham كَمْ Nice 20
وَكَمْ İsim وَكَمْ Nice 1

Anlam yelpazesi

Kökün kelimelerinin Türkçe karşılıkları.

Diğer 596 anlam
Nice 17 Siz 15 Ve size 15 Kalpleriniz 14 İçinizde 11 Mallarınız 11 Dönüşünüz 11 Sizden isterim 11 Ve sizin Rabbiniz 10 Size gelir 10 Sizin dininiz 10 Ve aranızda 10 Elleriniz 10 Sizin kadınlarınız 9 İşleriniz 9 Sizinle vuruşurlar 9 Size getirdi 8 Yeminleriniz 8 Sizi yarattık 8 Sizin ilahınız 7 Çocuklarınız 7 Sağ elleriniz 7 Sizin babalarınız 7 Sizi kıldı 7 Ortaklarınız 7 Sizin benzeriniz 7 Size rızık verdik 6 Sizin üstünüz 6 İnanmanız 6 Yüzleriniz 6 Sizden biri 6 Sizin yüz kızartıcı suçlarınız 6 Sizin evleriniz 6 Size yardım eder 6 Size isabet etti 6 Sizin eşleriniz 6 Anneleriniz 6 Size verdi 6 Size rızık verdi 6 Hemen size haber verir 6 Size getirir 6 Size hayat verir 5 Sizin oğullarınız 5 Size emreder 5 Sizi geri döndürürler 5 Sizin atalarınız 5 Size vaat eder 5 Sizin kötüleriniz 5 Sİzin mevlanız 5 Sizi inşa etti 5 Gününüz 5 Ve sizin atalarınız 5 Size rızık verir 5 Size fayda eder 5 Sizi öldürür 4 Kesinlikle size gelecek 4 Anlaşmanız 4 Sizin yurtlarınız 4 Sizin burhanınız 4 Size yol gösterdi 4 Sizi suçlar 4 Size öğüt verir 4 Size öğretti 4 Canlarınız için 4 Sadırlarınız 4 Size getirdim 4 Ve sizin canlarınız 4 Size isabet eder 4 Size yardım etti 4 Sizi çağırır 4 Sizin Rabbinize 4 Ve elleriniz 4 Sizi giderir 4 Ve ayaklarınız 4 Size azap eder 4 Sizi denemesi için 4 Size haber veririm 4 Kesinlikle siz mi? 4 Sizi vefat ettirir 4 İmkanınız 4 Size önerdi 4 Size verir 4 Hanginiz? 4 Sizin babanız 4 İlahlarınız 4 Sizi kurtardık 3 Size layık görürler 3 Size verdik 3 Öyleyse erkek kardeşleriniz 3 Kaç 3 Öyleyse size 3 Ve sizin oğullarınız 3 Size dokunur 3 Size zarar verir 3 Ökçeleriniz 3 Ve sizden 3 Sizden uzaklaştı 3 Mallarınız ile 3 Size geldiler 3 Arkanız 3 Size haber verir 3 Sizden başkası 3 Sizi kurtarır 3 Sizin katınızda 3 Sizi alması sebebiyle 3 Size ulaştırdım 3 Sizi çıkarır 3 Sizin yeriniz 3 Ve kesinlikle siz 3 Ve size rızık verdi 3 Ve sizin çocuklarınız 3 Sizin işiniz 3 Emriniz 3 Sizi görürüm 3 Size gösterir 3 Sizi korur 3 Size getiririm 3 Size gösteririrm 3 Sizin arkadaşınız 3 Ve sizi aldattı 3 Sizi üstün kıldım 2 İyileştireniniz 2 Hatalarınız 2 Ve size gösterir 2 Sizin elçiniz 2 Sizi kıldık 2 Ve size öğretir 2 Sizinle 2 Sizinle vuruştular 2 Elleriniz ile 2 Başlarınız 2 Sizi hayret ettirdi 2 Ekeneğiniz 2 Sizin adamlarınız 2 Size haber vereyim mi? 2 Sizi sakındırır 2 Ücretleriniz 2 Ve sizin kız kardeşleriniz 2 Sizin genç kızlarınız 2 Ve size yol gösterir 2 Sizin yüzlerinizi 2 Kesinlikle sizi toplayacak 2 Silahlarınız 2 Size fikir verir 2 Kesinlikle size suç işletmesin 2 Ve size verdi 2 Sizin çoğunuz 2 Sizin benzerleriniz 2 Size söylüyorum, gördün mü? 2 Sizin işitmeniz 2 Ayaklarınız 2 Ve sizi uyarırlar 2 Öyleyse size yol gösterdi 2 Sizi görür 2 Size ulaştırırım 2 Sizi uyarması için 2 Sizi geçti 2 Kasabanız 2 Düşmanınız 2 Size göstereceğim 2 Sizi çağırdı 2 Sizin gözleriniz 2 Ve sizin düşmanlığınız 2 Öyleyse size dokundu 2 Ve size yardım eder 2 Ve sizin erkek kardeşleriniz 2 Ve sizin eşleriniz 2 Sizin haberleriniz 2 Sizin çevreniz 2 Ve ortaklarınız 2 Size sordum 2 Sizi kurtardı 2 Ve sizi erteler 2 Size vaat etti 2 Sizin amacınız 2 Size dokundu 2 Size içecek kılarız 2 Sizin zorluğunuz 2 Ve sizi kıldık 2 Size rahmet eder 2 Sizi geri döndürür 2 Sizi çıkarırız 2 Size vay 2 Sizin büyüğünüz 2 Ve kesinlikle sizi astıracağım 2 İlahınız 2 Ümmetiniz 2 Sizi türetti 2 Sizin çağırmanız 2 Uğursuzluğunuz 2 Ve sizin barınağınız 2 Sizin yaratılmanız 2 Kesinlikle sizi aldatacak 2 Kesinlikle sizi aldatmasın 2 Sözünüz 2 Sizin velileriniz 2 Sizi çıkarması için 2 Sizden ister 2 Sizin zannınız 2 Size yol gösteririm 2 Sizi çağırırım 2 Ve sizi şekillendirdi 2 Sizin şekilleriniz 2 Sizi uyardım 2 Sizi toplar 2 Sİzin akrabalık bağlarınız 2 Sizin rızkınız 2 Özel konuşmanız 2 Size yasaklar 2 Ve sizi girdirir 2 Sizin koşmanız 2 Ve sizin yararlı hayvanlarınız için 2 Seninle beraberiz 1 Rabbinize 1 Sizin için 1 şahitlerinizi 1 Sonra size hayat verdi 1 Sözünüzü 1 Hemen sizi kurtardık 1 Sizin edinmeniz sebebiyle 1 Hemen sizi aldı 1 Sizi gönderdik 1 Ölümünüz 1 Sizinle tartışmaları için 1 Sizin kanlarınız 1 Size gelirler 1 Ve sizi aklar 1 Sizi anarım 1 Kesinlikle sizi deneyeceğiz 1 Sizi çıkardılar 1 İbadet yerleriniz 1 Sizin anmanız gibi 1 Öyleyse sizi sıkıntıya düşürdü 1 Sizi hayrete düşürdü 1 Size emretti 1 Yeminlerinizi 1 Sizi sınayan 1 Sadakalarınız 1 Ve size emreder 1 Size öğretir 1 Sizinle hesaplaşır 1 Sizi şekillendirir 1 Sizi sever 1 Ve size haber veririm 1 Ve size getirdim 1 Ve sizin kadınlarınız 1 Sizi saptırırlar 1 Sizinle tartışırlar 1 Size emreder mi? 1 Size verdim 1 Ve içinizde 1 Hemen sizi kurtardı 1 Size zarar verirler 1 Size döndürürler 1 Sizin dışınızda 1 Sizi şaşırtmakta yetersiz kalırlar 1 Severler 1 Sizinle karşılaştılar 1 Öfkeniz sebebiyle 1 Size yeter 1 Ve size gelirler 1 Size doğru söyledi 1 Size gösterdi 1 Sizi çevirdi 1 Sizi sınaması için 1 Diğerleriniz 1 Hemen sizi ödüllendirdi 1 Sizi ortada bırakır 1 Size kendiliğimizden uyduk 1 Sizi bilgi sahibi yapması 1 Size vasiyet eder 1 Ve sizin kızlarınız 1 Ve sizin halalarınız 1 Ve sizin teyzeleriniz 1 Ve anneleriniz 1 Sizi emzirdiler 1 Ve sizin üvey kızlarınız 1 Sizin yasaklarınız 1 Testisleriniz 1 İnanmanızı 1 Ve sizi girdiririz 1 Size itaat ettiler 1 Düşmanlarınızı 1 Tedbiriniz 1 Size yetişir 1 Öyleyse hemen sizinle vuruştular 1 Sizden ayrıldılar 1 Size güvenirler 1 Sizden ayrılırlar 1 Sizi fitneler 1 Ve sizin metalarınız 1 Onların tedbiri 1 Sizin yanlarınız 1 Sizin kuruntularınız ile 1 Üzerine 1 Ve size mani oluruz 1 Size azap etmek için 1 Sizi alıkoydular 1 Ve yiyeceğiniz 1 Başlarınızla 1 Sizi temizlemeyi 1 Sizinle anlaştı 1 Kesinlikle size suç işletecek 1 Ve kesinlikle sizi girdireceğim 1 Sizin yüz kızartıcı suçlarınız sebebiyle 1 Ve sizi kıldı 1 Arkalarınız 1 Öyleyse kesinlikle siz 1 Sizinle beraber 1 Sizin veliniz 1 Sizin aileleriniz 1 Ve sizi alıkoyar 1 Kesinlikle sizi deneyecek 1 Ve sizin mızraklarınız 1 Sizi fenalaştırır 1 Mecbur tutarsınız 1 Hemen size isabet etti 1 Sırrınız 1 Ve sizin açıkça söylemeniz 1 Sizi uyarmam için 1 Ve görme organlarınız 1 Hevesleriniz 1 Sİzi gönderir 1 Sizi karıştırır 1 Size bahşettik 1 Sizin sırtlarınız 1 Size katkıda bulunanlar 1 Sizi şuurlandırır 1 Sizinle mücadele etmeleri için 1 Sizin ikametgahınız 1 Sizden sonra 1 Sİzin şahitleriniz 1 Size rızık veririz 1 Sizi yerleştirdik 1 Sizi şekillendirdik 1 Sizin çirkin yerleriniz 1 Kesinlikle sizi fitnelemesin 1 Sizin anne babanız 1 Size başladı 1 Sizin süsünüz 1 Topluluğunuz 1 Ve sizi artırdı 1 Ve sizi yerleştirdi 1 Sizi çoğalttı 1 Sizin inancınız 1 Kesinlikle sizi astıracağım 1 Ve sizi halef kılar 1 Size ararım 1 Sizi üstün kıldı 1 Sizin hatalarınız 1 Kendiliğinden size uyarlar 1 Size yardım etmek 1 Size yardım eden 1 Sizi sardırır 1 Sizi temizlemesi için 1 Ordunuz 1 Sizi kapıp götürür 1 Hemen sizi barındırdı 1 Ve sizi destekledi 1 Görevleriniz 1 Ve sizi azaltır 1 Sizin üstünlüğünüz 1 Sizden yardım istediler 1 Öyleyse sizin üzerinize 1 Sizi eksiltirler 1 Sizin hakkınızda 1 Sizi razı ederler 1 Size başladılar 1 Ve sizin aşiretiniz 1 Çokluğunuz 1 Sizi zenginleştirir 1 Sizi artırdılar 1 Sizin aranız 1 Size ararlar 1 Sizi razı etmeleri için 1 Payınız ile 1 Sizi bindiririrm 1 Sizin alışverişinizle 1 Size yakın olurlar 1 Size kavrattı 1 Sizi gezdirir 1 Sizin azmanız 1 Hemen size haber veririz 1 Yerinizde kalın 1 Sizin kulluğunuz 1 Sizi metalandırır 1 Sizi zannederiz 1 Sizi azdırır 1 Ve sizi artırır 1 Kuvvetiniz 1 Ve sizi uygarlaştırdı 1 Sizin yurdunuz 1 Size muhalefet ederim 1 Size yasaklarım 1 Size emanet ederim 1 Size emanet ettim 1 Sizin atanız 1 Sizin halkınız 1 Kesinlikle sizi artıracağım 1 Size getiririz 1 Kesinlikle sizi çıkaracağız 1 Kesinlikle sizi yerleştireceğiz 1 Öyleyse size yol gösterdik 1 Ve size vaat ettim 1 Hemen sizden caydım 1 Sizi çağırdım 1 Sizin imdadınıza yetişen 1 Sizin dönüşümünüz 1 Sizin ağırlıklarınız 1 Sizi çıkardı 1 Sizin göçünüz 1 Sizin ikametiniz 1 Sizi dener 1 Kesinlikle sizi kıldı 1 Dilleriniz 1 Ve size yardım ettik 1 Size mi ayırdı? 1 Size karşılık 1 Sizi suda boğması sebebiyle 1 Hemen sizin Rabbiniz 1 Ne kadar 1 Gümüş paralarınız ile 1 Hemen size getirsin 1 Sizi taşlarlar 1 size 1 Size haber veririz 1 Sizden ayrılırım 1 Sizin yararlı hayvanlarınız 1 Sizi geri döndürürüz 1 Size vaat edilen zaman 1 Sizin kökünüzü kazıması sebebiyle 1 İkisi sizi çıkarır 1 Sizin yolunuz 1 Sizin tuzağınız 1 Ve sizinle vaatleştik 1 Anılmanız 1 Ve sizin meskenleriniz 1 Sizi deneriz 1 Sizi uyarırım 1 Sizin putlarınız 1 Sizi saklaması için 1 Size duyurdum 1 Sizin olgunluk yaşlarınız 1 Size hayat verdi 1 Sizi seçti 1 Size ad koydu 1 Size vaat mı eder? 1 Size unutturdular 1 Ve siz 1 Sizi alıkoymasın 1 Sizin dilleriniz ile 1 Sizin ağızlarınız ile 1 Sizin kullarınız 1 Ve sizin kadın köleleriniz 1 Ve sizin üzerinize 1 Sizden izin istesin 1 Üniformalarınız 1 Erkek kardeşleriniz 1 Kız kardeşleriniz 1 Amcalarınız 1 Sizin halalarınız 1 Dayılarınız 1 Sizin teyzeleriniz 1 Sizi yalanladılar 1 Sizden korktum 1 Sizi işitirler 1 Size fayda ederler 1 Size yardım ederler 1 Sizi seviyelendiririz 1 İşinize 1 Size getireceğim 1 Meskenleriniz 1 Kesinlikle sizi ufalayacak 1 Sizin hediyenize 1 Ve sizi kılar 1 Size yol gösterir 1 Size gösterecek 1 Hemen size haber veririm 1 Sizin toplantı yeriniz 1 Ve sizin ilahınız 1 Sizin dilleriniz 1 Ve sizin renkleriniz 1 Uyumanız 1 Ve araştırmanız 1 Sizin korkmanız gibi 1 Ve size tattırması için 1 Ve ancak siz 1 Sizin gönderilmeniz 1 Size göstermesi için 1 Sizi unuttuk 1 Sizin evlatlıklarınız 1 Sizin ağızlarınızla 1 Ve sizin mevlalarınız 1 Sizi savunur 1 Sizi incittiler 1 Haberleriniz 1 Ve size miras bıraktı 1 Ve sizi temizler 1 Kalpleriniz için 1 Size gösteririz 1 Sizi alıkoyduk 1 Sizi yaklaştırır 1 Sizi alıkoyar 1 Size öğüt veririm 1 Sizin arakdaşınızda 1 Sizin şirkiniz 1 Sizi yaşatırız 1 Ve size geldi 1 Kesinlikle sizi taşlayacağız 1 Ve kesinlikle size dokunacak 1 Sizin arkanız 1 Hemen sizi azdırdık 1 Kitabınızı 1 Sizi yaratır 1 Nefretiniz 1 Size gösteririm 1 Elçileriniz 1 Sizin olgunluk yaşları 1 Görme duyularınız 1 Derileriniz 1 Sizin Rabbinizi 1 Sizi yuvarladı 1 Sizi türetir 1 Ve size ayırdı 1 Kesinlikle sizi alıkoymasın 1 Size getirdik 1 Size getiren 1 Sizi unuturuz 1 Siz sebebiyle 1 Sizin iyileriniz 1 Sizin hayatınız 1 Ve size ulaştırırım 1 Size imkan verdik 1 Ve sizi kurtarır 1 Sizin döndüğünüz yer 1 Ve sizin ikametgahınız 1 Size itaat edeceğiz 1 Ve kesinlikle sizi deneyeceğiz 1 Sizi ayırarak tek bırakır 1 Hemen sizi üsteler 1 Kinleriniz 1 ama içinizden 1 sizden başka 1 sizin gibi 1 Kendiliğimizden size uyarız 1 Sizinle vuruştu 1 Size zafer kazandırdı 1 Ve sizi alıkoydular 1 Size isabet edecek olması sebebiyle 1 Sesleriniz 1 Size itaat eder 1 Sizin iki erkek kardeşiniz 1 En cömertiniz 1 Sizin en sığınanınız 1 Sizi eksiltir 1 Sizin dininizi 1 Sizin teslim etmeniz 1 Sizin fitneniz 1 Size mi? 1 Örtenleriniz mi? 1 Dayandığınız kimseler 1 Sizin örnekleriniz 1 Ve sizi inşa ederiz 1 Müjdeniz 1 Aydınlığınız 1 Ancak siz 1 Sizin barınağınız 1 Size yasakladı 1 Kesinlikle sana yardım edeceğiz 1 Sizi ele geçirirler 1 Sizi çıkarırlar 1 Ve sizi çıkardılar 1 Sizin çıkarılmanız 1 Sizinle karşılaşan 1 Sizi eğlendirmesin 1 -dığı şey 1 Gelir 1 Hemen sizden 1 Varlığınız 1 Ve aileleriniz 1 Suyunuz 1 Hanginizle 1 Sizi taşıdık 1 Sizi yetiştirdi 1 Ve sizi çıkarır 1 Sizi koydu 1 Sizi doyururuz 1 Sizi yaratırız 1 Ve size içecek kıldık 1 Sizi topladık 1 Ve sizi yarattık 1 Sizin uykunuz 1 Sizi artırırız 1 Sizi uyardık 1 Sizi eğlendirdi 1 Sizindir 1

Kavram ağı

Aynı ayette en çok birlikte geçtiği kökler (ayet sayısı). Tıklayınca ortak ayetler listelenir.

Sure dağılımı

Her kutu bir sure; renk koyulaştıkça o surede daha çok geçiyor. Mekkî Medenî

Vahiy sürecinde kullanım

Sureler iniş sırasıyla soldan sağa: ilk inen Alak'tan son inen sureye. Kavramın hangi dönemde öne çıktığını gösterir.

1. inen: Alak — 0 kez 2. inen: Kalem — 9 kez 3. inen: Müzzemmil — 5 kez 4. inen: Müddessir — 2 kez 5. inen: Fâtiha — 0 kez 6. inen: Tebbet — 0 kez 7. inen: Tekvîr — 2 kez 8. inen: A’lâ — 0 kez 9. inen: Leyl — 2 kez 10. inen: Fecr — 0 kez 11. inen: Duhâ — 0 kez 12. inen: İnşirâh — 0 kez 13. inen: Asr — 0 kez 14. inen: Âdiyât — 0 kez 15. inen: Kevser — 0 kez 16. inen: Tekâsür — 1 kez 17. inen: Mâ’ûn — 0 kez 18. inen: Kâfirûn — 2 kez 19. inen: Fil — 0 kez 20. inen: Felâk — 0 kez 21. inen: Nâs — 0 kez 22. inen: İhlâs — 0 kez 23. inen: Necm — 8 kez 24. inen: Abese — 2 kez 25. inen: Kadr — 0 kez 26. inen: Şems — 0 kez 27. inen: Bürûc — 0 kez 28. inen: Tîn — 0 kez 29. inen: Kureyş — 0 kez 30. inen: Kâri’a — 0 kez 31. inen: Kıyâme — 0 kez 32. inen: Hümeze — 0 kez 33. inen: Mürselât — 5 kez 34. inen: Kâf — 2 kez 35. inen: Beled — 0 kez 36. inen: Târık — 0 kez 37. inen: Kamer — 3 kez 38. inen: Sâd — 5 kez 39. inen: A’râf — 118 kez 40. inen: Cin — 1 kez 41. inen: Yâsîn — 18 kez 42. inen: Furkân — 7 kez 43. inen: Fâtır — 17 kez 44. inen: Meryem — 5 kez 45. inen: Tâ-Hâ — 38 kez 46. inen: Vâkı’a — 8 kez 47. inen: Şu’arâ — 45 kez 48. inen: Neml — 20 kez 49. inen: Kasas — 18 kez 50. inen: İsrâ — 40 kez 51. inen: Yûnus — 46 kez 52. inen: Hûd — 64 kez 53. inen: Yûsuf — 27 kez 54. inen: Hicr — 6 kez 55. inen: En’âm — 105 kez 56. inen: Sâffât — 16 kez 57. inen: Lokman — 11 kez 58. inen: Sebe’ — 21 kez 59. inen: Zümer — 26 kez 60. inen: Mü’min — 44 kez 61. inen: Fussilet — 17 kez 62. inen: Şûrâ — 16 kez 63. inen: Zuhruf — 25 kez 64. inen: Duhân — 8 kez 65. inen: Câsiye — 16 kez 66. inen: Ahkâf — 12 kez 67. inen: Zâriyât — 9 kez 68. inen: Gâşiye — 0 kez 69. inen: Kehf — 22 kez 70. inen: Nahl — 66 kez 71. inen: Nûh — 16 kez 72. inen: İbrahim — 38 kez 73. inen: Enbiyâ — 31 kez 74. inen: Mü’minûn — 31 kez 75. inen: Secde — 8 kez 76. inen: Tûr — 3 kez 77. inen: Mülk — 15 kez 78. inen: Hâkka — 5 kez 79. inen: Me’âric — 0 kez 80. inen: Nebe’ — 5 kez 81. inen: Nâzi’ât — 3 kez 82. inen: İnfitâr — 1 kez 83. inen: İnşikâk — 0 kez 84. inen: Rûm — 26 kez 85. inen: Ankebût — 21 kez 86. inen: Mutaffifîn — 0 kez 87. inen: Bakara — 252 kez 88. inen: Enfâl — 63 kez 89. inen: Âl-i İmrân — 125 kez 90. inen: Ahzâb — 43 kez 91. inen: Mümtehine — 31 kez 92. inen: Nisâ — 148 kez 93. inen: Zilzâl — 0 kez 94. inen: Hadîd — 32 kez 95. inen: Muhammed — 24 kez 96. inen: Ra’d — 6 kez 97. inen: Rahmân — 1 kez 98. inen: İnsan — 4 kez 99. inen: Talâk — 9 kez 100. inen: Beyyine — 0 kez 101. inen: Haşr — 7 kez 102. inen: Nûr — 67 kez 103. inen: Hac — 33 kez 104. inen: Münâfikûn — 6 kez 105. inen: Mücâdele — 10 kez 106. inen: Hucurât — 25 kez 107. inen: Tahrîm — 9 kez 108. inen: Teğâbun — 15 kez 109. inen: Saff — 10 kez 110. inen: Cum’a — 5 kez 111. inen: Fetih — 18 kez 112. inen: Mâide — 114 kez 113. inen: Tevbe — 85 kez 114. inen: Nasr — 0 kez
← ilk inenson inen →

Ayetler

+ ش ي أ ile birlikte ✕ Süzgeci kaldır

127 ayet

هُوَ الَّذ۪ي خَلَقَ لَكُمْ مَا فِي الْاَرْضِ جَم۪يعاً ثُمَّ اسْتَوٰٓى اِلَى السَّمَٓاءِ فَسَوّٰيهُنَّ سَبْعَ سَمٰوَاتٍۜ وَهُوَ بِكُلِّ شَيْءٍ عَل۪يمٌ۟
Yerde olanların hepsini; sizin için yaratan O’dur. Sonra, göğe doğru yönelerek yedi gök olarak onları düzenlemiştir. O her şeyi bilir.[29]
وَاِذْ قُلْنَا ادْخُلُوا هٰذِهِ الْقَرْيَةَ فَكُلُوا مِنْهَا حَيْثُ شِئْتُمْ رَغَداً وَادْخُلُوا الْبَابَ سُجَّداً وَقُولُوا حِطَّةٌ نَغْفِرْ لَكُمْ خَطَايَاكُمْۜ وَسَنَز۪يدُ الْمُحْسِن۪ينَ
«Şu şehre girin, orada dilediğiniz gibi, bol bol yiyin, secde ederek kapısından girin, «bağışla!» deyin, Biz de yanılmalarınızı bağışlarız, iyilere daha da artırırız» demiştik.[58]
مَا يَوَدُّ الَّذ۪ينَ كَفَرُوا مِنْ اَهْلِ الْكِتَابِ وَلَا الْمُشْرِك۪ينَ اَنْ يُنَزَّلَ عَلَيْكُمْ مِنْ خَيْرٍ مِنْ رَبِّكُمْۜ وَاللّٰهُ يَخْتَصُّ بِرَحْمَتِه۪ مَنْ يَشَٓاءُۜ وَاللّٰهُ ذُو الْفَضْلِ الْعَظ۪يمِ
Kitap ehlinden ve Allah’a eş koşanlardan inkar edenler, Rabbinizden size bir iyilik gelmesini istemezler. Allah, rahmetini dilediğine tahsis eder. Allah büyük nimet sahibidir.[105]
وَدَّ كَث۪يرٌ مِنْ اَهْلِ الْكِتَابِ لَوْ يَرُدُّونَكُمْ مِنْ بَعْدِ ا۪يمَانِكُمْ كُفَّاراًۚ حَسَداً مِنْ عِنْدِ اَنْفُسِهِمْ مِنْ بَعْدِ مَا تَبَيَّنَ لَهُمُ الْحَقُّۚ فَاعْفُوا وَاصْفَحُوا حَتّٰى يَأْتِيَ اللّٰهُ بِاَمْرِه۪ۜ اِنَّ اللّٰهَ عَلٰى كُلِّ شَيْءٍ قَد۪يرٌ
Kitap ehlinin çoğu, hak kendilerine apaçık belli olduktan sonra, içlerindeki çekememezlikten ötürü, sizi, inandıktan sonra küfre döndürmeyi isterler. Allah’ın emri gelene kadar onları affedin, geçin. Allah muhakkak her şeye Kadir’dir.[109]
وَلِكُلٍّ وِجْهَةٌ هُوَ مُوَلّ۪يهَا فَاسْتَبِقُوا الْخَيْرَاتِۜ اَيْنَ مَا تَكُونُوا يَأْتِ بِكُمُ اللّٰهُ جَم۪يعاًۜ اِنَّ اللّٰهَ عَلٰى كُلِّ شَيْءٍ قَد۪يرٌ
Herkesin yöneldiği bir yön vardır. Hayırlı işlerde birbirinizle yarışın. Nerede olursanız olun Allah sizi bir araya toplar, Allah şüphesiz her şeye Kadir’dir.[148]
وَلَنَبْلُوَنَّكُمْ بِشَيْءٍ مِنَ الْخَوْفِ وَالْجُوعِ وَنَقْصٍ مِنَ الْاَمْوَالِ وَالْاَنْفُسِ وَالثَّمَرَاتِۜ وَبَشِّرِ الصَّابِر۪ينَۙ
Muhakkak sizi biraz korku, biraz açlık ve mallardan, canlardan, ürünlerden biraz eksiltmekle deneriz, sabredenleri müjdele.[155]
يَٓا اَيُّهَا الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا كُتِبَ عَلَيْكُمُ الْقِصَاصُ فِي الْقَتْلٰىۜ اَلْحُرُّ بِالْحُرِّ وَالْعَبْدُ بِالْعَبْدِ وَالْاُنْثٰى بِالْاُنْثٰىۜ فَمَنْ عُفِيَ لَهُ مِنْ اَخ۪يهِ شَيْءٌ فَاتِّبَاعٌ بِالْمَعْرُوفِ وَاَدَٓاءٌ اِلَيْهِ بِاِحْسَانٍۜ ذٰلِكَ تَخْف۪يفٌ مِنْ رَبِّكُمْ وَرَحْمَةٌۜ فَمَنِ اعْتَدٰى بَعْدَ ذٰلِكَ فَلَهُ عَذَابٌ اَل۪يمٌ
Ey İnananlar! Öldürülenler hakkında size kısas farz kılındı: Hür ile hür insan, köle ile köle ve kadın ile kadın. Öldüren, ölenin kardeşi tarafından bağışlanmışsa, kendisine örfe uymak ve bağışlayana güzellikle diyet ödemek gerekir. Bu, Rabbiniz’den bir hafifletme ve rahmettir. Bundan sonra tecavüzde bulunana elem verici azab vardır.[178]
كُتِبَ عَلَيْكُمُ الْقِتَالُ وَهُوَ كُرْهٌ لَكُمْۚ وَعَسٰٓى اَنْ تَكْرَهُوا شَيْـٔاً وَهُوَ خَيْرٌ لَكُمْۚ وَعَسٰٓى اَنْ تُحِبُّوا شَيْـٔاً وَهُوَ شَرٌّ لَكُمْۜ وَاللّٰهُ يَعْلَمُ وَاَنْتُمْ لَا تَعْلَمُونَ۟
Savaş, hoşunuza gitmediği halde size farz kılındı. İhtimal ki hoşlanmadığınız şey sizin iyiliğinizedir ve ihtimal ki sevdiğiniz bir şey sizin kötülüğünüzedir. Siz bilmezsiniz, Allah bilir.[216]
فِي الدُّنْيَا وَالْاٰخِرَةِۜ وَيَسْـَٔلُونَكَ عَنِ الْيَتَامٰىۜ قُلْ اِصْلَاحٌ لَهُمْ خَيْرٌۜ وَاِنْ تُخَالِطُوهُمْ فَاِخْوَانُكُمْۜ وَاللّٰهُ يَعْلَمُ الْمُفْسِدَ مِنَ الْمُصْلِحِۜ وَلَوْ شَٓاءَ اللّٰهُ لَاَعْنَتَكُمْۜ اِنَّ اللّٰهَ عَز۪يزٌ حَك۪يمٌ
Sana yetimleri sorarlar, de ki: «Onların işlerini düzeltmek hayırlıdır». Eğer onlarla bir arada yaşarsanız, artık onlar sizin kardeşlerinizdir. Allah düzeltenden bozanı ayırdetmesini bilir. Allah dileseydi sizi zora sokardı. Allah şüphesiz güçlüdür, Hakim’dir.[220]
نِسَٓاؤُ۬كُمْ حَرْثٌ لَكُمْۖ فَأْتُوا حَرْثَكُمْ اَنّٰى شِئْتُمْۘ وَقَدِّمُوا لِاَنْفُسِكُمْۜ وَاتَّقُوا اللّٰهَ وَاعْلَمُٓوا اَنَّكُمْ مُلَاقُوهُۜ وَبَشِّرِ الْمُؤْمِن۪ينَ
Kadınlarınız sizin tarlanızdır, tarlanıza istediğiniz gibi gelin. İstikbal için hazırlıklı olun, Allah’tan sakının. O’na, hiç şüphesiz kavuşacağınızı bilin, bunu inananlara müjdele.[223]
اَلطَّـلَاقُ مَرَّتَانِۖ فَاِمْسَاكٌ بِمَعْرُوفٍ اَوْ تَسْر۪يحٌ بِاِحْسَانٍۜ وَلَا يَحِلُّ لَكُمْ اَنْ تَأْخُذُوا مِمَّٓا اٰتَيْتُمُوهُنَّ شَيْـٔاً اِلَّٓا اَنْ يَخَافَٓا اَلَّا يُق۪يمَا حُدُودَ اللّٰهِۜ فَاِنْ خِفْتُمْ اَلَّا يُق۪يمَا حُدُودَ اللّٰهِۙ فَلَا جُنَاحَ عَلَيْهِمَا ف۪يمَا افْتَدَتْ بِه۪ۜ تِلْكَ حُدُودُ اللّٰهِ فَلَا تَعْتَدُوهَاۚ وَمَنْ يَتَعَدَّ حُدُودَ اللّٰهِ فَاُو۬لٰٓئِكَ هُمُ الظَّالِمُونَ
Boşanma iki defadır. Ya iyilikle tutma ya da iyilik yaparak bırakmadır. İkisi Allah’ın yasalarını koruyamamaktan korkmadıkça kadınlara verdiklerinizden (mehirden) bir şey almanız size helal değildir. Eğer Allah’ın yasalarını ikisi koruyamıyacaklar diye korkarsanız, o zaman kadının fidye vermesinde (mehrinden vazgeçerse) ikisine de günah yoktur. Bunlar Allah’ın yasalarıdır, onları bozmayın. Allah’ın yasalarını bozanlar ancak zalimlerdir.[229]
وَاِذَا طَلَّقْتُمُ النِّسَٓاءَ فَبَلَغْنَ اَجَلَهُنَّ فَاَمْسِكُوهُنَّ بِمَعْرُوفٍ اَوْ سَرِّحُوهُنَّ بِمَعْرُوفٍۖ وَلَا تُمْسِكُوهُنَّ ضِرَاراً لِتَعْتَدُواۚ وَمَنْ يَفْعَلْ ذٰلِكَ فَقَدْ ظَلَمَ نَفْسَهُۜ وَلَا تَتَّخِذُٓوا اٰيَاتِ اللّٰهِ هُزُواًۘ وَاذْكُرُوا نِعْمَتَ اللّٰهِ عَلَيْكُمْ وَمَٓا اَنْزَلَ عَلَيْكُمْ مِنَ الْكِتَابِ وَالْحِكْمَةِ يَعِظُـكُمْ بِه۪ۜ وَاتَّقُوا اللّٰهَ وَاعْلَمُٓوا اَنَّ اللّٰهَ بِكُلِّ شَيْءٍ عَل۪يمٌ۟
Kadınları boşadığınızda, müddetleri sona ererken, onları güzellikle tutun, ya da güzellikle bırakın, haklarına tecavüz etmek için onlara zararlı olacak şekilde tutmayın; böyle yapan şüphesiz kendisine yazık etmiş olur. Allah’ın ayetlerini de alaya almayın; Allah’ın üzerinize olan nimetini, öğüt vermek üzere size indirdiği Kitap ve hikmeti anın, Allah’tan sakının, Allah’ın her şeyi bildiğini bilin.[231]
وَقَالَ لَهُمْ نَبِيُّهُمْ اِنَّ اللّٰهَ قَدْ بَعَثَ لَكُمْ طَالُوتَ مَلِكاًۜ قَالُٓوا اَنّٰى يَكُونُ لَهُ الْمُلْكُ عَلَيْنَا وَنَحْنُ اَحَقُّ بِالْمُلْكِ مِنْهُ وَلَمْ يُؤْتَ سَعَةً مِنَ الْمَالِۜ قَالَ اِنَّ اللّٰهَ اصْطَفٰيهُ عَلَيْكُمْ وَزَادَهُ بَسْطَةً فِي الْعِلْمِ وَالْجِسْمِۜ وَاللّٰهُ يُؤْت۪ي مُلْكَهُ مَنْ يَشَٓاءُۜ وَاللّٰهُ وَاسِعٌ عَل۪يمٌ
Peygamberleri onlara «Allah size şüphesiz, Talut’u hükümdar olarak gönderdi» dedi. «Biz hükümdarlığa ondan layık iken ve ona malca da bir bolluk verilmemişken bize hükümdar olmağa o nasıl layık olabilir?» dediler, «Doğrusu Allah size onu seçti, bilgice ve vücutça gücünü artırdı» dedi. Allah mülkü dilediğine verir. Allah her şeyi kaplar ve bilir.[247]
اَوْ كَالَّذ۪ي مَرَّ عَلٰى قَرْيَةٍ وَهِيَ خَاوِيَةٌ عَلٰى عُرُوشِهَاۚ قَالَ اَنّٰى يُحْـي۪ هٰذِهِ اللّٰهُ بَعْدَ مَوْتِهَاۚ فَاَمَاتَهُ اللّٰهُ مِائَةَ عَامٍ ثُمَّ بَعَثَهُۜ قَالَ كَمْ لَبِثْتَۜ قَالَ لَبِثْتُ يَوْماً اَوْ بَعْضَ يَوْمٍۜ قَالَ بَلْ لَبِثْتَ مِائَةَ عَامٍ فَانْظُرْ اِلٰى طَعَامِكَ وَشَرَابِكَ لَمْ يَتَسَنَّهْۚ وَانْظُرْ اِلٰى حِمَارِكَ وَلِنَجْعَلَكَ اٰيَةً لِلنَّاسِ وَانْظُرْ اِلَى الْعِظَامِ كَيْفَ نُنْشِزُهَا ثُمَّ نَكْسُوهَا لَحْماًۜ فَلَمَّا تَبَيَّنَ لَهُۙ قَالَ اَعْلَمُ اَنَّ اللّٰهَ عَلٰى كُلِّ شَيْءٍ قَد۪يرٌ
Yahut altı üstüne gelmiş bir kasabaya uğrayan kimseyi görmedin mi? «Allah burayı ölümünden sonra acaba nasıl diriltecek?» dedi. Bunun üzerine Allah onu yüz yıl ölü bıraktı, sonra diriltti, «Ne kadar kaldın?» dedi, «Bir gün veya bir günden az kaldım» dedi, «Hayır yüz yıl kaldın, yiyeceğine içeceğine bak, bozulmamış; eşeğine bak ve hem seni insanlar için bir ibret kılacağız, kemiklere bak, onları nasıl birleştirip, sonra onlara et giydiriyoruz» dedi; bu ona apaçık belli olunca, «Artık Allah’ın her şeye Kadir olduğuna inanmış bulunuyorum» dedi.[259]
يَٓا اَيُّهَا الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا لَا تُبْطِلُوا صَدَقَاتِكُمْ بِالْمَنِّ وَالْاَذٰىۙ كَالَّذ۪ي يُنْفِقُ مَالَهُ رِئَٓاءَ النَّاسِ وَلَا يُؤْمِنُ بِاللّٰهِ وَالْيَوْمِ الْاٰخِرِۜ فَمَثَلُهُ كَمَثَلِ صَفْوَانٍ عَلَيْهِ تُرَابٌ فَاَصَابَهُ وَابِلٌ فَتَرَكَهُ صَلْداًۜ لَا يَقْدِرُونَ عَلٰى شَيْءٍ مِمَّا كَسَبُواۜ وَاللّٰهُ لَا يَهْدِي الْقَوْمَ الْكَافِر۪ينَ
Ey İnananlar! Allah’a ve ahiret gününe inanmayıp, insanlara gösteriş için malını sarfeden kimse gibi, sadakalarınızı başa kakma ve eza etmekle boşa çıkarmayın. Onun durumu, üzerinde toprak bulunan kayanın durumu gibidir, üzerine bol yağmur yağdığında onu cascavlak bırakır. Kazandıklarından hiçbir şey elde edemezler. Allah inkar eden kimseleri doğru yola eriştirmez.[264]
لَيْسَ عَلَيْكَ هُدٰيهُمْ وَلٰكِنَّ اللّٰهَ يَهْد۪ي مَنْ يَشَٓاءُۜ وَمَا تُنْفِقُوا مِنْ خَيْرٍ فَلِاَنْفُسِكُمْۜ وَمَا تُنْفِقُونَ اِلَّا ابْتِغَٓاءَ وَجْهِ اللّٰهِۜ وَمَا تُنْفِقُوا مِنْ خَيْرٍ يُوَفَّ اِلَيْكُمْ وَاَنْتُمْ لَا تُظْلَمُونَ
Onların doğru yola iletilmeleri sana düşmez, fakat Allah dilediğini doğru yola eriştirir. Sarfettiğiniz iyi şey kendinizedir, zaten ancak Allah’ın rızasını kazanmak için sarfedersiniz. Sarfettiğiniz iyi bir şeyin karşılığı haksızlığa uğratılmaksızın size verilir.[272]
يَٓا اَيُّهَا الَّذ۪ينَ اٰمَنُٓوا اِذَا تَدَايَنْتُمْ بِدَيْنٍ اِلٰٓى اَجَلٍ مُسَمًّى فَاكْتُبُوهُۜ وَلْيَكْتُبْ بَيْنَكُمْ كَاتِبٌ بِالْعَدْلِۖ وَلَا يَأْبَ كَاتِبٌ اَنْ يَكْتُبَ كَمَا عَلَّمَهُ اللّٰهُ فَلْيَكْتُبْۚ وَلْيُمْلِلِ الَّذ۪ي عَلَيْهِ الْحَقُّ وَلْيَتَّقِ اللّٰهَ رَبَّهُ وَلَا يَبْخَسْ مِنْهُ شَيْـٔاًۜ فَاِنْ كَانَ الَّذ۪ي عَلَيْهِ الْحَقُّ سَف۪يهاً اَوْ ضَع۪يفاً اَوْ لَا يَسْتَط۪يعُ اَنْ يُمِلَّ هُوَ فَلْيُمْلِلْ وَلِيُّهُ بِالْعَدْلِۜ وَاسْتَشْهِدُوا شَه۪يدَيْنِ مِنْ رِجَالِكُمْۚ فَاِنْ لَمْ يَكُونَا رَجُلَيْنِ فَرَجُلٌ وَامْرَاَتَانِ مِمَّنْ تَرْضَوْنَ مِنَ الشُّهَدَٓاءِ اَنْ تَضِلَّ اِحْدٰيهُمَا فَتُذَكِّرَ اِحْدٰيهُمَا الْاُخْرٰىۜ وَلَا يَأْبَ الشُّهَدَٓاءُ اِذَا مَا دُعُواۜ وَلَا تَسْـَٔمُٓوا اَنْ تَكْتُبُوهُ صَغ۪يراً اَوْ كَب۪يراً اِلٰٓى اَجَلِه۪ۜ ذٰلِكُمْ اَقْسَطُ عِنْدَ اللّٰهِ وَاَقْوَمُ لِلشَّهَادَةِ وَاَدْنٰٓى اَلَّا تَرْتَابُٓوا اِلَّٓا اَنْ تَكُونَ تِجَارَةً حَاضِرَةً تُد۪يرُونَهَا بَيْنَكُمْ فَلَيْسَ عَلَيْكُمْ جُنَاحٌ اَلَّا تَكْتُبُوهَاۜ وَاَشْهِدُٓوا اِذَا تَبَايَعْتُمْۖ وَلَا يُضَٓارَّ كَاتِبٌ وَلَا شَه۪يدٌۜ وَاِنْ تَفْعَلُوا فَاِنَّهُ فُسُوقٌ بِكُمْۜ وَاتَّقُوا اللّٰهَۜ وَيُعَلِّمُكُمُ اللّٰهُۜ وَاللّٰهُ بِكُلِّ شَيْءٍ عَل۪يمٌ
Ey İnananlar! Birbirinize belirli bir süre için borçlandığınız zaman onu yazınız. İçinizden bir katip doğru olarak yazsın; katip onu Allah’ın kendisine öğrettiği gibi yazmaktan çekinmesin, yazsın. Borçlu olan da yazdırsın, Rabbi olan Allah’tan sakınsın, ondan bir şey eksiltmesin. Eğer borçlu, aptal veya aciz, ya da yazdıramıyacak durumda ise, velisi, doğru olarak yazdırsın. Erkeklerinizden iki şahid tutun; eğer iki erkek bulunmazsa, şahidlerden razı olacağınız bir erkek, biri unuttuğunda diğeri ona hatırlatacak iki kadın olabilir. Şahidler çağırıldıklarında çekinmesinler. Borç büyük veya küçük olsun, onu süresiyle beraber yazmaya üşenmeyin; bu, Allah katında en doğru, şahidlik için en sağlam ve şüphelenmenizden en uzak olandır. Ancak aranızdaki alışveriş peşin olursa, onu yazmamanızda size bir sorumluluk yoktur. Alışveriş yaptığınızda şahid tutun. Katibe de şahide de zarar verilmesin; eğer zarar verirseniz, o zaman doğru yoldan çıkmış olursunuz. Allah’tan sakının, Allah size öğretiyor; Allah her şeyi bilir.[282]
لِلّٰهِ مَا فِي السَّمٰوَاتِ وَمَا فِي الْاَرْضِۜ وَاِنْ تُبْدُوا مَا ف۪ٓي اَنْفُسِكُمْ اَوْ تُخْفُوهُ يُحَاسِبْكُمْ بِهِ اللّٰهُۜ فَيَغْفِرُ لِمَنْ يَشَٓاءُ وَيُعَذِّبُ مَنْ يَشَٓاءُۜ وَاللّٰهُ عَلٰى كُلِّ شَيْءٍ قَد۪يرٌ
Göklerde ve yerde olanlar Allah’ındır. İçinizdekini açıklasanız da gizleseniz de Allah sizi onunla hesaba çeker ve dilediğini bağışlar, dilediğine azabeder. Allah her şeye Kadir’dir.[284]
هُوَ الَّذ۪ي يُصَوِّرُكُمْ فِي الْاَرْحَامِ كَيْفَ يَشَٓاءُۜ لَٓا اِلٰهَ اِلَّا هُوَ الْعَز۪يزُ الْحَك۪يمُ
Ana rahminde sizi dilediği gibi şekillendiren O’dur. O’ndan başka tanrı yoktur, güçlüdür, Hakim’dir.[6]
قَدْ كَانَ لَكُمْ اٰيَةٌ ف۪ي فِئَتَيْنِ الْتَقَتَاۜ فِئَةٌ تُقَاتِلُ ف۪ي سَب۪يلِ اللّٰهِ وَاُخْرٰى كَافِرَةٌ يَرَوْنَهُمْ مِثْلَيْهِمْ رَأْيَ الْعَيْنِۜ وَاللّٰهُ يُؤَيِّدُ بِنَصْرِه۪ مَنْ يَشَٓاءُۜ اِنَّ ف۪ي ذٰلِكَ لَعِبْرَةً لِاُو۬لِي الْاَبْصَارِ
Karşı karşıya gelen iki topluluğun durumlarında sizin için ibret vardır; biri Allah yolunda savaşanlardır, diğeri inkarcılardır ki, bunlar karşı tarafı gözleriyle kendilerinin iki misli görüyorlardı. Allah dilediğini yardımıyla destekler. Bunda görebilenler için ibret vardır.[13]
Yükleniyor...