ك م

1.202ayette
2.285kez geçiyor
82/114surede
3farklı kelime
Mekkî / Medenî
Mekkî %50 · Medenî %50
İlk inen ayet (nüzul sırasıyla) Kalem 6 2. inen sure En çok geçtiği sure Bakara 252 kez

Kelime ailesi

Bu kökten türeyen farklı kelimeler. Tıklayınca geçtiği ayetler listelenir.

KelimeTürVezinAnlamAdet
لَكُمْ Zamir لَكُمْ Size 2264
كَمْ Harfi İstfiham كَمْ Nice 20
وَكَمْ İsim وَكَمْ Nice 1

Anlam yelpazesi

Kökün kelimelerinin Türkçe karşılıkları.

Diğer 596 anlam
Nice 17 Siz 15 Ve size 15 Kalpleriniz 14 İçinizde 11 Mallarınız 11 Dönüşünüz 11 Sizden isterim 11 Ve sizin Rabbiniz 10 Size gelir 10 Sizin dininiz 10 Ve aranızda 10 Elleriniz 10 Sizin kadınlarınız 9 İşleriniz 9 Sizinle vuruşurlar 9 Size getirdi 8 Yeminleriniz 8 Sizi yarattık 8 Sizin ilahınız 7 Çocuklarınız 7 Sağ elleriniz 7 Sizin babalarınız 7 Sizi kıldı 7 Ortaklarınız 7 Sizin benzeriniz 7 Size rızık verdik 6 Sizin üstünüz 6 İnanmanız 6 Yüzleriniz 6 Sizden biri 6 Sizin yüz kızartıcı suçlarınız 6 Sizin evleriniz 6 Size yardım eder 6 Size isabet etti 6 Sizin eşleriniz 6 Anneleriniz 6 Size verdi 6 Size rızık verdi 6 Hemen size haber verir 6 Size getirir 6 Size hayat verir 5 Sizin oğullarınız 5 Size emreder 5 Sizi geri döndürürler 5 Sizin atalarınız 5 Size vaat eder 5 Sizin kötüleriniz 5 Sİzin mevlanız 5 Sizi inşa etti 5 Gününüz 5 Ve sizin atalarınız 5 Size rızık verir 5 Size fayda eder 5 Sizi öldürür 4 Kesinlikle size gelecek 4 Anlaşmanız 4 Sizin yurtlarınız 4 Sizin burhanınız 4 Size yol gösterdi 4 Sizi suçlar 4 Size öğüt verir 4 Size öğretti 4 Canlarınız için 4 Sadırlarınız 4 Size getirdim 4 Ve sizin canlarınız 4 Size isabet eder 4 Size yardım etti 4 Sizi çağırır 4 Sizin Rabbinize 4 Ve elleriniz 4 Sizi giderir 4 Ve ayaklarınız 4 Size azap eder 4 Sizi denemesi için 4 Size haber veririm 4 Kesinlikle siz mi? 4 Sizi vefat ettirir 4 İmkanınız 4 Size önerdi 4 Size verir 4 Hanginiz? 4 Sizin babanız 4 İlahlarınız 4 Sizi kurtardık 3 Size layık görürler 3 Size verdik 3 Öyleyse erkek kardeşleriniz 3 Kaç 3 Öyleyse size 3 Ve sizin oğullarınız 3 Size dokunur 3 Size zarar verir 3 Ökçeleriniz 3 Ve sizden 3 Sizden uzaklaştı 3 Mallarınız ile 3 Size geldiler 3 Arkanız 3 Size haber verir 3 Sizden başkası 3 Sizi kurtarır 3 Sizin katınızda 3 Sizi alması sebebiyle 3 Size ulaştırdım 3 Sizi çıkarır 3 Sizin yeriniz 3 Ve kesinlikle siz 3 Ve size rızık verdi 3 Ve sizin çocuklarınız 3 Sizin işiniz 3 Emriniz 3 Sizi görürüm 3 Size gösterir 3 Sizi korur 3 Size getiririm 3 Size gösteririrm 3 Sizin arkadaşınız 3 Ve sizi aldattı 3 Sizi üstün kıldım 2 İyileştireniniz 2 Hatalarınız 2 Ve size gösterir 2 Sizin elçiniz 2 Sizi kıldık 2 Ve size öğretir 2 Sizinle 2 Sizinle vuruştular 2 Elleriniz ile 2 Başlarınız 2 Sizi hayret ettirdi 2 Ekeneğiniz 2 Sizin adamlarınız 2 Size haber vereyim mi? 2 Sizi sakındırır 2 Ücretleriniz 2 Ve sizin kız kardeşleriniz 2 Sizin genç kızlarınız 2 Ve size yol gösterir 2 Sizin yüzlerinizi 2 Kesinlikle sizi toplayacak 2 Silahlarınız 2 Size fikir verir 2 Kesinlikle size suç işletmesin 2 Ve size verdi 2 Sizin çoğunuz 2 Sizin benzerleriniz 2 Size söylüyorum, gördün mü? 2 Sizin işitmeniz 2 Ayaklarınız 2 Ve sizi uyarırlar 2 Öyleyse size yol gösterdi 2 Sizi görür 2 Size ulaştırırım 2 Sizi uyarması için 2 Sizi geçti 2 Kasabanız 2 Düşmanınız 2 Size göstereceğim 2 Sizi çağırdı 2 Sizin gözleriniz 2 Ve sizin düşmanlığınız 2 Öyleyse size dokundu 2 Ve size yardım eder 2 Ve sizin erkek kardeşleriniz 2 Ve sizin eşleriniz 2 Sizin haberleriniz 2 Sizin çevreniz 2 Ve ortaklarınız 2 Size sordum 2 Sizi kurtardı 2 Ve sizi erteler 2 Size vaat etti 2 Sizin amacınız 2 Size dokundu 2 Size içecek kılarız 2 Sizin zorluğunuz 2 Ve sizi kıldık 2 Size rahmet eder 2 Sizi geri döndürür 2 Sizi çıkarırız 2 Size vay 2 Sizin büyüğünüz 2 Ve kesinlikle sizi astıracağım 2 İlahınız 2 Ümmetiniz 2 Sizi türetti 2 Sizin çağırmanız 2 Uğursuzluğunuz 2 Ve sizin barınağınız 2 Sizin yaratılmanız 2 Kesinlikle sizi aldatacak 2 Kesinlikle sizi aldatmasın 2 Sözünüz 2 Sizin velileriniz 2 Sizi çıkarması için 2 Sizden ister 2 Sizin zannınız 2 Size yol gösteririm 2 Sizi çağırırım 2 Ve sizi şekillendirdi 2 Sizin şekilleriniz 2 Sizi uyardım 2 Sizi toplar 2 Sİzin akrabalık bağlarınız 2 Sizin rızkınız 2 Özel konuşmanız 2 Size yasaklar 2 Ve sizi girdirir 2 Sizin koşmanız 2 Ve sizin yararlı hayvanlarınız için 2 Seninle beraberiz 1 Rabbinize 1 Sizin için 1 şahitlerinizi 1 Sonra size hayat verdi 1 Sözünüzü 1 Hemen sizi kurtardık 1 Sizin edinmeniz sebebiyle 1 Hemen sizi aldı 1 Sizi gönderdik 1 Ölümünüz 1 Sizinle tartışmaları için 1 Sizin kanlarınız 1 Size gelirler 1 Ve sizi aklar 1 Sizi anarım 1 Kesinlikle sizi deneyeceğiz 1 Sizi çıkardılar 1 İbadet yerleriniz 1 Sizin anmanız gibi 1 Öyleyse sizi sıkıntıya düşürdü 1 Sizi hayrete düşürdü 1 Size emretti 1 Yeminlerinizi 1 Sizi sınayan 1 Sadakalarınız 1 Ve size emreder 1 Size öğretir 1 Sizinle hesaplaşır 1 Sizi şekillendirir 1 Sizi sever 1 Ve size haber veririm 1 Ve size getirdim 1 Ve sizin kadınlarınız 1 Sizi saptırırlar 1 Sizinle tartışırlar 1 Size emreder mi? 1 Size verdim 1 Ve içinizde 1 Hemen sizi kurtardı 1 Size zarar verirler 1 Size döndürürler 1 Sizin dışınızda 1 Sizi şaşırtmakta yetersiz kalırlar 1 Severler 1 Sizinle karşılaştılar 1 Öfkeniz sebebiyle 1 Size yeter 1 Ve size gelirler 1 Size doğru söyledi 1 Size gösterdi 1 Sizi çevirdi 1 Sizi sınaması için 1 Diğerleriniz 1 Hemen sizi ödüllendirdi 1 Sizi ortada bırakır 1 Size kendiliğimizden uyduk 1 Sizi bilgi sahibi yapması 1 Size vasiyet eder 1 Ve sizin kızlarınız 1 Ve sizin halalarınız 1 Ve sizin teyzeleriniz 1 Ve anneleriniz 1 Sizi emzirdiler 1 Ve sizin üvey kızlarınız 1 Sizin yasaklarınız 1 Testisleriniz 1 İnanmanızı 1 Ve sizi girdiririz 1 Size itaat ettiler 1 Düşmanlarınızı 1 Tedbiriniz 1 Size yetişir 1 Öyleyse hemen sizinle vuruştular 1 Sizden ayrıldılar 1 Size güvenirler 1 Sizden ayrılırlar 1 Sizi fitneler 1 Ve sizin metalarınız 1 Onların tedbiri 1 Sizin yanlarınız 1 Sizin kuruntularınız ile 1 Üzerine 1 Ve size mani oluruz 1 Size azap etmek için 1 Sizi alıkoydular 1 Ve yiyeceğiniz 1 Başlarınızla 1 Sizi temizlemeyi 1 Sizinle anlaştı 1 Kesinlikle size suç işletecek 1 Ve kesinlikle sizi girdireceğim 1 Sizin yüz kızartıcı suçlarınız sebebiyle 1 Ve sizi kıldı 1 Arkalarınız 1 Öyleyse kesinlikle siz 1 Sizinle beraber 1 Sizin veliniz 1 Sizin aileleriniz 1 Ve sizi alıkoyar 1 Kesinlikle sizi deneyecek 1 Ve sizin mızraklarınız 1 Sizi fenalaştırır 1 Mecbur tutarsınız 1 Hemen size isabet etti 1 Sırrınız 1 Ve sizin açıkça söylemeniz 1 Sizi uyarmam için 1 Ve görme organlarınız 1 Hevesleriniz 1 Sİzi gönderir 1 Sizi karıştırır 1 Size bahşettik 1 Sizin sırtlarınız 1 Size katkıda bulunanlar 1 Sizi şuurlandırır 1 Sizinle mücadele etmeleri için 1 Sizin ikametgahınız 1 Sizden sonra 1 Sİzin şahitleriniz 1 Size rızık veririz 1 Sizi yerleştirdik 1 Sizi şekillendirdik 1 Sizin çirkin yerleriniz 1 Kesinlikle sizi fitnelemesin 1 Sizin anne babanız 1 Size başladı 1 Sizin süsünüz 1 Topluluğunuz 1 Ve sizi artırdı 1 Ve sizi yerleştirdi 1 Sizi çoğalttı 1 Sizin inancınız 1 Kesinlikle sizi astıracağım 1 Ve sizi halef kılar 1 Size ararım 1 Sizi üstün kıldı 1 Sizin hatalarınız 1 Kendiliğinden size uyarlar 1 Size yardım etmek 1 Size yardım eden 1 Sizi sardırır 1 Sizi temizlemesi için 1 Ordunuz 1 Sizi kapıp götürür 1 Hemen sizi barındırdı 1 Ve sizi destekledi 1 Görevleriniz 1 Ve sizi azaltır 1 Sizin üstünlüğünüz 1 Sizden yardım istediler 1 Öyleyse sizin üzerinize 1 Sizi eksiltirler 1 Sizin hakkınızda 1 Sizi razı ederler 1 Size başladılar 1 Ve sizin aşiretiniz 1 Çokluğunuz 1 Sizi zenginleştirir 1 Sizi artırdılar 1 Sizin aranız 1 Size ararlar 1 Sizi razı etmeleri için 1 Payınız ile 1 Sizi bindiririrm 1 Sizin alışverişinizle 1 Size yakın olurlar 1 Size kavrattı 1 Sizi gezdirir 1 Sizin azmanız 1 Hemen size haber veririz 1 Yerinizde kalın 1 Sizin kulluğunuz 1 Sizi metalandırır 1 Sizi zannederiz 1 Sizi azdırır 1 Ve sizi artırır 1 Kuvvetiniz 1 Ve sizi uygarlaştırdı 1 Sizin yurdunuz 1 Size muhalefet ederim 1 Size yasaklarım 1 Size emanet ederim 1 Size emanet ettim 1 Sizin atanız 1 Sizin halkınız 1 Kesinlikle sizi artıracağım 1 Size getiririz 1 Kesinlikle sizi çıkaracağız 1 Kesinlikle sizi yerleştireceğiz 1 Öyleyse size yol gösterdik 1 Ve size vaat ettim 1 Hemen sizden caydım 1 Sizi çağırdım 1 Sizin imdadınıza yetişen 1 Sizin dönüşümünüz 1 Sizin ağırlıklarınız 1 Sizi çıkardı 1 Sizin göçünüz 1 Sizin ikametiniz 1 Sizi dener 1 Kesinlikle sizi kıldı 1 Dilleriniz 1 Ve size yardım ettik 1 Size mi ayırdı? 1 Size karşılık 1 Sizi suda boğması sebebiyle 1 Hemen sizin Rabbiniz 1 Ne kadar 1 Gümüş paralarınız ile 1 Hemen size getirsin 1 Sizi taşlarlar 1 size 1 Size haber veririz 1 Sizden ayrılırım 1 Sizin yararlı hayvanlarınız 1 Sizi geri döndürürüz 1 Size vaat edilen zaman 1 Sizin kökünüzü kazıması sebebiyle 1 İkisi sizi çıkarır 1 Sizin yolunuz 1 Sizin tuzağınız 1 Ve sizinle vaatleştik 1 Anılmanız 1 Ve sizin meskenleriniz 1 Sizi deneriz 1 Sizi uyarırım 1 Sizin putlarınız 1 Sizi saklaması için 1 Size duyurdum 1 Sizin olgunluk yaşlarınız 1 Size hayat verdi 1 Sizi seçti 1 Size ad koydu 1 Size vaat mı eder? 1 Size unutturdular 1 Ve siz 1 Sizi alıkoymasın 1 Sizin dilleriniz ile 1 Sizin ağızlarınız ile 1 Sizin kullarınız 1 Ve sizin kadın köleleriniz 1 Ve sizin üzerinize 1 Sizden izin istesin 1 Üniformalarınız 1 Erkek kardeşleriniz 1 Kız kardeşleriniz 1 Amcalarınız 1 Sizin halalarınız 1 Dayılarınız 1 Sizin teyzeleriniz 1 Sizi yalanladılar 1 Sizden korktum 1 Sizi işitirler 1 Size fayda ederler 1 Size yardım ederler 1 Sizi seviyelendiririz 1 İşinize 1 Size getireceğim 1 Meskenleriniz 1 Kesinlikle sizi ufalayacak 1 Sizin hediyenize 1 Ve sizi kılar 1 Size yol gösterir 1 Size gösterecek 1 Hemen size haber veririm 1 Sizin toplantı yeriniz 1 Ve sizin ilahınız 1 Sizin dilleriniz 1 Ve sizin renkleriniz 1 Uyumanız 1 Ve araştırmanız 1 Sizin korkmanız gibi 1 Ve size tattırması için 1 Ve ancak siz 1 Sizin gönderilmeniz 1 Size göstermesi için 1 Sizi unuttuk 1 Sizin evlatlıklarınız 1 Sizin ağızlarınızla 1 Ve sizin mevlalarınız 1 Sizi savunur 1 Sizi incittiler 1 Haberleriniz 1 Ve size miras bıraktı 1 Ve sizi temizler 1 Kalpleriniz için 1 Size gösteririz 1 Sizi alıkoyduk 1 Sizi yaklaştırır 1 Sizi alıkoyar 1 Size öğüt veririm 1 Sizin arakdaşınızda 1 Sizin şirkiniz 1 Sizi yaşatırız 1 Ve size geldi 1 Kesinlikle sizi taşlayacağız 1 Ve kesinlikle size dokunacak 1 Sizin arkanız 1 Hemen sizi azdırdık 1 Kitabınızı 1 Sizi yaratır 1 Nefretiniz 1 Size gösteririm 1 Elçileriniz 1 Sizin olgunluk yaşları 1 Görme duyularınız 1 Derileriniz 1 Sizin Rabbinizi 1 Sizi yuvarladı 1 Sizi türetir 1 Ve size ayırdı 1 Kesinlikle sizi alıkoymasın 1 Size getirdik 1 Size getiren 1 Sizi unuturuz 1 Siz sebebiyle 1 Sizin iyileriniz 1 Sizin hayatınız 1 Ve size ulaştırırım 1 Size imkan verdik 1 Ve sizi kurtarır 1 Sizin döndüğünüz yer 1 Ve sizin ikametgahınız 1 Size itaat edeceğiz 1 Ve kesinlikle sizi deneyeceğiz 1 Sizi ayırarak tek bırakır 1 Hemen sizi üsteler 1 Kinleriniz 1 ama içinizden 1 sizden başka 1 sizin gibi 1 Kendiliğimizden size uyarız 1 Sizinle vuruştu 1 Size zafer kazandırdı 1 Ve sizi alıkoydular 1 Size isabet edecek olması sebebiyle 1 Sesleriniz 1 Size itaat eder 1 Sizin iki erkek kardeşiniz 1 En cömertiniz 1 Sizin en sığınanınız 1 Sizi eksiltir 1 Sizin dininizi 1 Sizin teslim etmeniz 1 Sizin fitneniz 1 Size mi? 1 Örtenleriniz mi? 1 Dayandığınız kimseler 1 Sizin örnekleriniz 1 Ve sizi inşa ederiz 1 Müjdeniz 1 Aydınlığınız 1 Ancak siz 1 Sizin barınağınız 1 Size yasakladı 1 Kesinlikle sana yardım edeceğiz 1 Sizi ele geçirirler 1 Sizi çıkarırlar 1 Ve sizi çıkardılar 1 Sizin çıkarılmanız 1 Sizinle karşılaşan 1 Sizi eğlendirmesin 1 -dığı şey 1 Gelir 1 Hemen sizden 1 Varlığınız 1 Ve aileleriniz 1 Suyunuz 1 Hanginizle 1 Sizi taşıdık 1 Sizi yetiştirdi 1 Ve sizi çıkarır 1 Sizi koydu 1 Sizi doyururuz 1 Sizi yaratırız 1 Ve size içecek kıldık 1 Sizi topladık 1 Ve sizi yarattık 1 Sizin uykunuz 1 Sizi artırırız 1 Sizi uyardık 1 Sizi eğlendirdi 1 Sizindir 1

Kavram ağı

Aynı ayette en çok birlikte geçtiği kökler (ayet sayısı). Tıklayınca ortak ayetler listelenir.

Sure dağılımı

Her kutu bir sure; renk koyulaştıkça o surede daha çok geçiyor. Mekkî Medenî

Vahiy sürecinde kullanım

Sureler iniş sırasıyla soldan sağa: ilk inen Alak'tan son inen sureye. Kavramın hangi dönemde öne çıktığını gösterir.

1. inen: Alak — 0 kez 2. inen: Kalem — 9 kez 3. inen: Müzzemmil — 5 kez 4. inen: Müddessir — 2 kez 5. inen: Fâtiha — 0 kez 6. inen: Tebbet — 0 kez 7. inen: Tekvîr — 2 kez 8. inen: A’lâ — 0 kez 9. inen: Leyl — 2 kez 10. inen: Fecr — 0 kez 11. inen: Duhâ — 0 kez 12. inen: İnşirâh — 0 kez 13. inen: Asr — 0 kez 14. inen: Âdiyât — 0 kez 15. inen: Kevser — 0 kez 16. inen: Tekâsür — 1 kez 17. inen: Mâ’ûn — 0 kez 18. inen: Kâfirûn — 2 kez 19. inen: Fil — 0 kez 20. inen: Felâk — 0 kez 21. inen: Nâs — 0 kez 22. inen: İhlâs — 0 kez 23. inen: Necm — 8 kez 24. inen: Abese — 2 kez 25. inen: Kadr — 0 kez 26. inen: Şems — 0 kez 27. inen: Bürûc — 0 kez 28. inen: Tîn — 0 kez 29. inen: Kureyş — 0 kez 30. inen: Kâri’a — 0 kez 31. inen: Kıyâme — 0 kez 32. inen: Hümeze — 0 kez 33. inen: Mürselât — 5 kez 34. inen: Kâf — 2 kez 35. inen: Beled — 0 kez 36. inen: Târık — 0 kez 37. inen: Kamer — 3 kez 38. inen: Sâd — 5 kez 39. inen: A’râf — 118 kez 40. inen: Cin — 1 kez 41. inen: Yâsîn — 18 kez 42. inen: Furkân — 7 kez 43. inen: Fâtır — 17 kez 44. inen: Meryem — 5 kez 45. inen: Tâ-Hâ — 38 kez 46. inen: Vâkı’a — 8 kez 47. inen: Şu’arâ — 45 kez 48. inen: Neml — 20 kez 49. inen: Kasas — 18 kez 50. inen: İsrâ — 40 kez 51. inen: Yûnus — 46 kez 52. inen: Hûd — 64 kez 53. inen: Yûsuf — 27 kez 54. inen: Hicr — 6 kez 55. inen: En’âm — 105 kez 56. inen: Sâffât — 16 kez 57. inen: Lokman — 11 kez 58. inen: Sebe’ — 21 kez 59. inen: Zümer — 26 kez 60. inen: Mü’min — 44 kez 61. inen: Fussilet — 17 kez 62. inen: Şûrâ — 16 kez 63. inen: Zuhruf — 25 kez 64. inen: Duhân — 8 kez 65. inen: Câsiye — 16 kez 66. inen: Ahkâf — 12 kez 67. inen: Zâriyât — 9 kez 68. inen: Gâşiye — 0 kez 69. inen: Kehf — 22 kez 70. inen: Nahl — 66 kez 71. inen: Nûh — 16 kez 72. inen: İbrahim — 38 kez 73. inen: Enbiyâ — 31 kez 74. inen: Mü’minûn — 31 kez 75. inen: Secde — 8 kez 76. inen: Tûr — 3 kez 77. inen: Mülk — 15 kez 78. inen: Hâkka — 5 kez 79. inen: Me’âric — 0 kez 80. inen: Nebe’ — 5 kez 81. inen: Nâzi’ât — 3 kez 82. inen: İnfitâr — 1 kez 83. inen: İnşikâk — 0 kez 84. inen: Rûm — 26 kez 85. inen: Ankebût — 21 kez 86. inen: Mutaffifîn — 0 kez 87. inen: Bakara — 252 kez 88. inen: Enfâl — 63 kez 89. inen: Âl-i İmrân — 125 kez 90. inen: Ahzâb — 43 kez 91. inen: Mümtehine — 31 kez 92. inen: Nisâ — 148 kez 93. inen: Zilzâl — 0 kez 94. inen: Hadîd — 32 kez 95. inen: Muhammed — 24 kez 96. inen: Ra’d — 6 kez 97. inen: Rahmân — 1 kez 98. inen: İnsan — 4 kez 99. inen: Talâk — 9 kez 100. inen: Beyyine — 0 kez 101. inen: Haşr — 7 kez 102. inen: Nûr — 67 kez 103. inen: Hac — 33 kez 104. inen: Münâfikûn — 6 kez 105. inen: Mücâdele — 10 kez 106. inen: Hucurât — 25 kez 107. inen: Tahrîm — 9 kez 108. inen: Teğâbun — 15 kez 109. inen: Saff — 10 kez 110. inen: Cum’a — 5 kez 111. inen: Fetih — 18 kez 112. inen: Mâide — 114 kez 113. inen: Tevbe — 85 kez 114. inen: Nasr — 0 kez
← ilk inenson inen →

Ayetler

+ أ ر ض ile birlikte ✕ Süzgeci kaldır

115 ayet

اِنَّ رَبَّكُمُ اللّٰهُ الَّذ۪ي خَلَقَ السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضَ ف۪ي سِتَّةِ اَيَّامٍ ثُمَّ اسْتَوٰى عَلَى الْعَرْشِ يُدَبِّرُ الْاَمْرَۜ مَا مِنْ شَف۪يعٍ اِلَّا مِنْ بَعْدِ اِذْنِه۪ۜ ذٰلِكُمُ اللّٰهُ رَبُّكُمْ فَاعْبُدُوهُۜ اَفَلَا تَذَكَّرُونَ
Doğrusu sizin Rabbiniz gökleri ve yeri altı günde yaratıp sonra arşa hükmeden, işi düzenleyen Allah’tır, izni olmadan kimse şefaat edemez. İşte Rabbiniz olan Allah budur. O’na kulluk edin. Nasihat dinlemez misiniz?[3]
ثُمَّ جَعَلْنَاكُمْ خَلَٓائِفَ فِي الْاَرْضِ مِنْ بَعْدِهِمْ لِنَنْظُرَ كَيْفَ تَعْمَلُونَ
Sonra onların ardından, nasıl davranacağınıza bakmak için sizi yeryüzünde onların yerine geçirdik.[14]
فَلَمَّٓا اَنْجٰيهُمْ اِذَا هُمْ يَبْغُونَ فِي الْاَرْضِ بِغَيْرِ الْحَقِّۜ يَٓا اَيُّهَا النَّاسُ اِنَّمَا بَغْيُكُمْ عَلٰٓى اَنْفُسِكُمْۙ مَتَاعَ الْحَيٰوةِ الدُّنْيَا ثُمَّ اِلَيْنَا مَرْجِعُكُمْ فَنُنَبِّئُكُمْ بِمَا كُنْتُمْ تَعْمَلُونَ
Allah onları kurtarınca, hemen yeryüzünde haksız yere taşkınlıklara başlarlar. Ey insanlar! Geçici dünya hayatında yaptığınız taşkınlık aleyhinizedir. Sonra dönüşünüz Bizedir. Yaptıklarınızı size bildiririz.[23]
قُلْ مَنْ يَرْزُقُكُمْ مِنَ السَّمَٓاءِ وَالْاَرْضِ اَمَّنْ يَمْلِكُ السَّمْعَ وَالْاَبْصَارَ وَمَنْ يُخْرِجُ الْحَيَّ مِنَ الْمَيِّتِ وَيُخْرِجُ الْمَيِّتَ مِنَ الْحَيِّ وَمَنْ يُدَبِّرُ الْاَمْرَۜ فَسَيَقُولُونَ اللّٰهُۚ فَقُلْ اَفَلَا تَتَّقُونَ
De ki: «Gökten ve yerden size rızık veren kimdir? Kulak ve gözlerin sahibi kimdir? Diriyi ölüden çıkaran, ölüyü de diriden çıkaran kimdir? Her işi düzenleyen kimdir?» Onlar: «Allah’tır! « diyecekler. «O halde O’na karşı gelmekten sakınmaz mısınız?» de.[31]
وَمَا تَكُونُ ف۪ي شَأْنٍ وَمَا تَتْلُوا مِنْهُ مِنْ قُرْاٰنٍ وَلَا تَعْمَلُونَ مِنْ عَمَلٍ اِلَّا كُنَّا عَلَيْكُمْ شُهُوداً اِذْ تُف۪يضُونَ ف۪يهِۜ وَمَا يَعْزُبُ عَنْ رَبِّكَ مِنْ مِثْقَالِ ذَرَّةٍ فِي الْاَرْضِ وَلَا فِي السَّمَٓاءِ وَلَٓا اَصْغَرَ مِنْ ذٰلِكَ وَلَٓا اَكْبَرَ اِلَّا ف۪ي كِتَابٍ مُب۪ينٍ
Ne iş yaparsan yap ve sizler ona dair Kuran’dan ne okursanız okuyun; ne yaparsanız yapın; yaptıklarınıza daldığınız anda, mutlaka Biz sizi görürüz. Yerde ve gökte hiçbir zerre Rabbinden gizli değildir. Bundan daha küçüğü veya daha büyüğü şüphesiz apaçık bir Kitap’dadır.[61]
قَالُوا اتَّخَذَ اللّٰهُ وَلَداً سُبْحَانَهُۜ هُوَ الْغَنِيُّۜ لَهُ مَا فِي السَّمٰوَاتِ وَمَا فِي الْاَرْضِۜ اِنْ عِنْدَ‌كُمْ مِنْ سُلْطَانٍ بِهٰذَاۜ اَتَقُولُونَ عَلَى اللّٰهِ مَا لَا تَعْلَمُونَ
«Allah çocuk edindi» dediler; haşa; O müstağnidir; göklerde ve yerde olanlara sahiptir. Elinizde, onun çocuk edindiğine dair bir delil yoktur, bilmediğiniz şeyi Allah’a karşı nasıl söylüyorsunuz?[68]
وَهُوَ الَّذ۪ي خَلَقَ السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضَ ف۪ي سِتَّةِ اَيَّامٍ وَكَانَ عَرْشُهُ عَلَى الْمَٓاءِ لِيَبْلُوَكُمْ اَيُّكُمْ اَحْسَنُ عَمَلاًۜ وَلَئِنْ قُلْتَ اِنَّكُمْ مَبْعُوثُونَ مِنْ بَعْدِ الْمَوْتِ لَيَقُولَنَّ الَّذ۪ينَ كَفَرُٓوا اِنْ هٰذَٓا اِلَّا سِحْرٌ مُب۪ينٌ
Arş’ı su üzerinde iken, hanginizin daha güzel işi işleyeceğini ortaya koymak için, gökleri ve yeri altı günde yaratan O’dur. And olsun ki, «Siz gerçekten, ölümden sonra dirileceksiniz» desen, inkar edenler: «Bu, apaçık bir sihirden başka bir şey değildir» derler.[7]
وَاِلٰى ثَمُودَ اَخَاهُمْ صَالِحاًۢ قَالَ يَا قَوْمِ اعْبُدُوا اللّٰهَ مَا لَكُمْ مِنْ اِلٰهٍ غَيْرُهُۜ هُوَ اَنْشَاَكُمْ مِنَ الْاَرْضِ وَاسْتَعْمَرَكُمْ ف۪يهَا فَاسْتَغْفِرُوهُ ثُمَّ تُوبُٓوا اِلَيْهِۜ اِنَّ رَبّ۪ي قَر۪يبٌ مُج۪يبٌ
Semud milletine kardeşleri Salih’i gönderdik. «Ey milletim! Allah’a kulluk edin; O’ndan başka tanrınız yoktur; sizi yeryüzünde yaratıp orayı imar etmenizi dileyen O’dur. Öyleyse O’ndan mağfiret dileyin, sonra da O’na tevbe edin. Doğrusu Rabbim size yakın ve duaları kabul edendir» dedi.[61]
وَيَا قَوْمِ هٰذِه۪ نَاقَةُ اللّٰهِ لَكُمْ اٰيَةً فَذَرُوهَا تَأْكُلْ ف۪ٓي اَرْضِ اللّٰهِ وَلَا تَمَسُّوهَا بِسُٓوءٍ فَيَأْخُذَكُمْ عَذَابٌ قَر۪يبٌ
«Ey milletim! Bu, size bir ayet olarak, Allah’ın devesidir. Bırakın onu, Allah’ın toprağında otlasın; ona fenalık etmeyin, yoksa siz hemen azaba uğrarsınız»[64]
فَلَوْلَا كَانَ مِنَ الْقُرُونِ مِنْ قَبْلِكُمْ اُو۬لُوا بَقِيَّةٍ يَنْهَوْنَ عَنِ الْفَسَادِ فِي الْاَرْضِ اِلَّا قَل۪يلاً مِمَّنْ اَنْجَيْنَا مِنْهُمْۚ وَاتَّبَعَ الَّذ۪ينَ ظَلَمُوا مَٓا اُتْرِفُوا ف۪يهِ وَكَانُوا مُجْرِم۪ينَ
Sizden önceki nesillerin ileri gelenleri, yeryüzünde bozgunculuğa engel olmalı değil miydiler? Onlardan kurtardıklarımız pek azdır. Kendilerine verilen nimete karşı haksızlık edenlere uyanlar ise suçlu oldular.[116]
اُقْتُلُوا يُوسُفَ اَوِ اطْرَحُوهُ اَرْضاً يَخْلُ لَكُمْ وَجْهُ اَب۪يكُمْ وَتَكُونُوا مِنْ بَعْدِه۪ قَوْماً صَالِح۪ينَ
«Yusuf’u öldürün veya onu ıssız bir yere bırakıverin ki babanız size kalsın; ondan sonra da iyi kimseler olursunuz»[9]
فَلَمَّا اسْتَيْـَٔسُوا مِنْهُ خَلَصُوا نَجِياًّۜ قَالَ كَب۪يرُهُمْ اَلَمْ تَعْلَمُٓوا اَنَّ اَبَاكُمْ قَدْ اَخَذَ عَلَيْكُمْ مَوْثِقاً مِنَ اللّٰهِ وَمِنْ قَبْلُ مَا فَرَّطْتُمْ ف۪ي يُوسُفَۚ فَلَنْ اَبْرَحَ الْاَرْضَ حَتّٰى يَأْذَنَ ل۪ٓي اَب۪ٓي اَوْ يَحْكُمَ اللّٰهُ ل۪يۚ وَهُوَ خَيْرُ الْحَاكِم۪ينَ
Ümidsizliğe düşünce, konuşmak üzere bir kenara çekildiler. Büyükleri şöyle dedi: «Babanızın Allah’a karşı sizden bir söz aldığını, daha önce Yusuf meselesinde de ileri gittiğinizi bilmiyor musunuz? Artık babam bana izin verene veya Allah hakkımda hüküm verene kadar ki O, hükmedenlerin en iyisidir bu yerden ayrılmayacağım. Siz dönün, babanıza gidin ve deyin ki: Ey Babamız! Senin oğlun hırsızlık yaptı, bu bildiğimizden başka bir şey görmedik; görülmeyeni de bilmeyiz; bulunduğumuz kasabanın halkına ve beraberinde olduğumuz kervana da sorabilirsin; biz şüphesiz doğru söylüyoruz.»[80-82]
قَالَتْ رُسُلُهُمْ اَفِي اللّٰهِ شَكٌّ فَاطِرِ السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضِۜ يَدْعُوكُمْ لِيَغْفِرَ لَكُمْ مِنْ ذُنُوبِكُمْ وَيُؤَخِّرَكُمْ اِلٰٓى اَجَلٍ مُسَمًّىۜ قَالُٓوا اِنْ اَنْتُمْ اِلَّا بَشَرٌ مِثْلُنَاۜ تُر۪يدُونَ اَنْ تَصُدُّونَا عَمَّا كَانَ يَعْبُدُ اٰبَٓاؤُ۬نَا فَأْتُونَا بِسُلْطَانٍ مُب۪ينٍ
Onların peygamberleri: «Gökleri ve yeri yaratan, günahlarınızı bağışlamaya çağıran ve bir süreye kadar sizi erteleyen Allah’tan mı şüphe ediyorsunuz?» dediler. Onlar da: «Siz de sadece bizim gibi birer insansınız; bizi babalarımızın taptıklarından alıkoymak istiyorsunuz. Öyleyse bize apaçık bir delil getirmelisiniz» dediler.[10]
وَقَالَ الَّذ۪ينَ كَفَرُوا لِرُسُلِهِمْ لَنُخْرِجَنَّكُمْ مِنْ اَرْضِنَٓا اَوْ لَتَعُودُنَّ ف۪ي مِلَّتِنَاۜ فَاَوْحٰٓى اِلَيْهِمْ رَبُّهُمْ لَنُهْلِكَنَّ الظَّالِم۪ينَۙ
İnkar edenler, peygamberlerine: «Ya bizim dinimize dönersiniz ya da sizi memleketimizden çıkarırız» dediler. Rableri peygamberlere: «Biz, haksızlık edenleri yok edeceğiz, onlardan sonra yeryüzüne sizi yerleştireceğiz. Bu, makamımdan ve tehdidimden korkanlar içindir.» diye vahyetti.[13-14]
وَلَنُسْكِنَنَّكُمُ الْاَرْضَ مِنْ بَعْدِهِمْۜ ذٰلِكَ لِمَنْ خَافَ مَقَام۪ي وَخَافَ وَع۪يدِ
İnkar edenler, peygamberlerine: «Ya bizim dinimize dönersiniz ya da sizi memleketimizden çıkarırız» dediler. Rableri peygamberlere: «Biz, haksızlık edenleri yok edeceğiz, onlardan sonra yeryüzüne sizi yerleştireceğiz. Bu, makamımdan ve tehdidimden korkanlar içindir.» diye vahyetti.[13-14]
اَلَمْ تَرَ اَنَّ اللّٰهَ خَلَقَ السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضَ بِالْحَقِّۜ اِنْ يَشَأْ يُذْهِبْكُمْ وَيَأْتِ بِخَلْقٍ جَد۪يدٍۙ
Gökleri ve yeri gerçekten Allah’ın yarattığını bilmiyor musun? Dilerse sizi yok edip yeni bir topluluk var eder.[19]
اَللّٰهُ الَّذ۪ي خَلَقَ السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضَ وَاَنْزَلَ مِنَ السَّمَٓاءِ مَٓاءً فَاَخْرَجَ بِه۪ مِنَ الثَّمَرَاتِ رِزْقاً لَكُمْۚ وَسَخَّرَ لَكُمُ الْفُلْكَ لِتَجْرِيَ فِي الْبَحْرِ بِاَمْرِه۪ۚ وَسَخَّرَ لَكُمُ الْاَنْهَارَۚ
Gökleri ve yeri yaratan, yukardan indirdiği su ile rızık olarak ürünler yetiştiren, emri gereğince denizde yüzmek üzere gemileri, nehirleri, belli yörüngelerinde yürüyen ay ve güneşi, geceyle gündüzü sizin buyruğunuza veren Allah’tır.[32-33]
وَمَا ذَرَاَ لَكُمْ فِي الْاَرْضِ مُخْتَلِفاً اَلْوَانُهُۜ اِنَّ ف۪ي ذٰلِكَ لَاٰيَةً لِقَوْمٍ يَذَّكَّرُونَ
Yeryüzünde rengarenk şeyleri de sizin için yaratmıştır. Bunda, öğüt alan kimseler için ibret vardır.[13]
وَاَلْقٰى فِي الْاَرْضِ رَوَاسِيَ اَنْ تَم۪يدَ بِكُمْ وَاَنْهَاراً وَسُبُلاً لَعَلَّكُمْ تَهْتَدُونَۙ
Yeryüzünde, sarsılmayasınız diye, sabit dağlar, nehirler ve belki yolunuzu bulursunuz diye yollar ve işaretler meydana getirmiştir. Onlar yıldızla da yollarını bulurlar.[15-16]
وَقُلْنَا مِنْ بَعْدِه۪ لِبَن۪ٓي اِسْرَٓائ۪لَ اسْكُنُوا الْاَرْضَ فَاِذَا جَٓاءَ وَعْدُ الْاٰخِرَةِ جِئْنَا بِكُمْ لَف۪يفاًۜ
Sonra İsrailoğullarına: «Bu memlekette siz oturun, kıyamet koptuğunda hepinizi bir araya getiririz.» dedik.[104]
Yükleniyor...