ك م
1.202ayette
2.285kez geçiyor
82/114surede
3farklı kelime
Mekkî / Medenî
Mekkî %50 · Medenî %50
İlk inen ayet (nüzul sırasıyla)
Kalem 6
2. inen sure
En çok geçtiği sure
Bakara
252 kez
Kelime ailesi
Bu kökten türeyen farklı kelimeler. Tıklayınca geçtiği ayetler listelenir.
Anlam yelpazesi
Kökün kelimelerinin Türkçe karşılıkları.
Size 380
Sizin üzerinize 161
Sizden 135
Sizin Rabbiniz 102
Umulur ki siz 68
Canlarınız 42
Kesinlikle siz 32
Aranızda 29
Size geldi 26
Seninle beraber 25
Sizi 24
Bazınız 20
Sizi yarattı 17
Sizden önce 17
Diğer 596 anlam
Nice 17
Siz 15
Ve size 15
Kalpleriniz 14
İçinizde 11
Mallarınız 11
Dönüşünüz 11
Sizden isterim 11
Ve sizin Rabbiniz 10
Size gelir 10
Sizin dininiz 10
Ve aranızda 10
Elleriniz 10
Sizin kadınlarınız 9
İşleriniz 9
Sizinle vuruşurlar 9
Size getirdi 8
Yeminleriniz 8
Sizi yarattık 8
Sizin ilahınız 7
Çocuklarınız 7
Sağ elleriniz 7
Sizin babalarınız 7
Sizi kıldı 7
Ortaklarınız 7
Sizin benzeriniz 7
Size rızık verdik 6
Sizin üstünüz 6
İnanmanız 6
Yüzleriniz 6
Sizden biri 6
Sizin yüz kızartıcı suçlarınız 6
Sizin evleriniz 6
Size yardım eder 6
Size isabet etti 6
Sizin eşleriniz 6
Anneleriniz 6
Size verdi 6
Size rızık verdi 6
Hemen size haber verir 6
Size getirir 6
Size hayat verir 5
Sizin oğullarınız 5
Size emreder 5
Sizi geri döndürürler 5
Sizin atalarınız 5
Size vaat eder 5
Sizin kötüleriniz 5
Sİzin mevlanız 5
Sizi inşa etti 5
Gününüz 5
Ve sizin atalarınız 5
Size rızık verir 5
Size fayda eder 5
Sizi öldürür 4
Kesinlikle size gelecek 4
Anlaşmanız 4
Sizin yurtlarınız 4
Sizin burhanınız 4
Size yol gösterdi 4
Sizi suçlar 4
Size öğüt verir 4
Size öğretti 4
Canlarınız için 4
Sadırlarınız 4
Size getirdim 4
Ve sizin canlarınız 4
Size isabet eder 4
Size yardım etti 4
Sizi çağırır 4
Sizin Rabbinize 4
Ve elleriniz 4
Sizi giderir 4
Ve ayaklarınız 4
Size azap eder 4
Sizi denemesi için 4
Size haber veririm 4
Kesinlikle siz mi? 4
Sizi vefat ettirir 4
İmkanınız 4
Size önerdi 4
Size verir 4
Hanginiz? 4
Sizin babanız 4
İlahlarınız 4
Sizi kurtardık 3
Size layık görürler 3
Size verdik 3
Öyleyse erkek kardeşleriniz 3
Kaç 3
Öyleyse size 3
Ve sizin oğullarınız 3
Size dokunur 3
Size zarar verir 3
Ökçeleriniz 3
Ve sizden 3
Sizden uzaklaştı 3
Mallarınız ile 3
Size geldiler 3
Arkanız 3
Size haber verir 3
Sizden başkası 3
Sizi kurtarır 3
Sizin katınızda 3
Sizi alması sebebiyle 3
Size ulaştırdım 3
Sizi çıkarır 3
Sizin yeriniz 3
Ve kesinlikle siz 3
Ve size rızık verdi 3
Ve sizin çocuklarınız 3
Sizin işiniz 3
Emriniz 3
Sizi görürüm 3
Size gösterir 3
Sizi korur 3
Size getiririm 3
Size gösteririrm 3
Sizin arkadaşınız 3
Ve sizi aldattı 3
Sizi üstün kıldım 2
İyileştireniniz 2
Hatalarınız 2
Ve size gösterir 2
Sizin elçiniz 2
Sizi kıldık 2
Ve size öğretir 2
Sizinle 2
Sizinle vuruştular 2
Elleriniz ile 2
Başlarınız 2
Sizi hayret ettirdi 2
Ekeneğiniz 2
Sizin adamlarınız 2
Size haber vereyim mi? 2
Sizi sakındırır 2
Ücretleriniz 2
Ve sizin kız kardeşleriniz 2
Sizin genç kızlarınız 2
Ve size yol gösterir 2
Sizin yüzlerinizi 2
Kesinlikle sizi toplayacak 2
Silahlarınız 2
Size fikir verir 2
Kesinlikle size suç işletmesin 2
Ve size verdi 2
Sizin çoğunuz 2
Sizin benzerleriniz 2
Size söylüyorum, gördün mü? 2
Sizin işitmeniz 2
Ayaklarınız 2
Ve sizi uyarırlar 2
Öyleyse size yol gösterdi 2
Sizi görür 2
Size ulaştırırım 2
Sizi uyarması için 2
Sizi geçti 2
Kasabanız 2
Düşmanınız 2
Size göstereceğim 2
Sizi çağırdı 2
Sizin gözleriniz 2
Ve sizin düşmanlığınız 2
Öyleyse size dokundu 2
Ve size yardım eder 2
Ve sizin erkek kardeşleriniz 2
Ve sizin eşleriniz 2
Sizin haberleriniz 2
Sizin çevreniz 2
Ve ortaklarınız 2
Size sordum 2
Sizi kurtardı 2
Ve sizi erteler 2
Size vaat etti 2
Sizin amacınız 2
Size dokundu 2
Size içecek kılarız 2
Sizin zorluğunuz 2
Ve sizi kıldık 2
Size rahmet eder 2
Sizi geri döndürür 2
Sizi çıkarırız 2
Size vay 2
Sizin büyüğünüz 2
Ve kesinlikle sizi astıracağım 2
İlahınız 2
Ümmetiniz 2
Sizi türetti 2
Sizin çağırmanız 2
Uğursuzluğunuz 2
Ve sizin barınağınız 2
Sizin yaratılmanız 2
Kesinlikle sizi aldatacak 2
Kesinlikle sizi aldatmasın 2
Sözünüz 2
Sizin velileriniz 2
Sizi çıkarması için 2
Sizden ister 2
Sizin zannınız 2
Size yol gösteririm 2
Sizi çağırırım 2
Ve sizi şekillendirdi 2
Sizin şekilleriniz 2
Sizi uyardım 2
Sizi toplar 2
Sİzin akrabalık bağlarınız 2
Sizin rızkınız 2
Özel konuşmanız 2
Size yasaklar 2
Ve sizi girdirir 2
Sizin koşmanız 2
Ve sizin yararlı hayvanlarınız için 2
Seninle beraberiz 1
Rabbinize 1
Sizin için 1
şahitlerinizi 1
Sonra size hayat verdi 1
Sözünüzü 1
Hemen sizi kurtardık 1
Sizin edinmeniz sebebiyle 1
Hemen sizi aldı 1
Sizi gönderdik 1
Ölümünüz 1
Sizinle tartışmaları için 1
Sizin kanlarınız 1
Size gelirler 1
Ve sizi aklar 1
Sizi anarım 1
Kesinlikle sizi deneyeceğiz 1
Sizi çıkardılar 1
İbadet yerleriniz 1
Sizin anmanız gibi 1
Öyleyse sizi sıkıntıya düşürdü 1
Sizi hayrete düşürdü 1
Size emretti 1
Yeminlerinizi 1
Sizi sınayan 1
Sadakalarınız 1
Ve size emreder 1
Size öğretir 1
Sizinle hesaplaşır 1
Sizi şekillendirir 1
Sizi sever 1
Ve size haber veririm 1
Ve size getirdim 1
Ve sizin kadınlarınız 1
Sizi saptırırlar 1
Sizinle tartışırlar 1
Size emreder mi? 1
Size verdim 1
Ve içinizde 1
Hemen sizi kurtardı 1
Size zarar verirler 1
Size döndürürler 1
Sizin dışınızda 1
Sizi şaşırtmakta yetersiz kalırlar 1
Severler 1
Sizinle karşılaştılar 1
Öfkeniz sebebiyle 1
Size yeter 1
Ve size gelirler 1
Size doğru söyledi 1
Size gösterdi 1
Sizi çevirdi 1
Sizi sınaması için 1
Diğerleriniz 1
Hemen sizi ödüllendirdi 1
Sizi ortada bırakır 1
Size kendiliğimizden uyduk 1
Sizi bilgi sahibi yapması 1
Size vasiyet eder 1
Ve sizin kızlarınız 1
Ve sizin halalarınız 1
Ve sizin teyzeleriniz 1
Ve anneleriniz 1
Sizi emzirdiler 1
Ve sizin üvey kızlarınız 1
Sizin yasaklarınız 1
Testisleriniz 1
İnanmanızı 1
Ve sizi girdiririz 1
Size itaat ettiler 1
Düşmanlarınızı 1
Tedbiriniz 1
Size yetişir 1
Öyleyse hemen sizinle vuruştular 1
Sizden ayrıldılar 1
Size güvenirler 1
Sizden ayrılırlar 1
Sizi fitneler 1
Ve sizin metalarınız 1
Onların tedbiri 1
Sizin yanlarınız 1
Sizin kuruntularınız ile 1
Üzerine 1
Ve size mani oluruz 1
Size azap etmek için 1
Sizi alıkoydular 1
Ve yiyeceğiniz 1
Başlarınızla 1
Sizi temizlemeyi 1
Sizinle anlaştı 1
Kesinlikle size suç işletecek 1
Ve kesinlikle sizi girdireceğim 1
Sizin yüz kızartıcı suçlarınız sebebiyle 1
Ve sizi kıldı 1
Arkalarınız 1
Öyleyse kesinlikle siz 1
Sizinle beraber 1
Sizin veliniz 1
Sizin aileleriniz 1
Ve sizi alıkoyar 1
Kesinlikle sizi deneyecek 1
Ve sizin mızraklarınız 1
Sizi fenalaştırır 1
Mecbur tutarsınız 1
Hemen size isabet etti 1
Sırrınız 1
Ve sizin açıkça söylemeniz 1
Sizi uyarmam için 1
Ve görme organlarınız 1
Hevesleriniz 1
Sİzi gönderir 1
Sizi karıştırır 1
Size bahşettik 1
Sizin sırtlarınız 1
Size katkıda bulunanlar 1
Sizi şuurlandırır 1
Sizinle mücadele etmeleri için 1
Sizin ikametgahınız 1
Sizden sonra 1
Sİzin şahitleriniz 1
Size rızık veririz 1
Sizi yerleştirdik 1
Sizi şekillendirdik 1
Sizin çirkin yerleriniz 1
Kesinlikle sizi fitnelemesin 1
Sizin anne babanız 1
Size başladı 1
Sizin süsünüz 1
Topluluğunuz 1
Ve sizi artırdı 1
Ve sizi yerleştirdi 1
Sizi çoğalttı 1
Sizin inancınız 1
Kesinlikle sizi astıracağım 1
Ve sizi halef kılar 1
Size ararım 1
Sizi üstün kıldı 1
Sizin hatalarınız 1
Kendiliğinden size uyarlar 1
Size yardım etmek 1
Size yardım eden 1
Sizi sardırır 1
Sizi temizlemesi için 1
Ordunuz 1
Sizi kapıp götürür 1
Hemen sizi barındırdı 1
Ve sizi destekledi 1
Görevleriniz 1
Ve sizi azaltır 1
Sizin üstünlüğünüz 1
Sizden yardım istediler 1
Öyleyse sizin üzerinize 1
Sizi eksiltirler 1
Sizin hakkınızda 1
Sizi razı ederler 1
Size başladılar 1
Ve sizin aşiretiniz 1
Çokluğunuz 1
Sizi zenginleştirir 1
Sizi artırdılar 1
Sizin aranız 1
Size ararlar 1
Sizi razı etmeleri için 1
Payınız ile 1
Sizi bindiririrm 1
Sizin alışverişinizle 1
Size yakın olurlar 1
Size kavrattı 1
Sizi gezdirir 1
Sizin azmanız 1
Hemen size haber veririz 1
Yerinizde kalın 1
Sizin kulluğunuz 1
Sizi metalandırır 1
Sizi zannederiz 1
Sizi azdırır 1
Ve sizi artırır 1
Kuvvetiniz 1
Ve sizi uygarlaştırdı 1
Sizin yurdunuz 1
Size muhalefet ederim 1
Size yasaklarım 1
Size emanet ederim 1
Size emanet ettim 1
Sizin atanız 1
Sizin halkınız 1
Kesinlikle sizi artıracağım 1
Size getiririz 1
Kesinlikle sizi çıkaracağız 1
Kesinlikle sizi yerleştireceğiz 1
Öyleyse size yol gösterdik 1
Ve size vaat ettim 1
Hemen sizden caydım 1
Sizi çağırdım 1
Sizin imdadınıza yetişen 1
Sizin dönüşümünüz 1
Sizin ağırlıklarınız 1
Sizi çıkardı 1
Sizin göçünüz 1
Sizin ikametiniz 1
Sizi dener 1
Kesinlikle sizi kıldı 1
Dilleriniz 1
Ve size yardım ettik 1
Size mi ayırdı? 1
Size karşılık 1
Sizi suda boğması sebebiyle 1
Hemen sizin Rabbiniz 1
Ne kadar 1
Gümüş paralarınız ile 1
Hemen size getirsin 1
Sizi taşlarlar 1
size 1
Size haber veririz 1
Sizden ayrılırım 1
Sizin yararlı hayvanlarınız 1
Sizi geri döndürürüz 1
Size vaat edilen zaman 1
Sizin kökünüzü kazıması sebebiyle 1
İkisi sizi çıkarır 1
Sizin yolunuz 1
Sizin tuzağınız 1
Ve sizinle vaatleştik 1
Anılmanız 1
Ve sizin meskenleriniz 1
Sizi deneriz 1
Sizi uyarırım 1
Sizin putlarınız 1
Sizi saklaması için 1
Size duyurdum 1
Sizin olgunluk yaşlarınız 1
Size hayat verdi 1
Sizi seçti 1
Size ad koydu 1
Size vaat mı eder? 1
Size unutturdular 1
Ve siz 1
Sizi alıkoymasın 1
Sizin dilleriniz ile 1
Sizin ağızlarınız ile 1
Sizin kullarınız 1
Ve sizin kadın köleleriniz 1
Ve sizin üzerinize 1
Sizden izin istesin 1
Üniformalarınız 1
Erkek kardeşleriniz 1
Kız kardeşleriniz 1
Amcalarınız 1
Sizin halalarınız 1
Dayılarınız 1
Sizin teyzeleriniz 1
Sizi yalanladılar 1
Sizden korktum 1
Sizi işitirler 1
Size fayda ederler 1
Size yardım ederler 1
Sizi seviyelendiririz 1
İşinize 1
Size getireceğim 1
Meskenleriniz 1
Kesinlikle sizi ufalayacak 1
Sizin hediyenize 1
Ve sizi kılar 1
Size yol gösterir 1
Size gösterecek 1
Hemen size haber veririm 1
Sizin toplantı yeriniz 1
Ve sizin ilahınız 1
Sizin dilleriniz 1
Ve sizin renkleriniz 1
Uyumanız 1
Ve araştırmanız 1
Sizin korkmanız gibi 1
Ve size tattırması için 1
Ve ancak siz 1
Sizin gönderilmeniz 1
Size göstermesi için 1
Sizi unuttuk 1
Sizin evlatlıklarınız 1
Sizin ağızlarınızla 1
Ve sizin mevlalarınız 1
Sizi savunur 1
Sizi incittiler 1
Haberleriniz 1
Ve size miras bıraktı 1
Ve sizi temizler 1
Kalpleriniz için 1
Size gösteririz 1
Sizi alıkoyduk 1
Sizi yaklaştırır 1
Sizi alıkoyar 1
Size öğüt veririm 1
Sizin arakdaşınızda 1
Sizin şirkiniz 1
Sizi yaşatırız 1
Ve size geldi 1
Kesinlikle sizi taşlayacağız 1
Ve kesinlikle size dokunacak 1
Sizin arkanız 1
Hemen sizi azdırdık 1
Kitabınızı 1
Sizi yaratır 1
Nefretiniz 1
Size gösteririm 1
Elçileriniz 1
Sizin olgunluk yaşları 1
Görme duyularınız 1
Derileriniz 1
Sizin Rabbinizi 1
Sizi yuvarladı 1
Sizi türetir 1
Ve size ayırdı 1
Kesinlikle sizi alıkoymasın 1
Size getirdik 1
Size getiren 1
Sizi unuturuz 1
Siz sebebiyle 1
Sizin iyileriniz 1
Sizin hayatınız 1
Ve size ulaştırırım 1
Size imkan verdik 1
Ve sizi kurtarır 1
Sizin döndüğünüz yer 1
Ve sizin ikametgahınız 1
Size itaat edeceğiz 1
Ve kesinlikle sizi deneyeceğiz 1
Sizi ayırarak tek bırakır 1
Hemen sizi üsteler 1
Kinleriniz 1
ama içinizden 1
sizden başka 1
sizin gibi 1
Kendiliğimizden size uyarız 1
Sizinle vuruştu 1
Size zafer kazandırdı 1
Ve sizi alıkoydular 1
Size isabet edecek olması sebebiyle 1
Sesleriniz 1
Size itaat eder 1
Sizin iki erkek kardeşiniz 1
En cömertiniz 1
Sizin en sığınanınız 1
Sizi eksiltir 1
Sizin dininizi 1
Sizin teslim etmeniz 1
Sizin fitneniz 1
Size mi? 1
Örtenleriniz mi? 1
Dayandığınız kimseler 1
Sizin örnekleriniz 1
Ve sizi inşa ederiz 1
Müjdeniz 1
Aydınlığınız 1
Ancak siz 1
Sizin barınağınız 1
Size yasakladı 1
Kesinlikle sana yardım edeceğiz 1
Sizi ele geçirirler 1
Sizi çıkarırlar 1
Ve sizi çıkardılar 1
Sizin çıkarılmanız 1
Sizinle karşılaşan 1
Sizi eğlendirmesin 1
-dığı şey 1
Gelir 1
Hemen sizden 1
Varlığınız 1
Ve aileleriniz 1
Suyunuz 1
Hanginizle 1
Sizi taşıdık 1
Sizi yetiştirdi 1
Ve sizi çıkarır 1
Sizi koydu 1
Sizi doyururuz 1
Sizi yaratırız 1
Ve size içecek kıldık 1
Sizi topladık 1
Ve sizi yarattık 1
Sizin uykunuz 1
Sizi artırırız 1
Sizi uyardık 1
Sizi eğlendirdi 1
Sizindir 1
Kavram ağı
Aynı ayette en çok birlikte geçtiği kökler (ayet sayısı). Tıklayınca ortak ayetler listelenir.
Sure dağılımı
Her kutu bir sure; renk koyulaştıkça o surede daha çok geçiyor. Mekkî Medenî
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
21
22
23
24
25
26
27
28
29
30
31
32
33
34
35
36
37
38
39
40
41
42
43
44
45
46
47
48
49
50
51
52
53
54
55
56
57
58
59
60
61
62
63
64
65
66
67
68
69
70
71
72
73
74
75
76
77
78
79
80
81
82
83
84
85
86
87
88
89
90
91
92
93
94
95
96
97
98
99
100
101
102
103
104
105
106
107
108
109
110
111
112
113
114
Vahiy sürecinde kullanım
Sureler iniş sırasıyla soldan sağa: ilk inen Alak'tan son inen sureye. Kavramın hangi dönemde öne çıktığını gösterir.
← ilk inenson inen →
Ayetler
1202 ayet
بَلِ
اللّٰهُ
مَوْلٰيكُمْۚ
وَهُوَ
خَيْرُ
النَّاصِر۪ينَ
Halbuki Mevlanız Allah’tır. O, yardımcıların en iyisidir.[150]
وَلَقَدْ
صَدَقَكُمُ
اللّٰهُ
وَعْدَهُٓ
اِذْ
تَحُسُّونَهُمْ
بِاِذْنِه۪ۚ
حَتّٰٓى
اِذَا
فَشِلْتُمْ
وَتَنَازَعْتُمْ
فِي
الْاَمْرِ
وَعَصَيْتُمْ
مِنْ
بَعْدِ
مَٓا
اَرٰيكُمْ
مَا
تُحِبُّونَۜ
مِنْكُمْ
مَنْ
يُر۪يدُ
الدُّنْيَا
وَمِنْكُمْ
مَنْ
يُر۪يدُ
الْاٰخِرَةَۚ
ثُمَّ
صَرَفَكُمْ
عَنْهُمْ
لِيَبْتَلِيَكُمْۚ
وَلَقَدْ
عَفَا
عَنْكُمْۜ
وَاللّٰهُ
ذُو
فَضْلٍ
عَلَى
الْمُؤْمِن۪ينَ
And olsun ki, Allah, size verdiği sözde durdu. Onun izniyle kafirleri kırıp biçiyordunuz, ama Allah size arzuladığınız zaferi gösterdikten sonra gevşeyip bu hususta çekiştiniz ve isyan ettiniz; sizden kimi dünyayı, kimi ahireti istiyordu; derken denemek için Allah sizi geri çevirip bozguna uğrattı. And olsun ki O, sizi bağışladı. Allah’ın inananlara nimeti boldur.[152]
اِذْ
تُصْعِدُونَ
وَلَا
تَلْوُ۫نَ
عَلٰٓى
اَحَدٍ
وَالرَّسُولُ
يَدْعُوكُمْ
ف۪ٓي
اُخْرٰيكُمْ
فَاَثَابَكُمْ
غَماًّ
بِغَمٍّ
لِكَيْلَا
تَحْزَنُوا
عَلٰى
مَا
فَاتَكُمْ
وَلَا
مَٓا
اَصَابَكُمْۜ
وَاللّٰهُ
خَب۪يرٌ
بِمَا
تَعْمَلُونَ
Peygamber arkanızdan sizi çağırırken, kimseye bakmadan kaçıyordunuz; kaybettiğinize ve başınıza gelene üzülmeyesiniz diye, Allah sizi kederden kedere uğrattı. Allah, işlediklerinizden haberdardır.[153]
ثُمَّ
اَنْزَلَ
عَلَيْكُمْ
مِنْ
بَعْدِ
الْغَمِّ
اَمَنَةً
نُعَاساً
يَغْشٰى
طَٓائِفَةً
مِنْكُمْۙ
وَطَٓائِفَةٌ
قَدْ
اَهَمَّتْهُمْ
اَنْفُسُهُمْ
يَظُنُّونَ
بِاللّٰهِ
غَيْرَ
الْحَقِّ
ظَنَّ
الْجَاهِلِيَّةِۜ
يَقُولُونَ
هَلْ
لَنَا
مِنَ
الْاَمْرِ
مِنْ
شَيْءٍۜ
قُلْ
اِنَّ
الْاَمْرَ
كُلَّهُ
لِلّٰهِۜ
يُخْفُونَ
ف۪ٓي
اَنْفُسِهِمْ
مَا
لَا
يُبْدُونَ
لَكَۜ
يَقُولُونَ
لَوْ
كَانَ
لَنَا
مِنَ
الْاَمْرِ
شَيْءٌ
مَا
قُتِلْنَا
هٰهُنَاۜ
قُلْ
لَوْ
كُنْتُمْ
ف۪ي
بُيُوتِكُمْ
لَبَرَزَ
الَّذ۪ينَ
كُتِبَ
عَلَيْهِمُ
الْقَتْلُ
اِلٰى
مَضَاجِعِهِمْۚ
وَلِيَبْتَلِيَ
اللّٰهُ
مَا
ف۪ي
صُدُورِكُمْ
وَلِيُمَحِّصَ
مَا
ف۪ي
قُلُوبِكُمْۜ
وَاللّٰهُ
عَل۪يمٌ
بِذَاتِ
الصُّدُورِ
Kederden sonra, bir takımınızı kendinden geçirecek şekilde size huzur ve emniyet indirdi; oysa bir takımınız da kendi derdlerine düşmüşlerdi. Haksız yere Allah hakkında, cahiliye devrinde olduğu gibi inanıyorlar. «Bu işte bizim bir fikrimiz var mı?» diyorlardı; De ki: «Buyruğun hepsi Allah’ındır». Sana açmadıklarını içlerinde gizliyorlar. «Bu işte bizim fikrimiz alınsaydı, burada öldürülmezdik» diyorlar. De ki: Evlerinizde olsaydınız, haklarında ölüm yazılı olan kimseler, yine de devrilecekleri yere varırlardı. Bu, Allah’ın içinizde olanı denemesi, kalblerinizde olanı arıtması içindir. Allah gönüllerde olanı bilir.[154]
اِنَّ
الَّذ۪ينَ
تَوَلَّوْا
مِنْكُمْ
يَوْمَ
الْتَقَى
الْجَمْعَانِۙ
اِنَّمَا
اسْتَزَلَّهُمُ
الشَّيْطَانُ
بِبَعْضِ
مَا
كَسَبُواۚ
وَلَقَدْ
عَفَا
اللّٰهُ
عَنْهُمْۜ
اِنَّ
اللّٰهَ
غَفُورٌ
حَل۪يمٌ۟
İki topluluğun karşılaştığı gün, içinizden yüz çevirenlerin, yaptıklarının bir kısmından ötürü şeytan ayaklarını kaydırıp yoldan çıkarmak istemişti. Allah, and olsun ki, onları affetti. Allah bağışlayandır. Halim’dir.[155]
اِنْ
يَنْصُرْكُمُ
اللّٰهُ
فَلَا
غَالِبَ
لَكُمْۚ
وَاِنْ
يَخْذُلْكُمْ
فَمَنْ
ذَا
الَّذ۪ي
يَنْصُرُكُمْ
مِنْ
بَعْدِه۪ۜ
وَعَلَى
اللّٰهِ
فَلْيَتَوَكَّلِ
الْمُؤْمِنُونَ
Allah size yardım ederse, sizi yenecek yoktur; eğer sizi yardımsız bırakıverirse, O’ndan başka size yardım edecek kimdir? İnananlar yalnız Allah’a güvensinler.[160]
اَوَلَمَّٓا
اَصَابَتْكُمْ
مُص۪يبَةٌ
قَدْ
اَصَبْتُمْ
مِثْلَيْهَاۙ
قُلْتُمْ
اَنّٰى
هٰذَاۜ
قُلْ
هُوَ
مِنْ
عِنْدِ
اَنْفُسِكُمْۜ
اِنَّ
اللّٰهَ
عَلٰى
كُلِّ
شَيْءٍ
قَد۪يرٌ
Başkalarını iki misline uğrattığınız bir musibete kendiniz uğrayınca mı: «Bu nereden?» dersiniz? De ki: «O, kendi tarafınızdandır». Doğrusu Allah her şeye Kadir’dir.[165]
وَمَٓا
اَصَابَكُمْ
يَوْمَ
الْتَقَى
الْجَمْعَانِ
فَبِاِذْنِ
اللّٰهِ
وَلِيَعْلَمَ
الْمُؤْمِن۪ينَۙ
İki topluluğun karşılaştığı günde başınıza gelen, Allah’ın izniyledir. Bu, inananları da, münafıklık edenleri de belirtmesi içindir. Münafıklık edenlere: «gelin, Allah yolunda savaşın, veya hiç olmazsa savunmada bulunun» dendiği zaman: «Eğer savaşmayı bilseydik, ardınızdan gelirdik» dediler. O gün, onlar imandan çok inkara yakındılar. Kalblerinde olmayanı ağızlarıyla söylüyorlar. Allah gizlediklerini onlardan iyi bilir.[166-167]
وَلِيَعْلَمَ
الَّذ۪ينَ
نَافَقُواۚ
وَق۪يلَ
لَهُمْ
تَعَالَوْا
قَاتِلُوا
ف۪ي
سَب۪يلِ
اللّٰهِ
اَوِ
ادْفَعُواۜ
قَالُوا
لَوْ
نَعْلَمُ
قِتَالاً
لَاتَّبَعْنَاكُمْۜ
هُمْ
لِلْكُفْرِ
يَوْمَئِذٍ
اَقْرَبُ
مِنْهُمْ
لِلْا۪يمَانِۚ
يَقُولُونَ
بِاَفْوَاهِهِمْ
مَا
لَيْسَ
ف۪ي
قُلُوبِهِمْۜ
وَاللّٰهُ
اَعْلَمُ
بِمَا
يَكْتُمُونَۚ
İki topluluğun karşılaştığı günde başınıza gelen, Allah’ın izniyledir. Bu, inananları da, münafıklık edenleri de belirtmesi içindir. Münafıklık edenlere: «gelin, Allah yolunda savaşın, veya hiç olmazsa savunmada bulunun» dendiği zaman: «Eğer savaşmayı bilseydik, ardınızdan gelirdik» dediler. O gün, onlar imandan çok inkara yakındılar. Kalblerinde olmayanı ağızlarıyla söylüyorlar. Allah gizlediklerini onlardan iyi bilir.[166-167]
اَلَّذ۪ينَ
قَالُوا
لِاِخْوَانِهِمْ
وَقَعَدُوا
لَوْ
اَطَاعُونَا
مَا
قُتِلُواۜ
قُلْ
فَادْرَؤُ۫ا
عَنْ
اَنْفُسِكُمُ
الْمَوْتَ
اِنْ
كُنْتُمْ
صَادِق۪ينَ
Onlar oturup, kardeşleri için: «Bize itaat etselerdi öldürülmezlerdi» dediler. De ki: «Eğer doğru sözlü iseniz, ölümü kendinizden savın».[168]
اَلَّذ۪ينَ
قَالَ
لَهُمُ
النَّاسُ
اِنَّ
النَّاسَ
قَدْ
جَمَعُوا
لَكُمْ
فَاخْشَوْهُمْ
فَزَادَهُمْ
ا۪يمَاناًۗ
وَقَالُوا
حَسْبُنَا
اللّٰهُ
وَنِعْمَ
الْوَك۪يلُ
İnsanlar onlara: «Düşmanınız olan insanlar size karşı bir ordu topladılar, onlardan korkun» dediler. Bu, onların imanını artırdı da: «Allah bize yeter. O ne güzel Vekil’dir» dediler.[173]
مَا
كَانَ
اللّٰهُ
لِيَذَرَ
الْمُؤْمِن۪ينَ
عَلٰى
مَٓا
اَنْتُمْ
عَلَيْهِ
حَتّٰى
يَم۪يزَ
الْخَب۪يثَ
مِنَ
الطَّيِّبِۜ
وَمَا
كَانَ
اللّٰهُ
لِيُطْلِعَكُمْ
عَلَى
الْغَيْبِ
وَلٰكِنَّ
اللّٰهَ
يَجْتَب۪ي
مِنْ
رُسُلِه۪
مَنْ
يَشَٓاءُ
فَاٰمِنُوا
بِاللّٰهِ
وَرُسُلِه۪ۚ
وَاِنْ
تُؤْمِنُوا
وَتَتَّقُوا
فَلَكُمْ
اَجْرٌ
عَظ۪يمٌ
Allah inananları sizin durumunuzda bırakacak değildir, temizi pisten ayıracaktır. Allah size gaybı bildirecek değildir; fakat Allah peygamberlerinden dilediğini seçip, ona gaybı bildirir. Artık Allah’a ve peygamberlerine inanın; inanır ve sakınırsanız size büyük ecir vardır.[179]
ذٰلِكَ
بِمَا
قَدَّمَتْ
اَيْد۪يكُمْ
وَاَنَّ
اللّٰهَ
لَيْسَ
بِظَلَّامٍ
لِلْعَب۪يدِۚ
«Bu, yaptığınızın karşılığıdır». Yoksa Allah kullara asla zulmetmez.[182]
اَلَّذ۪ينَ
قَالُٓوا
اِنَّ
اللّٰهَ
عَهِدَ
اِلَيْنَٓا
اَلَّا
نُؤْمِنَ
لِرَسُولٍ
حَتّٰى
يَأْتِيَنَا
بِقُرْبَانٍ
تَأْكُلُهُ
النَّارُۜ
قُلْ
قَدْ
جَٓاءَكُمْ
رُسُلٌ
مِنْ
قَبْل۪ي
بِالْبَيِّنَاتِ
وَبِالَّذ۪ي
قُلْتُمْ
فَلِمَ
قَتَلْتُمُوهُمْ
اِنْ
كُنْتُمْ
صَادِق۪ينَ
«Doğrusu, ateşin yiyeceği bir kurban getirmedikçe hiçbir peygambere inanmamak üzere Allah bize ahid verdi» diyenlere sen, de ki: «Benden önce peygamberler size belgeler ve dediğiniz şeyi getirdi. Doğru sözlü iseniz niçin onları öldürdünüz?»[183]
كُلُّ
نَفْسٍ
ذَٓائِقَةُ
الْمَوْتِۜ
وَاِنَّمَا
تُوَفَّوْنَ
اُجُورَكُمْ
يَوْمَ
الْقِيٰمَةِۜ
فَمَنْ
زُحْزِحَ
عَنِ
النَّارِ
وَاُدْخِلَ
الْجَنَّةَ
فَقَدْ
فَازَۜ
وَمَا
الْحَيٰوةُ
الدُّنْيَٓا
اِلَّا
مَتَاعُ
الْغُرُورِ
Her insan ölümü tadacaktır. Kıyamet günü, ecirleriniz size mutlaka ödenecektir. Ateşten uzaklaştırılıp cennete sokulan kimse artık kurtulmuştur. Dünya hayatı, zaten, sadece aldatıcı bir geçinmeden ibarettir.[185]
لَتُبْلَوُنَّ
ف۪ٓي
اَمْوَالِكُمْ
وَاَنْفُسِكُمْ
وَلَتَسْمَعُنَّ
مِنَ
الَّذ۪ينَ
اُو۫تُوا
الْكِتَابَ
مِنْ
قَبْلِكُمْ
وَمِنَ
الَّذ۪ينَ
اَشْرَكُٓوا
اَذًى
كَث۪يراًۜ
وَاِنْ
تَصْبِرُوا
وَتَتَّقُوا
فَاِنَّ
ذٰلِكَ
مِنْ
عَزْمِ
الْاُمُورِ
And olsun ki mallarınız ve canlarınızla sınanacaksınız; hiç şüphesiz, sizden önce Kitap verilenlerden ve Allah’a eş koşanlardan çok üzücü sözler işiteceksiniz. Sabreder ve Allah’a karşı gelmekten sakınırsanız bilin ki, bu üzerinde sebat edilecek işlerdendir.[186]
رَبَّنَٓا
اِنَّـنَا
سَمِعْنَا
مُنَادِياً
يُنَاد۪ي
لِلْا۪يمَانِ
اَنْ
اٰمِنُوا
بِرَبِّكُمْ
فَاٰمَنَّاۗ
رَبَّنَا
فَاغْفِرْ
لَنَا
ذُنُوبَنَا
وَكَفِّرْ
عَنَّا
سَيِّـَٔاتِنَا
وَتَوَفَّـنَا
مَعَ
الْاَبْرَارِۚ
«Rabbimiz! Doğrusu biz Rabbinize inanın diye inanmaya çağıran bir çağırıcıyı işittik de iman ettik. Rabbimiz! Günahlarımızı bize bağışla, kötülüklerimizi ört, canımızi iyilerle beraber al».[193]
فَاسْتَجَابَ
لَهُمْ
رَبُّهُمْ
اَنّ۪ي
لَٓا
اُض۪يعُ
عَمَلَ
عَامِلٍ
مِنْكُمْ
مِنْ
ذَكَرٍ
اَوْ
اُنْثٰىۚ
بَعْضُكُمْ
مِنْ
بَعْضٍۚ
فَالَّذ۪ينَ
هَاجَرُوا
وَاُخْرِجُوا
مِنْ
دِيَارِهِمْ
وَاُو۫ذُوا
ف۪ي
سَب۪يل۪ي
وَقَاتَلُوا
وَقُتِلُوا
لَاُكَفِّرَنَّ
عَنْهُمْ
سَيِّـَٔاتِهِمْ
وَلَاُدْخِلَنَّهُمْ
جَنَّاتٍ
تَجْر۪ي
مِنْ
تَحْتِهَا
الْاَنْهَارُۚ
ثَوَاباً
مِنْ
عِنْدِ
اللّٰهِۜ
وَاللّٰهُ
عِنْدَهُ
حُسْنُ
الثَّوَابِ
Rableri dualarını kabul etti: «Birbirinizden meydana gelen sizlerden, erkek olsun, kadın olsun, iş yapanın işini boşa çıkarmam. Hicret edenlerin, memleketlerinden çıkarılanların, yolumda ezaya uğratılanların, savaşan ve öldürülenlerin günahlarını elbette örteceğim. And olsun ki, Allah katından bir nimet olarak, onları içlerinden ırmaklar akan cennetlere koyacağım. Nimetin güzeli Allah katındadır».[195]
وَاِنَّ
مِنْ
اَهْلِ
الْكِتَابِ
لَمَنْ
يُؤْمِنُ
بِاللّٰهِ
وَمَٓا
اُنْزِلَ
اِلَيْكُمْ
وَمَٓا
اُنْزِلَ
اِلَيْهِمْ
خَاشِع۪ينَ
لِلّٰهِۙ
لَا
يَشْتَرُونَ
بِاٰيَاتِ
اللّٰهِ
ثَمَناً
قَل۪يلاًۜ
اُو۬لٰٓئِكَ
لَهُمْ
اَجْرُهُمْ
عِنْدَ
رَبِّهِمْۜ
اِنَّ
اللّٰهَ
سَر۪يعُ
الْحِسَابِ
Kitap ehlinden Allah’a huşu duyarak inanıp, Allah’ın ayetlerini az bir değere değişmeyenler vardır. İşte onların ecirleri Rablerinin katındadır. Şüphesiz Allah’ın hesabı çabuktur.[199]
يَٓا اَيُّهَا
الَّذ۪ينَ
اٰمَنُوا
اصْبِرُوا
وَصَابِرُوا
وَرَابِطُوا
وَاتَّقُوا
اللّٰهَ
لَعَلَّكُمْ
تُفْلِحُونَ
Ey İnananlar! Sabredin, düşmanlarınızdan daha sabırlı olun, cihada hazır bulunun, Allah’a karşı gelmekten sakının ki başarıya erişebilesiniz.[200]
Yükleniyor...