ك م
1.202ayette
2.285kez geçiyor
82/114surede
3farklı kelime
Mekkî / Medenî
Mekkî %50 · Medenî %50
İlk inen ayet (nüzul sırasıyla)
Kalem 6
2. inen sure
En çok geçtiği sure
Bakara
252 kez
Kelime ailesi
Bu kökten türeyen farklı kelimeler. Tıklayınca geçtiği ayetler listelenir.
Anlam yelpazesi
Kökün kelimelerinin Türkçe karşılıkları.
Size 380
Sizin üzerinize 161
Sizden 135
Sizin Rabbiniz 102
Umulur ki siz 68
Canlarınız 42
Kesinlikle siz 32
Aranızda 29
Size geldi 26
Seninle beraber 25
Sizi 24
Bazınız 20
Sizi yarattı 17
Sizden önce 17
Diğer 596 anlam
Nice 17
Siz 15
Ve size 15
Kalpleriniz 14
İçinizde 11
Mallarınız 11
Dönüşünüz 11
Sizden isterim 11
Ve sizin Rabbiniz 10
Size gelir 10
Sizin dininiz 10
Ve aranızda 10
Elleriniz 10
Sizin kadınlarınız 9
İşleriniz 9
Sizinle vuruşurlar 9
Size getirdi 8
Yeminleriniz 8
Sizi yarattık 8
Sizin ilahınız 7
Çocuklarınız 7
Sağ elleriniz 7
Sizin babalarınız 7
Sizi kıldı 7
Ortaklarınız 7
Sizin benzeriniz 7
Size rızık verdik 6
Sizin üstünüz 6
İnanmanız 6
Yüzleriniz 6
Sizden biri 6
Sizin yüz kızartıcı suçlarınız 6
Sizin evleriniz 6
Size yardım eder 6
Size isabet etti 6
Sizin eşleriniz 6
Anneleriniz 6
Size verdi 6
Size rızık verdi 6
Hemen size haber verir 6
Size getirir 6
Size hayat verir 5
Sizin oğullarınız 5
Size emreder 5
Sizi geri döndürürler 5
Sizin atalarınız 5
Size vaat eder 5
Sizin kötüleriniz 5
Sİzin mevlanız 5
Sizi inşa etti 5
Gününüz 5
Ve sizin atalarınız 5
Size rızık verir 5
Size fayda eder 5
Sizi öldürür 4
Kesinlikle size gelecek 4
Anlaşmanız 4
Sizin yurtlarınız 4
Sizin burhanınız 4
Size yol gösterdi 4
Sizi suçlar 4
Size öğüt verir 4
Size öğretti 4
Canlarınız için 4
Sadırlarınız 4
Size getirdim 4
Ve sizin canlarınız 4
Size isabet eder 4
Size yardım etti 4
Sizi çağırır 4
Sizin Rabbinize 4
Ve elleriniz 4
Sizi giderir 4
Ve ayaklarınız 4
Size azap eder 4
Sizi denemesi için 4
Size haber veririm 4
Kesinlikle siz mi? 4
Sizi vefat ettirir 4
İmkanınız 4
Size önerdi 4
Size verir 4
Hanginiz? 4
Sizin babanız 4
İlahlarınız 4
Sizi kurtardık 3
Size layık görürler 3
Size verdik 3
Öyleyse erkek kardeşleriniz 3
Kaç 3
Öyleyse size 3
Ve sizin oğullarınız 3
Size dokunur 3
Size zarar verir 3
Ökçeleriniz 3
Ve sizden 3
Sizden uzaklaştı 3
Mallarınız ile 3
Size geldiler 3
Arkanız 3
Size haber verir 3
Sizden başkası 3
Sizi kurtarır 3
Sizin katınızda 3
Sizi alması sebebiyle 3
Size ulaştırdım 3
Sizi çıkarır 3
Sizin yeriniz 3
Ve kesinlikle siz 3
Ve size rızık verdi 3
Ve sizin çocuklarınız 3
Sizin işiniz 3
Emriniz 3
Sizi görürüm 3
Size gösterir 3
Sizi korur 3
Size getiririm 3
Size gösteririrm 3
Sizin arkadaşınız 3
Ve sizi aldattı 3
Sizi üstün kıldım 2
İyileştireniniz 2
Hatalarınız 2
Ve size gösterir 2
Sizin elçiniz 2
Sizi kıldık 2
Ve size öğretir 2
Sizinle 2
Sizinle vuruştular 2
Elleriniz ile 2
Başlarınız 2
Sizi hayret ettirdi 2
Ekeneğiniz 2
Sizin adamlarınız 2
Size haber vereyim mi? 2
Sizi sakındırır 2
Ücretleriniz 2
Ve sizin kız kardeşleriniz 2
Sizin genç kızlarınız 2
Ve size yol gösterir 2
Sizin yüzlerinizi 2
Kesinlikle sizi toplayacak 2
Silahlarınız 2
Size fikir verir 2
Kesinlikle size suç işletmesin 2
Ve size verdi 2
Sizin çoğunuz 2
Sizin benzerleriniz 2
Size söylüyorum, gördün mü? 2
Sizin işitmeniz 2
Ayaklarınız 2
Ve sizi uyarırlar 2
Öyleyse size yol gösterdi 2
Sizi görür 2
Size ulaştırırım 2
Sizi uyarması için 2
Sizi geçti 2
Kasabanız 2
Düşmanınız 2
Size göstereceğim 2
Sizi çağırdı 2
Sizin gözleriniz 2
Ve sizin düşmanlığınız 2
Öyleyse size dokundu 2
Ve size yardım eder 2
Ve sizin erkek kardeşleriniz 2
Ve sizin eşleriniz 2
Sizin haberleriniz 2
Sizin çevreniz 2
Ve ortaklarınız 2
Size sordum 2
Sizi kurtardı 2
Ve sizi erteler 2
Size vaat etti 2
Sizin amacınız 2
Size dokundu 2
Size içecek kılarız 2
Sizin zorluğunuz 2
Ve sizi kıldık 2
Size rahmet eder 2
Sizi geri döndürür 2
Sizi çıkarırız 2
Size vay 2
Sizin büyüğünüz 2
Ve kesinlikle sizi astıracağım 2
İlahınız 2
Ümmetiniz 2
Sizi türetti 2
Sizin çağırmanız 2
Uğursuzluğunuz 2
Ve sizin barınağınız 2
Sizin yaratılmanız 2
Kesinlikle sizi aldatacak 2
Kesinlikle sizi aldatmasın 2
Sözünüz 2
Sizin velileriniz 2
Sizi çıkarması için 2
Sizden ister 2
Sizin zannınız 2
Size yol gösteririm 2
Sizi çağırırım 2
Ve sizi şekillendirdi 2
Sizin şekilleriniz 2
Sizi uyardım 2
Sizi toplar 2
Sİzin akrabalık bağlarınız 2
Sizin rızkınız 2
Özel konuşmanız 2
Size yasaklar 2
Ve sizi girdirir 2
Sizin koşmanız 2
Ve sizin yararlı hayvanlarınız için 2
Seninle beraberiz 1
Rabbinize 1
Sizin için 1
şahitlerinizi 1
Sonra size hayat verdi 1
Sözünüzü 1
Hemen sizi kurtardık 1
Sizin edinmeniz sebebiyle 1
Hemen sizi aldı 1
Sizi gönderdik 1
Ölümünüz 1
Sizinle tartışmaları için 1
Sizin kanlarınız 1
Size gelirler 1
Ve sizi aklar 1
Sizi anarım 1
Kesinlikle sizi deneyeceğiz 1
Sizi çıkardılar 1
İbadet yerleriniz 1
Sizin anmanız gibi 1
Öyleyse sizi sıkıntıya düşürdü 1
Sizi hayrete düşürdü 1
Size emretti 1
Yeminlerinizi 1
Sizi sınayan 1
Sadakalarınız 1
Ve size emreder 1
Size öğretir 1
Sizinle hesaplaşır 1
Sizi şekillendirir 1
Sizi sever 1
Ve size haber veririm 1
Ve size getirdim 1
Ve sizin kadınlarınız 1
Sizi saptırırlar 1
Sizinle tartışırlar 1
Size emreder mi? 1
Size verdim 1
Ve içinizde 1
Hemen sizi kurtardı 1
Size zarar verirler 1
Size döndürürler 1
Sizin dışınızda 1
Sizi şaşırtmakta yetersiz kalırlar 1
Severler 1
Sizinle karşılaştılar 1
Öfkeniz sebebiyle 1
Size yeter 1
Ve size gelirler 1
Size doğru söyledi 1
Size gösterdi 1
Sizi çevirdi 1
Sizi sınaması için 1
Diğerleriniz 1
Hemen sizi ödüllendirdi 1
Sizi ortada bırakır 1
Size kendiliğimizden uyduk 1
Sizi bilgi sahibi yapması 1
Size vasiyet eder 1
Ve sizin kızlarınız 1
Ve sizin halalarınız 1
Ve sizin teyzeleriniz 1
Ve anneleriniz 1
Sizi emzirdiler 1
Ve sizin üvey kızlarınız 1
Sizin yasaklarınız 1
Testisleriniz 1
İnanmanızı 1
Ve sizi girdiririz 1
Size itaat ettiler 1
Düşmanlarınızı 1
Tedbiriniz 1
Size yetişir 1
Öyleyse hemen sizinle vuruştular 1
Sizden ayrıldılar 1
Size güvenirler 1
Sizden ayrılırlar 1
Sizi fitneler 1
Ve sizin metalarınız 1
Onların tedbiri 1
Sizin yanlarınız 1
Sizin kuruntularınız ile 1
Üzerine 1
Ve size mani oluruz 1
Size azap etmek için 1
Sizi alıkoydular 1
Ve yiyeceğiniz 1
Başlarınızla 1
Sizi temizlemeyi 1
Sizinle anlaştı 1
Kesinlikle size suç işletecek 1
Ve kesinlikle sizi girdireceğim 1
Sizin yüz kızartıcı suçlarınız sebebiyle 1
Ve sizi kıldı 1
Arkalarınız 1
Öyleyse kesinlikle siz 1
Sizinle beraber 1
Sizin veliniz 1
Sizin aileleriniz 1
Ve sizi alıkoyar 1
Kesinlikle sizi deneyecek 1
Ve sizin mızraklarınız 1
Sizi fenalaştırır 1
Mecbur tutarsınız 1
Hemen size isabet etti 1
Sırrınız 1
Ve sizin açıkça söylemeniz 1
Sizi uyarmam için 1
Ve görme organlarınız 1
Hevesleriniz 1
Sİzi gönderir 1
Sizi karıştırır 1
Size bahşettik 1
Sizin sırtlarınız 1
Size katkıda bulunanlar 1
Sizi şuurlandırır 1
Sizinle mücadele etmeleri için 1
Sizin ikametgahınız 1
Sizden sonra 1
Sİzin şahitleriniz 1
Size rızık veririz 1
Sizi yerleştirdik 1
Sizi şekillendirdik 1
Sizin çirkin yerleriniz 1
Kesinlikle sizi fitnelemesin 1
Sizin anne babanız 1
Size başladı 1
Sizin süsünüz 1
Topluluğunuz 1
Ve sizi artırdı 1
Ve sizi yerleştirdi 1
Sizi çoğalttı 1
Sizin inancınız 1
Kesinlikle sizi astıracağım 1
Ve sizi halef kılar 1
Size ararım 1
Sizi üstün kıldı 1
Sizin hatalarınız 1
Kendiliğinden size uyarlar 1
Size yardım etmek 1
Size yardım eden 1
Sizi sardırır 1
Sizi temizlemesi için 1
Ordunuz 1
Sizi kapıp götürür 1
Hemen sizi barındırdı 1
Ve sizi destekledi 1
Görevleriniz 1
Ve sizi azaltır 1
Sizin üstünlüğünüz 1
Sizden yardım istediler 1
Öyleyse sizin üzerinize 1
Sizi eksiltirler 1
Sizin hakkınızda 1
Sizi razı ederler 1
Size başladılar 1
Ve sizin aşiretiniz 1
Çokluğunuz 1
Sizi zenginleştirir 1
Sizi artırdılar 1
Sizin aranız 1
Size ararlar 1
Sizi razı etmeleri için 1
Payınız ile 1
Sizi bindiririrm 1
Sizin alışverişinizle 1
Size yakın olurlar 1
Size kavrattı 1
Sizi gezdirir 1
Sizin azmanız 1
Hemen size haber veririz 1
Yerinizde kalın 1
Sizin kulluğunuz 1
Sizi metalandırır 1
Sizi zannederiz 1
Sizi azdırır 1
Ve sizi artırır 1
Kuvvetiniz 1
Ve sizi uygarlaştırdı 1
Sizin yurdunuz 1
Size muhalefet ederim 1
Size yasaklarım 1
Size emanet ederim 1
Size emanet ettim 1
Sizin atanız 1
Sizin halkınız 1
Kesinlikle sizi artıracağım 1
Size getiririz 1
Kesinlikle sizi çıkaracağız 1
Kesinlikle sizi yerleştireceğiz 1
Öyleyse size yol gösterdik 1
Ve size vaat ettim 1
Hemen sizden caydım 1
Sizi çağırdım 1
Sizin imdadınıza yetişen 1
Sizin dönüşümünüz 1
Sizin ağırlıklarınız 1
Sizi çıkardı 1
Sizin göçünüz 1
Sizin ikametiniz 1
Sizi dener 1
Kesinlikle sizi kıldı 1
Dilleriniz 1
Ve size yardım ettik 1
Size mi ayırdı? 1
Size karşılık 1
Sizi suda boğması sebebiyle 1
Hemen sizin Rabbiniz 1
Ne kadar 1
Gümüş paralarınız ile 1
Hemen size getirsin 1
Sizi taşlarlar 1
size 1
Size haber veririz 1
Sizden ayrılırım 1
Sizin yararlı hayvanlarınız 1
Sizi geri döndürürüz 1
Size vaat edilen zaman 1
Sizin kökünüzü kazıması sebebiyle 1
İkisi sizi çıkarır 1
Sizin yolunuz 1
Sizin tuzağınız 1
Ve sizinle vaatleştik 1
Anılmanız 1
Ve sizin meskenleriniz 1
Sizi deneriz 1
Sizi uyarırım 1
Sizin putlarınız 1
Sizi saklaması için 1
Size duyurdum 1
Sizin olgunluk yaşlarınız 1
Size hayat verdi 1
Sizi seçti 1
Size ad koydu 1
Size vaat mı eder? 1
Size unutturdular 1
Ve siz 1
Sizi alıkoymasın 1
Sizin dilleriniz ile 1
Sizin ağızlarınız ile 1
Sizin kullarınız 1
Ve sizin kadın köleleriniz 1
Ve sizin üzerinize 1
Sizden izin istesin 1
Üniformalarınız 1
Erkek kardeşleriniz 1
Kız kardeşleriniz 1
Amcalarınız 1
Sizin halalarınız 1
Dayılarınız 1
Sizin teyzeleriniz 1
Sizi yalanladılar 1
Sizden korktum 1
Sizi işitirler 1
Size fayda ederler 1
Size yardım ederler 1
Sizi seviyelendiririz 1
İşinize 1
Size getireceğim 1
Meskenleriniz 1
Kesinlikle sizi ufalayacak 1
Sizin hediyenize 1
Ve sizi kılar 1
Size yol gösterir 1
Size gösterecek 1
Hemen size haber veririm 1
Sizin toplantı yeriniz 1
Ve sizin ilahınız 1
Sizin dilleriniz 1
Ve sizin renkleriniz 1
Uyumanız 1
Ve araştırmanız 1
Sizin korkmanız gibi 1
Ve size tattırması için 1
Ve ancak siz 1
Sizin gönderilmeniz 1
Size göstermesi için 1
Sizi unuttuk 1
Sizin evlatlıklarınız 1
Sizin ağızlarınızla 1
Ve sizin mevlalarınız 1
Sizi savunur 1
Sizi incittiler 1
Haberleriniz 1
Ve size miras bıraktı 1
Ve sizi temizler 1
Kalpleriniz için 1
Size gösteririz 1
Sizi alıkoyduk 1
Sizi yaklaştırır 1
Sizi alıkoyar 1
Size öğüt veririm 1
Sizin arakdaşınızda 1
Sizin şirkiniz 1
Sizi yaşatırız 1
Ve size geldi 1
Kesinlikle sizi taşlayacağız 1
Ve kesinlikle size dokunacak 1
Sizin arkanız 1
Hemen sizi azdırdık 1
Kitabınızı 1
Sizi yaratır 1
Nefretiniz 1
Size gösteririm 1
Elçileriniz 1
Sizin olgunluk yaşları 1
Görme duyularınız 1
Derileriniz 1
Sizin Rabbinizi 1
Sizi yuvarladı 1
Sizi türetir 1
Ve size ayırdı 1
Kesinlikle sizi alıkoymasın 1
Size getirdik 1
Size getiren 1
Sizi unuturuz 1
Siz sebebiyle 1
Sizin iyileriniz 1
Sizin hayatınız 1
Ve size ulaştırırım 1
Size imkan verdik 1
Ve sizi kurtarır 1
Sizin döndüğünüz yer 1
Ve sizin ikametgahınız 1
Size itaat edeceğiz 1
Ve kesinlikle sizi deneyeceğiz 1
Sizi ayırarak tek bırakır 1
Hemen sizi üsteler 1
Kinleriniz 1
ama içinizden 1
sizden başka 1
sizin gibi 1
Kendiliğimizden size uyarız 1
Sizinle vuruştu 1
Size zafer kazandırdı 1
Ve sizi alıkoydular 1
Size isabet edecek olması sebebiyle 1
Sesleriniz 1
Size itaat eder 1
Sizin iki erkek kardeşiniz 1
En cömertiniz 1
Sizin en sığınanınız 1
Sizi eksiltir 1
Sizin dininizi 1
Sizin teslim etmeniz 1
Sizin fitneniz 1
Size mi? 1
Örtenleriniz mi? 1
Dayandığınız kimseler 1
Sizin örnekleriniz 1
Ve sizi inşa ederiz 1
Müjdeniz 1
Aydınlığınız 1
Ancak siz 1
Sizin barınağınız 1
Size yasakladı 1
Kesinlikle sana yardım edeceğiz 1
Sizi ele geçirirler 1
Sizi çıkarırlar 1
Ve sizi çıkardılar 1
Sizin çıkarılmanız 1
Sizinle karşılaşan 1
Sizi eğlendirmesin 1
-dığı şey 1
Gelir 1
Hemen sizden 1
Varlığınız 1
Ve aileleriniz 1
Suyunuz 1
Hanginizle 1
Sizi taşıdık 1
Sizi yetiştirdi 1
Ve sizi çıkarır 1
Sizi koydu 1
Sizi doyururuz 1
Sizi yaratırız 1
Ve size içecek kıldık 1
Sizi topladık 1
Ve sizi yarattık 1
Sizin uykunuz 1
Sizi artırırız 1
Sizi uyardık 1
Sizi eğlendirdi 1
Sizindir 1
Kavram ağı
Aynı ayette en çok birlikte geçtiği kökler (ayet sayısı). Tıklayınca ortak ayetler listelenir.
Sure dağılımı
Her kutu bir sure; renk koyulaştıkça o surede daha çok geçiyor. Mekkî Medenî
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
21
22
23
24
25
26
27
28
29
30
31
32
33
34
35
36
37
38
39
40
41
42
43
44
45
46
47
48
49
50
51
52
53
54
55
56
57
58
59
60
61
62
63
64
65
66
67
68
69
70
71
72
73
74
75
76
77
78
79
80
81
82
83
84
85
86
87
88
89
90
91
92
93
94
95
96
97
98
99
100
101
102
103
104
105
106
107
108
109
110
111
112
113
114
Vahiy sürecinde kullanım
Sureler iniş sırasıyla soldan sağa: ilk inen Alak'tan son inen sureye. Kavramın hangi dönemde öne çıktığını gösterir.
← ilk inenson inen →
Ayetler
Ahzâb suresi ✕ Süzgeci kaldır
20 ayet
مَا
جَعَلَ
اللّٰهُ
لِرَجُلٍ
مِنْ
قَلْبَيْنِ
ف۪ي
جَوْفِه۪ۚ
وَمَا
جَعَلَ
اَزْوَاجَكُمُ
الّٰٓئ۪
تُظَاهِرُونَ
مِنْهُنَّ
اُمَّهَاتِكُمْۚ
وَمَا
جَعَلَ
اَدْعِيَٓاءَكُمْ
اَبْنَٓاءَكُمْۜ
ذٰلِكُمْ
قَوْلُكُمْ
بِاَفْوَاهِكُمْۜ
وَاللّٰهُ
يَقُولُ
الْحَقَّ
وَهُوَ
يَهْدِي
السَّب۪يلَ
Allah insanın içine iki kalp koymamıştır. Allah, zıhar yapmanız suretiyle eşlerinizi, anneleriniz gibi yaratmamıştır; evlatlıklarınızı da öz oğullarınız gibi saymanızı meşru kılmamıştır. Bunlar sizin dillerinize doladığınız boş sözlerdir. Allah gerçeği söylemektedir, doğru yola O eriştirir.[4]
اُدْعُوهُمْ
لِاٰبَٓائِهِمْ
هُوَ
اَقْسَطُ
عِنْدَ
اللّٰهِۚ
فَاِنْ
لَمْ
تَعْلَمُٓوا
اٰبَٓاءَهُمْ
فَاِخْوَانُكُمْ
فِي
الدّ۪ينِ
وَمَوَال۪يكُمْۜ
وَلَيْسَ
عَلَيْكُمْ
جُنَاحٌ
ف۪يمَٓا
اَخْطَأْتُمْ
بِه۪ۙ
وَلٰكِنْ
مَا
تَعَمَّدَتْ
قُلُوبُكُمْۜ
وَكَانَ
اللّٰهُ
غَفُوراً
رَح۪يماً
Evlatlıkları babalarına nisbet edin, bu Allah katında en doğru olandır. Eğer babalarının kim olduğunu bilmiyorsanız, bu takdirde onları din kardeşi ve dostlarınız olarak kabul edin. İçinizden kasdederek yaptıklarınız bir yana, yanılmalarınızda size bir sorumluluk yoktur. Allah, bağışlar ve merhamet eder.[5]
اَلنَّبِيُّ
اَوْلٰى
بِالْمُؤْمِن۪ينَ
مِنْ
اَنْفُسِهِمْ
وَاَزْوَاجُهُٓ
اُمَّهَاتُهُمْۜ
وَاُو۬لُوا
الْاَرْحَامِ
بَعْضُهُمْ
اَوْلٰى
بِبَعْضٍ
ف۪ي
كِتَابِ
اللّٰهِ
مِنَ
الْمُؤْمِن۪ينَ
وَالْمُهَاجِر۪ينَ
اِلَّٓا
اَنْ
تَفْعَلُٓوا
اِلٰٓى
اَوْلِيَٓائِكُمْ
مَعْرُوفاًۜ
كَانَ
ذٰلِكَ
فِي
الْكِتَابِ
مَسْطُوراً
Müminlerin, Peygamberi kendi nefislerinden çok sevmeleri gerekir; onun eşleri onların anneleridir; akraba olanlar, miras hususunda, Allah’ın Kitap’ında birbirlerine müminler ve muhacirlerden daha yakındırlar. Dostlarınıza yapacağınız uygun bir vasiyet bunun dışındadır. Bu Kitap’ta yazılı bulunmaktadır.[6]
يَٓا اَيُّهَا
الَّذ۪ينَ
اٰمَنُوا
اذْكُرُوا
نِعْمَةَ
اللّٰهِ
عَلَيْكُمْ
اِذْ
جَٓاءَتْكُمْ
جُنُودٌ
فَاَرْسَلْنَا
عَلَيْهِمْ
ر۪يحاً
وَجُنُوداً
لَمْ
تَرَوْهَاۜ
وَكَانَ
اللّٰهُ
بِمَا
تَعْمَلُونَ
بَص۪يراًۚ
Ey inananlar! Allah’ın size olan nimetini anın; üzerinize ordular gelmişti. Biz de onların üzerine rüzgar ve göremediğiniz ordular göndermiştik. Allah, yaptıklarınızı görüyordu.[9]
اِذْ
جَٓاؤُ۫كُمْ
مِنْ
فَوْقِكُمْ
وَمِنْ
اَسْفَلَ
مِنْكُمْ
وَاِذْ
زَاغَتِ
الْاَبْصَارُ
وَبَلَغَتِ
الْقُلُوبُ
الْحَنَاجِرَ
وَتَظُنُّونَ
بِاللّٰهِ
الظُّنُونَا
Onlar size yukarınızdan ve aşağınızdan gelmişlerdi; gözler de dönmüştü, yürekler ağızlara gelmişti; Allah için çeşitli tahminlerde bulunuyordunuz.[10]
وَاِذْ
قَالَتْ
طَٓائِفَةٌ
مِنْهُمْ
يَٓا اَهْلَ
يَثْرِبَ
لَا
مُقَامَ
لَكُمْ
فَارْجِعُواۚ
وَيَسْتَأْذِنُ
فَر۪يقٌ
مِنْهُمُ
النَّبِيَّ
يَقُولُونَ
اِنَّ
بُيُوتَنَا
عَوْرَةٌ
وَمَا
هِيَ
بِعَوْرَةٍۜ
اِنْ
يُر۪يدُونَ
اِلَّا
فِرَاراً
İçlerinden bir takımı: «Ey Medineliler! Tutunacak yeriniz yok, geri dönün» demişti. İçlerinden bir topluluk da Peygamberden: «Evlerimiz düşmana açıktır» diyerek izin istemişlerdi. Oysa evleri açık değildi sadece kaçmak istiyorlardı.[13]
قُلْ
لَنْ
يَنْفَعَكُمُ
الْفِرَارُ
اِنْ
فَرَرْتُمْ
مِنَ
الْمَوْتِ
اَوِ
الْقَتْلِ
وَاِذاً
لَا
تُمَتَّعُونَ
اِلَّا
قَل۪يلاً
De ki: «Eğer ölümden yahut öldürülmekten kaçıyorsanız bilin ki, kaçmak size fayda vermeyecektir; kaçsanız bile az bir zamandan fazla yaşatılmazsınız.»[16]
قُلْ
مَنْ
ذَا
الَّذ۪ي
يَعْصِمُكُمْ
مِنَ
اللّٰهِ
اِنْ
اَرَادَ
بِكُمْ
سُٓوءاً
اَوْ
اَرَادَ
بِكُمْ
رَحْمَةًۜ
وَلَا
يَجِدُونَ
لَهُمْ
مِنْ
دُونِ
اللّٰهِ
وَلِياًّ
وَلَا
نَص۪يراً
De ki: «Allah size bir kötülük dilese veya bir rahmet istese, O’na karşı kim sizi koruyabilir? Allah’tan başka dost ve yardımcı da bulamazsınız.»[17]
قَدْ
يَعْلَمُ
اللّٰهُ
الْمُعَوِّق۪ينَ
مِنْكُمْ
وَالْقَٓائِل۪ينَ
لِاِخْوَانِهِمْ
هَلُمَّ
اِلَيْنَاۚ
وَلَا
يَأْتُونَ
الْبَأْسَ
اِلَّا
قَل۪يلاًۙ
Allah, içinizden sizi alıkoyanları, size Allah’ın yardımını kıskanarak, kardeşlerine «Bize gelin, zorlanmadıkça savaşa gitmeyin» diyenleri bilir. Kalblerine korku gelince ölüm baygınlığı geçiren kimse gibi gözleri dönerek, sana baktıklarını görürsün. Korkuları gidince iyiliğinize olanı çekemeyip sivri dilleriyle sizi incitirler. Bunlar inanmamışlardır, Allah, bu sebeple işlerini boşa çıkarmıştır; bu, Allah için kolaydır.[18-19]
اَشِحَّةً
عَلَيْكُمْۚ
فَاِذَا
جَٓاءَ
الْخَوْفُ
رَاَيْتَهُمْ
يَنْظُرُونَ
اِلَيْكَ
تَدُورُ
اَعْيُنُهُمْ
كَالَّذ۪ي
يُغْشٰى
عَلَيْهِ
مِنَ
الْمَوْتِۚ
فَاِذَا
ذَهَبَ
الْخَوْفُ
سَلَقُوكُمْ
بِاَلْسِنَةٍ
حِدَادٍ
اَشِحَّةً
عَلَى
الْخَيْرِۜ
اُو۬لٰٓئِكَ
لَمْ
يُؤْمِنُوا
فَاَحْبَطَ
اللّٰهُ
اَعْمَالَهُمْۜ
وَكَانَ
ذٰلِكَ
عَلَى
اللّٰهِ
يَس۪يراً
Allah, içinizden sizi alıkoyanları, size Allah’ın yardımını kıskanarak, kardeşlerine «Bize gelin, zorlanmadıkça savaşa gitmeyin» diyenleri bilir. Kalblerine korku gelince ölüm baygınlığı geçiren kimse gibi gözleri dönerek, sana baktıklarını görürsün. Korkuları gidince iyiliğinize olanı çekemeyip sivri dilleriyle sizi incitirler. Bunlar inanmamışlardır, Allah, bu sebeple işlerini boşa çıkarmıştır; bu, Allah için kolaydır.[18-19]
يَحْسَبُونَ
الْاَحْزَابَ
لَمْ
يَذْهَبُواۚ
وَاِنْ
يَأْتِ
الْاَحْزَابُ
يَوَدُّوا
لَوْ
اَنَّهُمْ
بَادُونَ
فِي
الْاَعْرَابِ
يَسْـَٔلُونَ
عَنْ
اَنْبَٓائِكُمْۜ
وَلَوْ
كَانُوا
ف۪يكُمْ
مَا
قَاتَلُٓوا
اِلَّا
قَل۪يلاً۟
Bunlar, düşman birliklerinin gitmediklerini sanıyorlardı. Bu birlikler tekrar gelmiş olsalardı, kendileri çöllerde bedevilerin yanında bulunup, sadece sizin haberlerinizi sormayı dilerlerdi. Aranızda olsalar ancak pek az savaşırlardı.[20]
لَقَدْ
كَانَ
لَكُمْ
ف۪ي
رَسُولِ
اللّٰهِ
اُسْوَةٌ
حَسَنَةٌ
لِمَنْ
كَانَ
يَرْجُوا
اللّٰهَ
وَالْيَوْمَ
الْاٰخِرَ
وَذَكَرَ
اللّٰهَ
كَث۪يراًۜ
Ey inananlar! And olsun ki, sizin için, Allah’a ve ahiret gününe kavuşmayı umanlar ve Allah’ı çok anan kimseler için Resulullah (Allah’ın Elçisi) en güzel örnektir.[21]
وَاَوْرَثَكُمْ
اَرْضَهُمْ
وَدِيَارَهُمْ
وَاَمْوَالَهُمْ
وَاَرْضاً
لَمْ
تَطَؤُ۫هَاۜ
وَكَانَ
اللّٰهُ
عَلٰى
كُلِّ
شَيْءٍ
قَد۪يراً۟
Yerlerini, yurtlarını, mallarını ve henüz ayağınızı dahi basmadığınız yerleri Allah size miras olarak verdi. Allah her şeye Kadir olandır.[27]
وَقَرْنَ
ف۪ي
بُيُوتِكُنَّ
وَلَا
تَبَرَّجْنَ
تَبَرُّجَ
الْجَاهِلِيَّةِ
الْاُو۫لٰى
وَاَقِمْنَ
الصَّلٰوةَ
وَاٰت۪ينَ
الزَّكٰوةَ
وَاَطِعْنَ
اللّٰهَ
وَرَسُولَهُۜ
اِنَّمَا
يُر۪يدُ
اللّٰهُ
لِيُذْهِبَ
عَنْكُمُ
الرِّجْسَ
اَهْلَ
الْبَيْتِ
وَيُطَهِّرَكُمْ
تَطْه۪يراًۚ
Evlerinizde oturun; eski Cahiliyye’de olduğu gibi açılıp saçılmayın; namazı kılın; zekatı verin; Allah’a ve Peygamberine itaat edin. Ey Peygamberin ev halkı! (ehl-i beyt) Şüphesiz Allah sizden kusuru giderip sizi tertemiz yapmak ister.[33]
مَا
كَانَ
مُحَمَّدٌ
اَبَٓا
اَحَدٍ
مِنْ
رِجَالِكُمْ
وَلٰكِنْ
رَسُولَ
اللّٰهِ
وَخَاتَمَ
النَّبِيّ۪نَۜ
وَكَانَ
اللّٰهُ
بِكُلِّ
شَيْءٍ
عَل۪يماً۟
Muhammed içinizden herhangi bir adamın babası değil, Allah’ın elçisi ve peygamberlerin sonuncusudur. Allah her şeyi bilendir.[40]
هُوَ
الَّذ۪ي
يُصَلّ۪ي
عَلَيْكُمْ
وَمَلٰٓئِكَتُهُ
لِيُخْرِجَكُمْ
مِنَ
الظُّلُمَاتِ
اِلَى
النُّورِۜ
وَكَانَ
بِالْمُؤْمِن۪ينَ
رَح۪يماً
Karanlıklardan aydınlığa çıkarmak için size rahmet ve istiğfar eden Allah ve melekleridir. İnananlara merhamet eden O’dur.[43]
يَٓا اَيُّهَا
الَّذ۪ينَ
اٰمَنُٓوا
اِذَا
نَكَحْتُمُ
الْمُؤْمِنَاتِ
ثُمَّ
طَلَّقْتُمُوهُنَّ
مِنْ
قَبْلِ
اَنْ
تَمَسُّوهُنَّ
فَمَا
لَكُمْ
عَلَيْهِنَّ
مِنْ
عِدَّةٍ
تَعْتَدُّونَهَاۚ
فَمَتِّعُوهُنَّ
وَسَرِّحُوهُنَّ
سَرَاحاً
جَم۪يلاً
Ey inananlar! Mümin kadınlarla nikahlanıp, onları, temasta bulunmadan boşadığınızda, artık onlar için size iddet saymaya lüzum yoktur. Kendilerine bağışta bulunarak onları güzellikle serbest bırakın.[49]
تُرْج۪ي
مَنْ
تَشَٓاءُ
مِنْهُنَّ
وَتُــْٔـو۪ٓي
اِلَيْكَ
مَنْ
تَشَٓاءُۜ
وَمَنِ
ابْتَغَيْتَ
مِمَّنْ
عَزَلْتَ
فَلَا
جُنَاحَ
عَلَيْكَۜ
ذٰلِكَ
اَدْنٰٓى
اَنْ
تَقَرَّ
اَعْيُنُهُنَّ
وَلَا
يَحْزَنَّ
وَيَرْضَيْنَ
بِمَٓا
اٰتَيْتَهُنَّ
كُلُّهُنَّۜ
وَاللّٰهُ
يَعْلَمُ
مَا
ف۪ي
قُلُوبِكُمْۜ
وَكَانَ
اللّٰهُ
عَل۪يماً
حَل۪يماً
Bunlardan istediğini bırakır, istediğini yanına alabilirsin. Sırasını geri bırakmış olduklarından da arzu ettiğini yanına almanda sana bir sorumluluk yoktur. Bu onların gözlerinin aydın olmasını, üzülmemelerini, hepsine verdiğin şeylere razı olmalarını daha iyi sağlar. Allah kalblerinizde olanı bilir; Allah bilendir, Halim olandır.[51]
يَٓا اَيُّهَا
الَّذ۪ينَ
اٰمَنُوا
لَا
تَدْخُلُوا
بُيُوتَ
النَّبِيِّ
اِلَّٓا
اَنْ
يُؤْذَنَ
لَكُمْ
اِلٰى
طَعَامٍ
غَيْرَ
نَاظِر۪ينَ
اِنٰيهُۙ
وَلٰكِنْ
اِذَا
دُع۪يتُمْ
فَادْخُلُوا
فَاِذَا
طَعِمْتُمْ
فَانْتَشِرُوا
وَلَا
مُسْتَأْنِس۪ينَ
لِحَد۪يثٍۜ
اِنَّ
ذٰلِكُمْ
كَانَ
يُؤْذِي
النَّبِيَّ
فَيَسْتَحْـي۪
مِنْكُمْۘ
وَاللّٰهُ
لَا
يَسْتَحْـي۪
مِنَ
الْحَقِّۜ
وَاِذَا
سَاَلْتُمُوهُنَّ
مَتَاعاً
فَسْـَٔلُوهُنَّ
مِنْ
وَرَٓاءِ
حِجَابٍۜ
ذٰلِكُمْ
اَطْهَرُ
لِقُلُوبِكُمْ
وَقُلُوبِهِنَّۜ
وَمَا
كَانَ
لَكُمْ
اَنْ
تُؤْذُوا
رَسُولَ
اللّٰهِ
وَلَٓا
اَنْ
تَنْكِحُٓوا
اَزْوَاجَهُ
مِنْ
بَعْدِه۪ٓ
اَبَداًۜ
اِنَّ
ذٰلِكُمْ
كَانَ
عِنْـدَ
اللّٰهِ
عَظ۪يـماً
Ey inananlar! Peygamber’in evlerine, yemeğe çağırılmaksızın vakitli vakitsiz girmeyin; fakat davet edilseniz girin ve yemeği yiyince, dağılın. Sohbet etmek için de girip oturmayın. Bu haliniz Peygamber’i üzüyor, o da size bir şey söylemeye çekiniyordu. Allah gerçeği söylemekten çekinmez. Peygamber’in eşlerinden bir şey isteyeceğinizde onu perde arkasından isteyin. Bu sayede sizin gönülleriniz de, onların gönülleri de daha temiz kalır. Bundan sonra ne Allah’ın Peygamber’ini üzmeniz ve ne de O’nun eşlerini nikahlamanız asla caiz değildir. Doğrusu bu, Allah katında büyük şeydir.[53]
يُصْلِحْ
لَكُمْ
اَعْمَالَكُمْ
وَيَغْفِرْ
لَكُمْ
ذُنُوبَكُمْۜ
وَمَنْ
يُطِـعِ
اللّٰهَ
وَرَسُولَهُ
فَقَدْ
فَازَ
فَوْزاً
عَظ۪يماً
Ey inananlar! Allah’tan sakının, dürüst söz söyleyin de Allah işlerinizi kendinize yararlı kılsın ve günahlarınızı size bağışlasın. Kim Allah’a ve Peygamber’ine itaat ederse, şüphesiz büyük bir kurtuluşa ermiş olur.[70-71]
Yükleniyor...