AYET LİSTE

بِسْمِ ٱللّٰهِ ٱلرَّحْمَٰنِ ٱلرَّحِيمِ
وَاَنَا اخْتَرْتُكَ فَاسْتَمِـعْ لِمَا يُوحٰى
Ben seni seçtim. Şimdi vahyedilene kulak ver.[13]
اِنَّـن۪ٓي اَنَا اللّٰهُ لَٓا اِلٰهَ اِلَّٓا اَنَا۬ فَاعْبُدْن۪يۙ وَاَقِمِ الصَّلٰوةَ لِذِكْر۪ي
Muhakkak ki ben, yalnızca ben Allah’ım. Benden başka ilâh yoktur. Bana kulluk et; beni anmak için namaz kıl.[14]
اِنَّ السَّاعَةَ اٰتِيَةٌ اَكَادُ اُخْف۪يهَا لِتُجْزٰى كُلُّ نَفْسٍ بِمَا تَسْعٰى
Kıyamet günü mutlaka gelecektir. Herkes peşine koştuğu şeyin karşılığını bulsun diye neredeyse onu (kendimden) gizleyeceğim.[15]
فَلَا يَصُدَّنَّكَ عَنْهَا مَنْ لَا يُؤْمِنُ بِهَا وَاتَّـبَعَ هَوٰيهُ فَتَرْدٰى
Ona inanmayan ve nefsinin arzularına uyan kimseler sakın seni ondan (kıyamete inanmaktan) alıkoymasın; sonra mahvolursun![16]
وَمَا تِلْكَ بِيَم۪ينِكَ يَا مُوسٰى
Şu sağ elindeki nedir, ey Musa?[17]
قَالَ هِيَ عَصَايَۚ اَتَوَكَّـؤُ۬ا عَلَيْهَا وَاَهُشُّ بِهَا عَلٰى غَنَم۪ي وَلِيَ ف۪يهَا مَاٰرِبُ اُخْرٰى
O, benim asamdır, dedi, ona dayanırım, onunla davarlarıma yaprak silkelerim; benim ona başkaca ihtiyaçlarım da vardır.[18]
قَالَ اَلْقِهَا يَا مُوسٰى
Allah: Yere at onu, ey Musa! dedi.[19]
فَاَلْقٰيهَا فَاِذَا هِيَ حَيَّةٌ تَسْعٰى
Onu hemen yere attı. Bir de ne görsün, hızla sürünen bir yılan değil mi![20]
قَالَ خُذْهَا وَلَا تَخَفْ۠ سَنُع۪يدُهَا س۪يرَتَهَا الْاُو۫لٰى
Allah buyurdu: Al onu! Korkma! Biz onu şimdi ilk haline sokacağız.[21]
وَاضْمُمْ يَدَكَ اِلٰى جَنَاحِكَ تَخْرُجْ بَيْضَٓاءَ مِنْ غَيْرِ سُٓوءٍ اٰيَةً اُخْرٰىۙ
Bir de elini koltuğunun altına sok ki, bir başka mucize olmak üzere o, kusursuz ve lekesiz beyazlıkta çıksın.[22]
لِنُرِيَكَ مِنْ اٰيَاتِنَا الْكُبْرٰىۚ
Ta ki, sana, (böylece) en büyük âyetlerimizden bazılarını gösterelim.[23]
اِذْهَبْ اِلٰى فِرْعَوْنَ اِنَّهُ طَغٰى۟
Firavun’a git. Çünkü o iyice azdı.[24]
قَالَ رَبِّ اشْرَحْ ل۪ي صَدْر۪يۙ
Musa: Rabbim! dedi, yüreğime genişlik ver.[25]
وَيَسِّرْ ل۪ٓي اَمْر۪يۙ
İşimi bana kolaylaştır.[26]
وَاحْلُلْ عُقْدَةً مِنْ لِسَان۪يۙ
Dilimden (şu) bağı çöz.[27]
يَفْقَهُوا قَوْل۪يۖ
Ki sözümü anlasınlar.[28]
وَاجْعَلْ ل۪ي وَز۪يراً مِنْ اَهْل۪يۙ
Bana ailemden bir de vezir (yardımcı) ver,[29]
هٰرُونَ اَخ۪يۚ
Kardeşim Harun’u.[30]
اُشْدُدْ بِه۪ٓ اَزْر۪يۙ
Onun sayesinde arkamı kuvvetlendir.[31]
وَاَشْرِكْهُ ف۪ٓي اَمْر۪يۙ
Ve onu işime ortak kıl.[32]
Yükleniyor...